|
KA-DER afişleri
Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı? KA-DER'in 2007 seçimlerinde kadınların TBMM'de "eşit" temsili için başlattıkları kampanyada bu sloganı seslendiren Ümit Boyner, Meltem Cumbul, Lale Mansur ve Meral Okay'ın "bıyıklı afişleri" Maçolar Meclisi'ne alaycı bir göndermedir.
Kadınlar bugün parlamentoda 1930'lu yıllardan bile az oranda temsil ediliyor. Dünya sıralamasında 163'üncüyüz.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü oturumunda Meclis'in Bakanlar Kurulu sıralarını görmüş olmalısınız: Kadından ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, "tek başına" oturuyor. Arkasında tek bir bakan yok. Kürsüdeki kadın milletvekilini dinlemek yerine kuliste çay-kahve muhabbetini tercih ediyor, AKP'li kabine üyeleri.
Nimet Çubukçu da o hafta çıkan söyleşisinde Meclis'in "maço" olmadığını söyleyerek bakan ve milletvekili arkadaşlarını savunuyordu.
Manzara ortada. 167 ülke arasında Türkiye kadınların yüzde 4.4 oranında temsil edildiği parlamento yapısıyla 1930'ların bile gerisine düşmüş durumda.
KA-DER, on yıldır, "parti farkı gözetmeksizin" daha fazla kadının seçilebilir yerlerden aday gösterilip Meclis'e girmesinin savaşımını yapıyor.
Türkiye siyaseti, cinsiyet ayrımcılığının bu "utanç verici" görüntüsünden rahatsızlık duyarak "kota" yoluyla Meclis'in hiç olmazsa üçte birini kadın parlamenterlere açmak yerine bu eşitsizliği sürdürme konusunda direniyor.
KA-DER ise bu direnci 2007 seçimlerinde kırabilmek için kolları sıvadı. "Kadınların artık siyesetin aracı değil, kadın sorunlarının çözümü ve siyasetin amacı olması" için yeni bir kampanya başlatıyor. Ayrıca bir "kadın programı" çıkarılarak partilere sunulacak.
Hedef, kadınların seçim ve atamayla belirlenen karar organlarında eşit temsilini ve katılımını sağlamak. Bu amaçla 2007 genel seçimlerinde parti aday listelerinde yüzde 33 oranında "cinsiyet kotası" konulması ve kadın adaylardan para alınmaması isteniyor.
KA-DER Genel Başkanı Seyhan Ekşioğlu dünkü basın toplantısında "Artık yeter" diyerek toplumun en yoksul, en mülksüz, en işsiz, en güvencesiz, en düşük ücretli kesimini oluşturan kadınların sorunları çözülemediği sürece, Türkiye'de "sosyal adalet"ten söz edilemeyeceğini savundu. Bunu aşmanın yolu da kadınlara adil ve eşitlikçi bir ortam sağlamaktan geçiyor.
"Bıyıklı kadınlar" soruyor:
"Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı?"
dsazak@milliyet.com.tr
|
|