
|
|
|
 |
|
|
"Evli erkekler daha çok horluyor!"
"Horlama Kitabı"nın yazarı Prof. Mehmet Ömür uyarıyor: "Bana gelen hastaların çoğu evli erkekler. 'Dünyanın bütün erkekleri, horlamak istemiyorsanız boşanın!' diye sloganlaştırılabilir olay tabii. Ama onu siz yapın, ben yapmayayım..."
AYLİN VARON - avaron@milliyet.com.tr
Yaklaşık 20 yıldır uykunun ve uykusuzluğun insan yaşamındaki önemini vurgulayan, horlama ve uyku sırasında nefes kesilmesi anlamına gelen uyku apnesi konusunda uzman olan kulak-boğaz-burun doktoru Prof. Mehmet Ömür horlamanın kitabını yazdı.
Türkiye'deki ilk horlama ameliyatını gerçekleştiren Ömür, "Horlama Kitabı"nda uygarlığın horlamayla başladığını ama uygarlığın sonunun yani "ölüm"ün de pekala horlamadan kaynaklanabileceğini söylüyor ve herkesi en büyük belirtisi horlama olan uyku apnesine karşı duyarlı olmaya çağırıyor.
"Horlama Kitabı"nda uygarlığın horlamayla başladığını söylüyorsunuz. Neden?
Vahşi ortamlarda insanlar kendilerini yırtıcı hayvanlardan korumak için sessiz kalmak zorundalar. Horlama gibi bir lüksleri yok. Hayvanların da bu lüksü yok. Ama onları alıp hayvanat bahçesine koyduğunuzda orada horlamaya başlıyorlar. Çünkü tehlike kalmadığını görüyorlar. Avcı konumundan önüne hazır yemek gelen hayvanlar haline geliyorlar.
İnsanlar için de aynı şey söz konusu. Mağaralarda saklanırken, avcı güdüsüyle yaşarken horlamıyorlardı. Ne zamanki birlikte yaşamaya başladılar, yerleşik ve toplumsal hayatta güvence altına girdiler, o zaman horlamaya başladılar. Tabii bunun yatış pozisyonuyla da ilgisi var. İnsanlar rahata kavuştuktan sonra sırtüstü yatmaya başladılar. Ondan önce öne doğru ya da yan yatıyorlardı. Yatış stilleri de horlamalarına sebep oldu.
O zaman şöyle denebilir mi? Bekar erkek evli erkekten daha az horlar çünkü bekar erkek hâlâ avcı konumunda ve yerleşik düzenin rahatlığına geçmemiştir. Oysa evli erkek rahatlar. Bilimsel açıdan böyle bir bulgu var mı?
Böyle bir istatistik yok ama tecrübelerime dayanarak aynı şekilde düşünüyorum. Bana gelen hastaların çoğu evli erkekler. Çünkü evde bakanı var, rahat, yaşam mücadelesi o kadar yok. Dolayısıyla horla babam horla. Zaten dikkat ederseniz evli erkekler birkaç yıl sonra şişmanlamaya başlıyor. Çünkü daha huzurlu ve düzenli bir ortama geçiyorlar. Bu aldıkları kilolar da kendilerini horlamaya doğru yaklaştırıyor.
Horlama için en etkili çözüm evlenmemek ya da boşanmak diyebilir miyiz?
"Dünyanın bütün erkekleri, horlamak istemiyorsanız boşanın!" diye sloganlaştırılabilir olay tabii. Ama onu siz yapın, ben yapmayayım.
"Boşanma nedeni"
Horlama evliliklerde de büyük problem yaratabiliyor. Hastalarınız arasında horlama yüzünden boşanmanın eşiğine gelen ve bu nedenle ameliyatla bundan kurtulmak isteyenler var mı?
Var. Hastam değil, bir dostum yeni eşinden boşandı. Kocasından en önemli şikayetinin ciddi biçimde horlaması ve bunun için hiçbir girişimde bulunmaması olduğunu söyledi. Şimdi boşanmaktan ne kadar mutlu olduğunu ve bu sayede ne kadar rahat uyuduğunu anlatıyor sürekli. Zaten Amerika'da bazı eyaletlerde sadece horlama bile boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor.
Siz horlar mısınız? Ya eşiniz?
Eşim çok nadir horlar. Ben de yorgun olduğumda, ağır bir yemek yediğimde horluyorum. Ama birbirimizi çileden çıkaracak kadar horlamıyoruz ikimiz de.
"Uyku apnesi olanlara ehliyet verilmemeli"
Horlamayla bağlantılı uyku apnesinin ölümcül olabileceğini söylüyorsunuz...
Horlama aslında uyku sırasında üst seviyede bir zırıltıdan aslan kükremesi dediğimiz şiddetli bir seviyeye kadar seslerin çıkması. Yumuşak damağın boğaza çarparak, türbülansa girerek çıkarttığı yeri göğü titreten komik bir gürültü.
Uyku apnesi ise uykuda nefesin 10 saniye ve daha fazla kesilmesi. Horlamayla uyku apnesi arasındaki ilişki apneli tüm hastaların horluyor olması. Apne insanın gece başına gelen, zor anlaşıldığı için çok sinsi, çok yaygın ve ölümcül olabilen bir hastalık. Horlama bu hastalığın en önemli belirtisi olduğu için önem kazanıyor.
"Horladığınızda sizi uyaran biri yoksa kalp hastası olabilirsiniz"
Uyku apnesi alkollü araç kullanımından daha çok trafik kazasına sebep oluyormuş...
Uyku apnesi, eğer evli değilseniz, yanınızda uyuyan ve sizi uyaran biri yoksa gizli gizli devam edebilir ve sizi kalp hastası yapabilir. Diyabete ve felce götürebilir. Cinsel soğukluk, aşırı sinirlilik ve işte performans düşüklüğü yaratabilir. Derin uyumanızı engellediği için trafik kazası yapmanıza da yol açabilir. Çünkü gün içinde sürekli uyuklama eğiliminde olursunuz.
Apnesi olanlar altı kat daha fazla trafik kazası yapıyor. İşin kötüsü de şu: Kaza yaptıklarında direksiyon başında uyudukları için frene basmıyorlar. Hızla bir yere çarpıp genelde mutlaka ölüyorlar.
Çok şükür nihayet geçen yıl bir trafik yönetmeliği yayımlandı ve ehliyet verirken bu hastaları da göz önüne almaya başladılar. Artık apneleri olup olmadığına da bakılacak. Şüphelenilenlerin uyku laboratuvarlarına gidip tedavi edilmeleri sağlanacak. Çünkü bu hastalığı düzelmeden hiç kimseye profesyonel ehliyet vermemek lazım.
|
|
|

|
|