Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mart 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasetin Belmondo'su

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'la ilgili bir film yapan Karl Zero: "Chirac siyasette taklalarını atarken dublör kullanmaz, bu taklaları bizzat kendi atar, tıpkı Belmondo'nun filmlerinde yaptığı gibi"

SABETAY VAROL

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac geçen pazar yaptığı televizyon konuşmasıyla bir daha aday olmayacağını ve Fransa'ya bundan böyle "başka yollardan hizmet edeceğini" duyurdu. Chirac bir daha aday olmayacağını açıklamak üzere televizyona çıktığında yeniden aday olacağına inanan pek kimse kalmamıştı Fransa'da. Ama Chirac'in aday olacağı tahmininde bulunan ve bu tahmininde yanılanlardan biri TV yapımcısı Karl Zero oldu.
Karl Zero geçen yıl gösterime giren "Chirac Olmak / Dans la peau de Jacques Chirac" filmini üreten kişi. Hatırlanacağı gibi bu filmde Fransa cumhurbaşkanının 40 yıllık siyasi yaşamından seçilen televizyon görüntüleri bir araya getirilmiş, ortaya 1,5 saatlik bir sinema filmi çıkmıştı. Zero bir gazeteciyle yaptığı söyleşide Chirac'ı "politikanın Jean Paul Belmondo'su" olarak niteliyordu. Nedeni sorulduğunda, "Chirac tıpkı Belmondo'nun filmlerinde yaptığı gibi siyasette taklalarını atarken dublör kullanmaz, bu taklaları bizzat kendi atar" diyordu.

Tüketime hazır çağdaş ürün
İkinci kızı Claude Chirac tek kelimeyle babasının kızı. L'Express dergisinin yayın yönetmeni Christophe Barbier'ye göre, 1988 seçim yenilgisini takiben moral çöküntüsü içinde olan babasının imaj noksanlığını gidermek üzere duruma el koyup babasını "tüketime hazır, çağdaş bir ürün" haline getiren kişi Claude.
Chirac'ın bir fikir adamından çok bir "ürün" olduğunu düşünenlerin sayısı kendi çevresinde bulunanlar arasında bile az değil. Bu yılki son Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda Türk Büyükelçiliği'nde rastladığım, partisine mensup bir milletvekiline "Son gelişmelerle birlikte Türkiye-AB ilişkileri konusunda Chirac ne düşünüyor?" diye sorduğumda, gevezeliğiyle tanınan bu milletvekili kısaca "Chirac hiçbir şey düşünmez" diye cevap vermekle yetinmişti.
Elysee Sarayı'na 1995'te seçildiğinde Paris belediyesinden yanında getirdiği kadrosundan bir kişi de, daha o yıllarda Chirac'in bu ürün olma özelliğini söyle mazur gösteriyordu:
"Solun Mitterrand gibi entelektüel yönü ağır basan bir lidere ihtiyacı var. Sağda lider olmak için önemli olan boylu poslu, güzel konuşan, insanlarla kolay ilişki kurabilen biri olması." Yani, en yakınındakilerin gözünde bile Chirac, dış görünüşü ağır basan, derinliği olmayan birisiydi.

En büyük vasfı
Sıcak ilişki kurma vasfı, şu ya da bu oranda kendisine yaklaşabilmiş herkesin kabul ettiği bir olgu. Hatta bu özelliği izlediği dış politikasında genellikle belirleyici roller oynadı. Ülkelerinde sevilmeyen üçüncü dünya diktatörlerinin çoğu ile son derece sıcak ilişki kurabildi.
Şimdi adlarını tek tek saymayacağım bu liderler yanında, onlarla kıyaslanmayacak bir isimle, eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri ile "kardeşlik" düzeyindeki yakın dostluğu Hariri'nin katledilmesi sonrası Fransa'nın Ortadoğu politikasının ana unsuru haline geldi, birçok kişi tarafından Suriye ile bağları tamamen koparması ağır şekilde eleştirildi.
Geçen ay çıkan ve gazeteci Pierre Pean'in Chirac'la olan 30 saatlik söyleşilerine dayanarak kaleme aldığı "Elysee'nin Muamma Adamı / L'inconnu de l'Elysee" adlı kitap ise ilk kez son derece kültürlü, evrensel değerlere açık bambaşka bir Chirac tablosu çizdi kamuoyuna. Ama pek çok kişi bu yeni Chirac tablosunu kuşkuyla karşılamaya devam ediyor.

Manevi oğlu bile...
Geçen pazar akşamı, televizyondan canlı yayın başladığında, Cumhurbaşkanı Chirac'a son günlere kadar bağlı kalan son üç-dört politik şahsiyet bile çoktan Sarkozy'ye bağlılıklarını bildirmişti. Bunlardan Başbakan Dominique De Villepin, başkanlığını yaptığı hükümetin içişleri bakanının adaylığını resmen açıkladığı 14 Ocak konuşması sırasında gösterdiği performans karşısında, "önünde kulvar kalmadığına kanaat getirip" havlu atmıştı.

22 milyon Fransız izledi
Gazeteler son ana kadar Başbakan Villepin'in beklenti içinde olduğunu, acı gerçeği anlayınca depresyona girdiğini yakın çevresine dayanarak aktarıyor.
Dahası, Chirac'in manevi oğlu sayılan "deniz aşırı vilayetler" bakanı ve Harry Potter takma adlı François Baroin bile hizaya girdi. Bundan daha iyi işaret olamazdı. Şimdi Sarkozy'nin içişleri bakanlığından ayrılması ve "genç yetenek" Baroin'ın, Sarkozy'nin yerine seçime kadar bu koltuğa oturması bekleniyor.
40 yıldan beri Fransız politik yaşamının ön planında olan, son 12 yıldır şahsında Fransa'yı simgeleyen lideri tam 22 milyon Fransız izledi. Yani ortada hiçbir sürpriz olmamasına rağmen konuşma neresinden bakılsa tarihsel nitelikteydi ve politikasever Fransızlar tarihe tanıklık etme fırsatını elbette kaçıracak değildi.
Bu 12 yılın bilançosunun dopdolu olduğunu, Chirac'ın tarihte büyük iz bırakacağını iddia eden çok az kişi var Fransa'da. Ülkesini Irak savasına sokmamış olmasıyla Alman işgali sırasındaki Mareşal Petain liderliğindeki işbirlikçi Vichy yönetiminin Yahudi soykırımındaki sorumluluğunu Fransa adına itiraf etmesinin, 12 yıllık yönetimi boyunca yaptığı iki hayırlı iş olarak anımsanacağı söyleniyor.


PAZAR
"Pembe gözlükler cinsel, kırmızılar ise siyasetçi kimliğimi simgeliyor"
"Karikatür çabuk doğuyor, çabuk ölüyor. Resmin ömrü uzun"
İstanbul'un modern meyhaneleri
Rüya evleri onlar yapıyor
"Evli erkekler daha çok horluyor!"
İşte teknoseksüel gençlik
"İnternette çocuk pornosu altı yılda 30 kat arttı"
Siyasetin Belmondo'su
İstanbul zencileri koalisyonu
Batı köklerini arıyor
Tutulmanın etkisi
Kuzu uykuluğu nefis
Almanya ve Türkiye
Kilo verirken yağ yakmanın yolları
Sürüden ayrılan sperm bankasına...
Ölmeye değil gezmeye gittim!
"Şu Acayip Dünya"
"Premium" şaraplarımız artıyor





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet