
Kezman ve Alex'e bakınca
İlk yarıda Bursa'nın orta alanda sadece baskı yapmaya çalışması bile Fenerbahçe'yi derin sıkıntılara soktu. Fenerbahçe savunmasında yine top yapamıyor, yine hücumunda top tutamıyordu. Yine 70-80 metrede oynamaya çalışan bir takım oldu Fenerbahçe.
Savunma göbeğinin haklı olarak kendilerine güvenmemeleri ve uç ikilinin oyun tarzıyla bundan başkası beklenemezdi zaten. Bunları sadece maçı izleyen bizler görmüyoruz. Alex'in golünden sonra Edu'ya sıkı sıkı tembih ettiği, Kezman'ın maç boyunca orta sahadakilere söyledikleri de buydu büyük olasılıkla.
Fenerbahçe'yi 2. yarıda değiştiren bu eksiklere köklü çözümler bulmuş olması değil. Anlık ve kişisel çözümler oyunu çevirdi. Önce Tuncay. Sadece kıpırdadı. Orta alanın savunma ve hücumun kopukluğundan çektiği sıkıntıyı hafifletecek ekstra oyunu ortaya koydu. İlk AZ maçından bu yana ilk kez. Tuncay orta sahayı dolduran temel oyunculardan ilkiydi. İlk golden önce kapıp Kezman'a taşıdığı top ve 4. golde tek başına kurduğu organizasyon övgüye değer. Ve Fenerbahçe'nin adaletsiz iş bölüşümünde onun yapmak zorunda olduğu.
Çaresiz oyun
Fenerbahçe dün Appiah'ın göbekte değil de kanatta oynamasından da sıkıntı çekmedi. Deniz'in o pozisyonda çift çapalı oynayan takımlarda yapılması gerekeni çok iyi yapması Fenerbahçe'yi 2. yarıda farklı kıldı. Buna üç haftadır zaten kendi standardına dönmüş olan Alex'i ve orta alanın biraz hareketlenmesiyle farklılaşan Kezman'ı da ekleyin. Ve Bursa'nın 2. yarıdaki tanınmaz çaresiz oyununu. Fenerbahçe 2. yarıda beklenmedik şekilde kolay, hiç beklenmedik şekilde farklı kazandı.Ve son olarak: sanırım yeterince vakit geçti ve övgü için yeterli performansı da gördük. Bursa'nın kendisine Serdar'ın karşı kalede ne işi olduğunu sorması gerekiyor. Rakibe 3. kaleci olarak verdikleri Serdar'ın performansı ve kalelerindeki duruma. İşte işin sırrı burada. Bu yüzden buralarda şampiyonluk kolay değil.
mdemirkol@milliyet.com.tr

