Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mart 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kadınlara bel altı darbeler


8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü idrak ettiğimiz şu günlerde memleket dahilinde öyle baygınlık verici hadiseler cereyan etti ki, belki de en doğrusu bu müstesna günü Dünya Sapına Kadar Erkekler Günü olarak değiştirmekte sayısız fayda olacaktır.
Vaziyet-i umumi şu merkezde:
Demet Akalın adlı bir magazin vatandaşı, öyle sanıyorum ki eşinin nezaketinden yakınarak, "İki tokat atsaydı boşanmazdık" demiş. Sonra bunu açıklamaya çalışmış ve mealen şöyle buyurmuş:
"Ben öyle demek istemedim. Ben, 'İki tokat atsaydık boşanmazdık' demek istemiştim."
İki açıklama arasındaki farkı bulmayı siz saygıdeğer okuyuculara bırakıyorum.
Aynı esnada başka bir televizyon stüdyosunda:

Sürpriz mi?
Ali Poyrazoğlu, Seray Sever'in programına katılır. Ne olursa olur Poyrazoğlu, "Taciz öyle olmaz, böyle olur" diyerek Sever'e çift dalar ve akıl almaz rezillikteki "sürpriz" vuku bulur. Ağır cinsel taciz görüntülerini "sürpriz" olarak adlandıran ben değilim. Bunu Seray Sever söylüyor.
Ve fakat bütün bu olaylardan daha fenası, niyeyse şahsımı en derinden etkileyeni Tuba Ünsal ile Kaya Çilingiroğlu arasında yaşananlar. "Normal misin?" diye bir program var. Rasgeldim. Yazılarını, İzmir Kordon boyu tadında bulduğum, bana hep İzmir'in balkonlarında oturup eteklerini yelleye yelleye tatlı tatlı dedikodu yapan şahane kadınları hatırlatan Pakize Suda'ya birkaç dakika bakmak için izlemeye başladım. Ve fakat olanlar oldu. Ünsal, Çilingiroğlu'nun "Biriyle birlikteyken âşık olursam önce biraz denerim" demesini "karaktersizce" bulunca -ki haklıdır zannımca- Çilingiroğlu küplere bindi. Derhal, son derece ortalama, aldığı üst sınıf eğitimlerinden zerre etkilenmemiş bir erkeğin yapacağı bir şey yaptı:
"Türkiye beni başka türlü tanıyor, seni ise âlemlerden!"
Programda bir tek Onur Baştürk tepki gösterip "Hakaret ediyorsunuz" dedi, takdir ediyoruz. Tuba Ünsal'ın ise gözleri doldu.

Darbeye bağışıklık
Şimdi gelelim konuya:
Kadınlar erkeklerin bulduğu bel altı darbeleri niye alttan alır?
Kadınlar, ne kadar güçlü ve bağımsız olsalar da niye bel altı darbelere karşı hiçbir bağışıklık sistemi geliştiremezler?
En terbiyeli söylenişiyle "kabalık" olan erkek davranışlarına karşı niye bu kadar korumasızdır kadınlar?
Niye Seray Sever, Ali Poyrazoğlu'na canlı yayında "iki tokat" çakmıyor mesela? Niye canlı yayından kovmuyor Poyrazoğlu'nu?
Bu "iki tokat" niye kadınların kendilerinin hak ettiğini düşündüğü bir şey oluyor hep?
Tuba Ünsal, niye diğer canlı yayın konuklarını Çilingiroğlu'nu canlı yayından kovma konusunda anında örgütleyemiyor?
Ertesi gün büyük gazetelerde bu olay niye "Tuba Ünsal'ın gözyaşları" diye sunuluyor da "Kaya Çilingiroğlu'nun terbiyesizliği" diye başlık atılmıyor?
Niye programda biri çıkıp da "Kaya Bey, biz de sizi âlemlerden biliyoruz" demiyor?
Biri de çıkıp "Ne diyorsun kardeşim sen? Doğru konuş, ağzını topla!" demiyor?
"Cadı, huysuz, tat kaçıran, oyun bozan" olarak görülmekten mi korkuyor kadınlar?
Bel altı niye erkeklerin "kesin skor" yaptığı bir alan hep?
Oysa... Korkmayın. Ne bel altı kesin skor getirir ne de bunu ayıplamak kadınları istenmeyen, huysuz kadın yapar. Biri bel altı darbe vuruyorsa yürüyün üzerine, ağlasanız da olur ağlamasanız da, bağırın suratlarına:
"Ağzını topla!"
Zira bel altı için bu kadar cephane biriktirenler omuzlarının üzerindeki ağırlığı sadece boyun kaslarını geliştirmek için kullananlardır...

ecetem@hotmail.com








Çetin ALTAN
Hem övünme hem dövünme
Çankaya seçimlerine 1 ay kalması, nedense tam...
Melih AŞIK
Caligula yolda...
Salyangoz Yayınları tarafından basılmakta ola...
Fikret BİLA
Gül'ü neşelendiren sorular
Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Ergin ve yazar...
Hasan CEMAL
İç dünyamda, iç demokrasi!
Baudelaire'in bir şiirinden Fransızca alıntı ...
Güneri CIVAOĞLU
Teklifin kamera arkası
Binbir Gece'yi bir dizi efsanesi haline getir...
Abbas GÜÇLÜ
Beş yıl sonra nerede olmak isterdiniz?
Hemen herkesin arada bir kendisine sorması ge...
Metin MÜNİR
Yağmur yağıyor
İki gündür yağmur yağıyor. Yavaş, yumuşak, gö...
Hasan PULUR
Devlet Tiyatrosu sanatçıları dizide oynamalı...
FIKRAYI bileniniz çoktur, lakin cuk diye otur...
Derya SAZAK
Mavi Gözlü Dev
Nâzım Hikmet'in Bursa Cezaevi yıllarının, eşi...
Meral TAMER
Nükleer santralda suya düşen hayaller
Enerji Bakanı Hilmi Güler, "Para yazı da tura...
Ece TEMELKURAN
Kadınlara bel altı darbeler
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü idrak ettiğimiz...
Osman ULAGAY
Mary Teyze'nin borcu Ayşe Teyze'yi etkiler mi?
Güngör Uras ağabeyimiz önemli bir iş yapıyor;...
Güngör URAS
Devlet fidanlıkları müteahhitlerden (şimdilik) kurtuldu
Çevre ve Orman Bakanlığı 2004 yılında, 39 dev...

© 2006 Milliyet