
Fenerbahçe makinesi!
Aradaki kalite farkını kapamak için sahada daha fazla direnç göstermesi, daha fazla savaşması, daha yüzdeli oynaması, kısacası "sinekten yağ çıkarması" gereken Galatasaray'dı. Ama Cim - Bom açısından öyle "vahim" bir üç çeyrek izledik ki, sanki kağıt üzerinde zayıf kalan onlar değil, Fenerbahçe'ydi !..
Rakibin eksilerini, artılarını son derece iyi analiz etmiş, oturmuş, yardımlaşmalı takım savunması, son derece başarılı hücum varyasyonlarıyla "makine" düzeniyle işleyen bir takım olmuş, Fenerbahçe. Bu yetmiyormuş gibi, Galatasaray'dan çok daha istekli, dirençli ve mücadeleciydi... Sarı - lacivertliler, bireysel yeteneklerini, takım olgusuyla bütünleştirince ortaya izlemesi büyük keyif veren, nefis bir "tek taraflı" basketbol resitali çıktı.
Her pozisyonda rakibine göre zaafları olan, kazanmak için sahaya "ekstra" mücadele koyması gereken Galatasaraylı oyuncular, bu dirence aynı karşılığı vermek yerine "ruh" gibi gezinip, yelkenleri hemen suya indirip, Ömer, Basden, Solomon üçlüsünün savunduğu Fitch ve Mitchell ile hücumda ezilince, ikinci çeyrekten itibaren maçı, tribünlerle birlikte izlediler !
gtüre@milliyet.com.tr

