
Yasemin CONGAR
YILDIZLAR, ÇİZGİLER VE ÖTESİ
Beyaz Saray Soykırım Tasarısı'na neden karşı?
Bush yönetiminin, Kongre'nin Ermeni Soykırımı'nı tanıyan bir karar almasını istememesinin beş temel nedeni var:
1. TARİH: Osmanlı Ermenilerinin "kitlesel katliam, tehcir ve etnik temizlik" mağduru olduğu, ABD'de resmen kabul görüyor. Bu kabul, Temsilciler Meclisi Avrupa Alt Komitesi'nin 15 Mart'taki oturumunda, tasarıya karşı konuşan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried'in ifadesine, "tarihsel gerçekler" ibaresiyle yansıdı.
Bush yönetimi yetkilileri, özel sohbetlerinde, Ermenilere yapılandan 'soykırım' diye söz ediyorlar. Yapılanın, BM'nin Soykırım Sözleşmesi kapsamına girip girmediği konusunda 'resmi hüküm' vermek istemediklerini söyleyen yetkililere, kişisel görüşlerini sorunca, "Evet, muhtemelen giriyor" yanıtını alıyoruz.
Velhasıl, ABD hükümeti, Soykırım Tasarısı'na, tarihte yaşananların niteliği tasarıdaki tanıma uymadığı için değil, tersine,'muhtemelen uyduğunu' bilerek karşı.
ABD'li yetkililere göre, bunda siyasi ya da ahlaki bir çelişki yok. Çünkü onlar, tarihe ilişkin hükmün, öncelikle Türk halkının vicdanında verilmesi gerektiği kanısındalar.
Fried, bunu, "tarihçilerin, felsefecilerin ve sıradan insanların kalpten gelen bir içe bakışla yapması gerektiğini" Kongre'de söyledi.
Dedi ki, "Hedefimiz, Türklerin zihinlerinin ve kalplerinin açılmasıdır. Korkumuz, tasarının geçmesinin zihinlerin kapanmasına, kalplerin sertleşmesine yolaçmasıdır."
Şu ifade ise, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Savunma Bakanı Robert Gates'in, Temsilciler Meclisi'ne 7 Mart'ta gönderdikleri mektuptan:
"Tasarının kabulü... Türkiye'nin, Osmanlı döneminde etnik Ermenilerin başına gelen trajik olayları daha ileri düzeyde tanıması yönündeki ABD çabalarına zarar verecektir."
Bu argüman, tasarı yanlılarını tatmin etmiyor. Onlara göre, dış baskı olmazsa, Türkiye'de yaprak kımıldamayacak.
Yönetimin yanıtı: "Uzun sessizlik bitti. Türkiye'de, tarihi dürüstçe irdeleme yanlısı sesler var. Tasarı, bu seslerin etkisini kırar."
2. ERİVAN: Rice ve Gates'in ortak mektubu, tasarının kabulünün, 'Ankara-Erivan arasında normalleşme' hedefini zorlaştıracağını da kayda geçirdi.
Washington, bu konuda Erivan'ın 'olumlu' mesajlar verdiğini, Ankara'nın da bu mesajlara karşılık vermeye teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyor.
ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Daniel Fata'nın, Kongre'de dediği gibi, "Tasarının geçmesi halinde Türkiye'de doğacak tepkinin, Türkiye ile Ermenistan arasında uzlaşma yönündeki ABD çabalarına darbe vuracağına" inanılıyor.
3. CEMAAT: Hrant Dink'in öldürülmesinin üzerinden iki ay geçti. Cinayetle ilgili soruşturmanın yavaş ilerlemesi ve Türkiye Ermenilerinin artan tedirginliği, ABD'de kaygı sebebi.
Patrik 2. Mesrob'un 10 Mart'ta, bu tedirginliği ve Ermeni kurumlarına yönelik tehditleri gündeme getirerek, "Acaba gerçekten doğduğum ülkede miyim?" diye sorması, Bush yönetimince önemle not edildi.
Yönetim, Soykırım Tasarısı ile Türkiye Ermenilerinin güvenliği arasında bağlantı kurduğunu, 15 Mart'ta Kongre tutanaklarına geçen şu sözlerle yansıttı:
"60-70 bin nüfuslu Ermeni-Türk cemaatinin mensuplarından işitiyoruz ki, bu tasarı, Türkiye'deki popüler duyguları dramatik biçimde kabartarak onların (Türkiye Ermenilerinin) kişisel güvenliğini tehdit altında bırakabilir."
4. MİLLİYETÇİLİK: Yukarıdaki "popüler duygular", ABD'li yetkililerin, Türkiye bağlamında, "hastalık... enfeksiyon... şer güç" diye nitelemekten kaçınmadığı milliyetçiliği işaret ediyor.
Yine Kongre tutanaklarına geçti ki, Bush yönetimi, Türkiye'nin bir "kimlik krizi" yaşadığına ve "yeni bir milliyetçiliğin Türkiye'nin siyasi tayfının ortak unsuruna dönüştüğüne" inanıyor.
Washington'a göre, Türkiye'de milliyetçiliğin yükselmesi, yabancı düşmanlığının, AB karşıtlığının ve anti-Amerikanizmin artması demek.
Yetkililer, Soykırım Tasarısı geçerse, popüler öfkenin hükümeti daha milliyetçi bir çizgi izlemeye zorlayabileceğini hesaplıyor.
Dahası, Fried'le geçen haftaki söyleşimizde anladım ki, ABD, tasarının Türkiye'deki genel seçimlerden 'daha milliyetçi bir sonuç' çıkmasına yol açmasından da kaygılı ve bunu "tasarıyı geçirmemek için iyi bir argüman" sayıyor.
5. İŞBİRLİĞİ: Tasarının kabulü halinde, Ankara'nın Washington ile işbirliğini sınırlayabileceği düşünülüyor.
Yetkililer, özel sohbetlerde, Türkiye'nin kapsamlı bir misillemeye gideceğini sanmadıklarını söyleseler de, Rice ve Gates, Kongre'ye mektuplarında, Fransız meclisinin 'inkar tasarısını' kabulü ardından, Türk ordusunun, Fransa ile müzakere edilen savunma ihalelerini iptal ettiğini hatırlattılar.
Tasarı geçerse, Türkiye'nin İncirlik Üssü'nden Irak'a kargo ikmalini kesebileceği ya da kısıtlayabileceği, Habur'dan geçişleri yavaşlatabileceği, ABD ordusuna tanınan uçuş haklarını sınırlayabileceği de, Bush yönetimi mensuplarınca Kongre'de ifade edildi.
ycongar@erols.com

