
Faik ÖZTRAK
Seçimlerin en önemli projesi, mali sorumluluk yasası
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) IV. madde kapsamında yürüttüğü müzakerelerin sonuç bildirisi yayımladı. En dikkatimi çeken bölüm, kamu kesimi dengesiyle ilgili orta vadeli strateji önerilerini içeren 6. paragraf.
Paragrafta IMF'nin, stand-by anlaşmasının biteceği 2008 yılı sonuna kadar GSMH'nin yüzde 6.5'i oranındaki faiz dışı fazla hedefinde ısrarcı olacağı, sonrasında ise borç dinamiklerine göre yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefinin düşürülebileceği söyleniyor.
Ancak IMF net kamu borcunun GSMH'ye oranının yüzde 30 civarına çekilmesinin orta vadeli hedef olarak benimsenmesinin önemi üzerinde duruyor. Küresel sermaye hareketlerinin ekonomilerin performansı üzerinde bu kadar etkili olduğu bir dönemde bu hedef oldukça akılcı görünüyor.
Çünkü küresel piyasalarda yaşanacak ani iklim değişikliklerini dengeleyebilecek bir maliye politikası esnekliğine ancak düşük bir kamu borcu yüküyle ulaşabilirsiniz.
Söylemesi kolay, uygulaması zor
IMF bu amaçla kamu harcamalarına sınır getiren bir mali kuralın devreye sokulmasını öneriyor. Aynı zamanda bu, 2008 sonrası için ekonomideki oyuncuları rahatlatacak yeni bir çapa olacak.
Bu tür mali kurallar genellikle mali sorumluluk yasaları denen hukuki düzenlemelerle devreye giriyor.
Kamu kesimi dengesini oluşturan açık ya da harcama kalemlerine sayısal sınırlar veya stratejik kurallar getirmek şeklinde uygulanıyor. Kurallar yeterince saydam olamazken, sayısal sınırlar çok bağlayıcı olabiliyor.
Genellikle sınırların aşılması ya da kurallara uyulmaması halinde bunu telafi edecek yaptırımların da konulması gerekiyor. AB üyesi ülkeler için getirilen sayısal bütçe açığı limitlerinin Fransa ve Almanya tarafından aşılmasının yarattığı sorunlar hâlâ hatırlardadır.
Uygulanabilirliği iyi hesaplanmamış kurallar, kendilerinden beklenen çapa görevini yerine getirmek bir yana ciddi istikrarsızlık kaynağı olabilirler.
Siyaset ve ekonomi
Diğer taraftan açığa mı, harcamaya mı sınır getirileceği de önemli. IMF'nin harcamaya tavan getirilmesini önermesi bugünkü vergi yapısını, harcama yapısına göre daha sorunlu görmesinden kaynaklanıyor.
İşgücü ve mali sistem üzerindeki vergi yükünün düşürülmesine IMF daha yakın duruyor. Bu aynı zamanda bir ölçüde ideolojik bir yaklaşımı da içeriyor.
Oysa yeni gelecek bir hükümet 2008 sonrasında faiz dışı fazlayı düşürürken vergi yükünü düşürmek yerine, yükün dağılımını değiştirmeyi, buna karşılık harcamalar içinde özellikle büyüme dostu olan yatırım ve sosyal harcamaları artırmayı tercih edebilir.
Mali sorumluluk kuralı getirmek IMF sonrasında tartışmasız önemli ve gerekli bir çapa olacaktır.
Ancak bunun nasıl yapılacağı, kamuoyunun baskısıyla, bu seçimlerin en önemli konularından biri haline getirilebilir. Siyasi partiler bu konudaki yaklaşım ve projelerini seçimden önce kamuoyuna açıklamalıdır.
Bu sayede girişimci, çalışan, çiftçi, emekli gelecekte kendilerini neyin beklediğini görüp seçimlerini daha sağlıklı bir biçimde yapabilecektir.
foztrak@yahoo.com

