EPDK ve DSİ 'enerjik çantacılara' karşı...
Elektrik üretmek amacıyla aldıkları lisansları satan 'çantacılar'ın artması EPDK ve DSİ'yi harekete geçirdi. EPDK lisans başvurularını durdurdu, DSİ 1 milyon YTL'ye kadar teminat istedi. Teminatını yatırmayanların lisansları iptal edilecek
Ünsal Ereke
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) ile Devlet Su İşleri (DSİ), su ve rüzgâr gibi kaynaklardan elektrik üretmek için aldıkları lisansları satan şirketlerin artması, lisans konusunda neredeyse bir piyasa oluşması, lisans dağıtımında öngörülen yatırımların bir türlü hayata geçmemesi üzerine lisans alma şartlarını sertleştirdi.
Buna göre EPDK, 1 Ekim'e kadar rüzgâr santralı lisans başvurusu almama kararı verdi. Belirlenen su kaynakları üzerine Su Kullanım Hakkı Anlaşması (SKHA) ile hidroelektrik santral (HES) kurulması için ihaleler düzenleyen DSİ ise lisans verilen şirketlerden 1 milyon YTL'ye kadar teminat alacak.
Teminat yatırmayanların lisansı iptal edilecek. 30 Mart'tan sonra firmalarda yapılacak hisse devirleri kabul edilmeyecek. Yasal sürede gerçekleştirilemeyeceği anlaşılan projelerin de iptal edilmesi gündemde.
'Samimiyetsizler var'
DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu tarafından yatırımcı şirketlere gönderilen mektupta, Su Kullanım Hakkı Anlaşması Yönetmeliği'yle enerji yatırımlarında özel sektöre fırsat verildiği hatırlatıldı. Toplam kurulu gücü 13 bin 500 megavat olan 915 proje için başvuru alan DSİ, özel sektörün ilgisinin takdir edilmesi gerektiğini ancak bazı kötüye kullanmaların da bulunduğunu belirtti. Mektupta şöyle denildi:"Yöntemin bazı firmalarca ticari bir vasıta olarak kullanıldığına ve yatırımda samimiyetsiz davrandıklarına yönelik duyumlar alınıyor. Bu davranışlar, gerçek yatırımcının korunması için, yok edilmeli."
Mektupta, özellikle son günlerde başvuruda bulunanlar olmak üzere, başka bir başvuru dosyasından kopyalanmış şüphesi duyulan dosyaların adli mercilere incelenmesi için gönderileceğine de yer verildi.
Lisansları satıyorlar
Holdinglerin son zamanlarda temiz enerjiye olan ilgisini sezen 'girişimciler' su ya da rüzgârın verimli olduğu bir bölge belirleyip EPDK'dan lisans alıyorlar. Daha sonra ise yatırım yapmayıp bu lisans hakkını başka şirketlere satıyorlar. Gerçekten yatırım yapmak isteyen şirketler ise neredeyse tesis fiyatı kadar lisans bedeli ödüyorlar. Bu tür işleri yapan 'girişimcilere' piyasada 'çantacı' deniyor.Garanti'den Dost'a rüzgâr kredisi
Garanti Bankası, İzmir Bergama'da Turkcell'in kurucu ortağı ve hissedarı Murat Vargı'ya ait MV Holding ile Turkcell eski genel müdürü Muzaffer Akpınar'ın sahibi olduğu Dost Enerji'nin gerçekleştireceği rüzgâr santralına (RES) 41.7 milyon euro'luk proje finansman kredisi sağladı.
42.5 megavatlık kurulu güce sahip olacak Bergama RES'te 2 bin 500 kilovatlık 17 türbin üzerinden enerji üretilecek.
Bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak santralın, 2008'in ilk yarısında faaliyete geçirilmesi planlanıyor.
| Yıl | Kurulu güç (Mv) |
| 1950 | 18 |
| 1970 | 725 |
| 1980 | 2.131 |
| 1990 | 6.764 |
| 2000 | 11.175 |
| 2006 | 12.878 |
Holdingler 4.5 milyar dolarlık 'su'ya koştu
Türkiye, 130 milyar kilovatlık hidroelektrik potansiyeliyle dünyadaki toplam su enerjisinin yüzde 1'ine sahip ancak bunun sadece yüzde 36'sını kullanabiliyor. Boşa akan 73 milyar kilovatlık su enerjisi, her yıl için ülke ekonomisinden 4.5 milyar dolar kayba neden oluyor.
Potansiyelin tümünün değerlendirilmesi için 30 milyar dolarlık yatırım gerekli. DSİ'nin Türkiye'nin dört yanında su kaynakları için açtığı ihalelere Sabancı, Zorlu, Çalık, MNG, Limak ve IC gibi büyük holdingler yakın ilgi gösteriyor.
Türkiye'de halen 138 adet HES faaliyet gösteriyor. 12 bin 878 megavatlık kurulu güce sahip olan bu santrallar sayesinde Türkiye hidrolik potansiyelinin yüzde 36'sı kullanılıyor ve yıllık 46.2 milyar kilovatlık enerji üretiliyor.
Yapımı süren 3 bin 962 megavat kurulu gücü olan 38 HES de yıllık 9.7 milyar kilovatlık üretim kapasitesine sahip olacak.
Tüm potansiyeli kullanmak için Türkiye'de 30 milyar dolara mal olacak 540 adet HES yapılması gerekiyor. Bu yatırımla yıllık 4.5 milyar dolarlık kaybın önleneceği göz önüne alındığında yatırımların kendisini en fazla altı buçuk yılda amorti edeceği görülüyor.

