TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ'NDE RÜŞVET VE YOLSUZLUK SKANDALI
'Parayı kirve verdi, soyadını sormadım'
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın suç duyurusunda bulunduğu 19 üst düzey yöneticiden Genel Sekreterlik Müşaviri Işıksal, "Parayı oğlumun kirvesi Şaul'dan aldım, soyadını sormadım" dedi
Önder Yılmaz - Ankara
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, rüşvet aldıkları ve yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) üst düzey 19 yöneticisi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da rüşvet iddialarını "Oğlumun kirvesi Şaul Bey'den aldım, düğünde altın takıldı, hayvancılıktan, çay bahçelerinden kazandım" diye açıklayan sekiz yöneticiyi mahkemeye sevk etti.
Bakanlık kurumdaki rüşvet çarkını eski TSE Genel Sekreteri Asım Dinç'in de aralarında bulunduğu 19 üst düzey çalışanın mal varlığını izlemeye alarak belirledi. Savcılık da 8 yönetici hakkında mal bildiriminde usulsüzlük yaptıkları, rüşvet ve yolsuzluk suçuna karıştıkları gerekçesiyle dava açılması için 13 Aralık 2006'da Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Bakanlık da 9 Ocak 2007'de mahkemeye itirazda bulunarak diğer 11 kişinin de yargılanmasını istedi.
İddianamede, Dinç'in 2000-2005 arasında toplam 116 bin YTL geliri olmasına rağmen kredi kartı harcamasının 164 bin YTL olduğu kaydedildi.
İddianamede, Dinç'in, herhangi bir tasarruf etme imkânı olmamasına rağmen dubleks daire, arsa, kooperatif hissesi, Kent Bank'ta 60 bin dolar ve birçok bankada hareketli döviz hesapları bulunmasını, "Eniştemden aldım, düğünümde toplanan altınları dövize çevirdim, Erzurum'da hayvanlık yaptım" diyerek ispatlayamadığı iddialarla açıklamaya çalıştığı ifade edildi.
İddianamede, Genel Sekreterlik Müşaviri Tuncay Işıksal'ın da 140 bin YTL gelire karşılık 65 bin YTL kredi kartı ödemesi yaptığı belirtildi. İddianamede, Işıksal'ın, iki adet son model Volkswagen'le bir adet BMW alınması ve Şaul isimli bir kişi tarafından toplam 50 bin doların banka hesabına yatırılmasını "Araba oğluma dedesinden üniversiteye giriş hediyesidir, bankadaki parayı baba yarısı olan oğlumun kirvesi Şaul Bey'den aldım" diye açıkladığı kaydedildi.
Işıksal'ın "Aramızdaki samimiyet nedeniyle kendisine soyadını sormadım" diyerek oğlunun kirvesinin soyadını bilemeyecek kadar dayanaksız açıklamada bulunduğu da ifade edildi.


