
M. Ali BİRAND
Erdoğan, kimbilir ne çok eğleniyordur...
Eminim, Tayip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili söylenenleri, Emine Hanım'la birlikte uzaktan izliyor ve bizlerin haline kıs kıs gülüyordur.
Kimin aday olacağını, herhalde şu saate göre, artık Başbakan biliyordur. Kararını vermiştir. Bir tek eşi Emine Hanım'la ve belki de Dışişleri Bakanı Gül ile paylaşmıştır. Durum böyleyse, Gül'ün de haberi eşine verdiği varsayımından hareket edebilir ve Köşk adayını dört kişinin bildiğini ileri sürebiliriz.
Bu dört kişinin bizleri nasıl izlediklerini düşündüm. Herhalde, gazetelerdeki değerlendirmeler, yorumlar, TV'lerdeki ciddi tartışmaları dinledikçe kendilerini yere atıp gülüyorlardır.
Kimi "Başbakan'a yakın kişilerle konuştum. Erdoğan'ın katiyen aday olmayacağını söyledi" diyor ve sayfalarca yazı döktürüp, bu sonucun ülkeye nasıl yansıyabileceğini anlatıyor.
Ben çıkıp "Etrafta esen rüzgara göre Başbakan galiba kararını verdi ve adaylığını koyacak" deyip, adaylığı durumunda ülkede gerilimin olup olmayacağını değerlendiriyorum!
Diğeri, TV ekranlarında sık sık görünüyor ve Erdoğan'ın akrabalarına dayandırdığı haberlerin üzerinde "Tamam canım, Başbakan kararını verdi" diyor.
Başkaları, bir gün "aday" diyor. Ertesi gün " Hala karar veremedi" diye devam ediyor. Biri, üst düzey yetkililere dayandırıyor, diğeri en yakın çalışma arkadaşlarına, başkaları da, verdiği demeçleri didikleyerek bir sonuç çıkartmaya çalışıyor.
Tam bir komedi yaşıyoruz.
Her kafadan bir ses çıkıyor, oysa kimse neyin ne olduğunu bilmiyor. Kelimenin tam anlamıyla "atıp tutuyoruz."
Başbakan, Emine Hanım, Gül ve Hayrünisa Hanım, bu son derece ciddi tahminleri izledikçe kahkahalara boğuluyorlardır.
Erdoğan bir ara, muhalefetin Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili yorumlarına atıfta bulunup, "ellerine çelik çomak verdik oynuyorlar" demişti. Galiba doğru. Muhalefeti bir yana bırakın, hepimiz bu oyuna daldık. Bir türlü de kendimizi kurtaramıyoruz.
Bundan önceki Cumhurbaşkanlığı yarışlarında da, adaylar çok önceden ortaya atılmazdı, ancak bu defaki farklı. Başbakan bu farkı çok iyi bildiğinden dolayı, ne kendi adını, ne de bir başkasının adını ortaya attı.
Buna karşılık "Ben olmayacağım" da demedi.
Belirsizliği sürdürdükçe bizler tartışmaya başladık.
Hem de ne tartışma. Sabahtan akşama ve sadece varsayımlar üzerine bindirilmiş senaryolar yazdık. Senaryoların büyük bölümü de, Erdoğan'ın adaylığı üzerine inşa edildi. Erdoğan adeta bu şekilde, başka isimlerin önünde paratoner rolü oynadı. Başka adaylar eleştiriden kurtuldular. Eşleri türbanlı dahi olsa, onların Cumhurbaşkanlığı'na gitmelerine itiraz çıkmadı. Bu tartışmalar öylesine yoğunlaştı ki, sonunda dikkat edecek olursanız, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne, eşi türbanlı dahi olsa bir AK Partilinin çıkması fikrini kabullenir olduk. Hatta Erdoğan'ın adaylığı dahi ilk zamanlardaki kadar tepki görmez oldu.
İşte iletişim sanatının inceliği buna denir.
Bırakın insanlar tartışsınlar. Sonunda, en sert tepkiler dahi yumuşar. Demokrasinin güzelliği de budur.
Geçenlerde dikkat ettim, Fransa'daki milliyetçi akım tahminlerin de ötesine geçiyor.
İlk adımı, Fransa İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin en iddialı adayı Sarkozy'den geldi. "Göç ve Ulusal Kimlik" bakanlığı kuracağını açıkladı. Herkes hayretler içinde kaldı. Bunun bir adım ötesi, kafatası ölçümüne kadar gidebilecek bir sürecin başlamasıdır.
Yabancılara karşı kullanılacak olan GÖÇ YASASI ilk defa ortaya atılıyor. İçeriğini daha şimdiden tahmin edebilirsiniz. Göçmenleri ikinci sınıf insan statüsüne sokacağı besbelli.
ULUSAL KİMLİK Bakanlığı'na ne demeli?
Fransızlığı ön plana çıkarmaktan başka işe yaramayacak bir girişim.
Peki, özgürlükler ülkesi Fransa'da bu girişimler nasıl yankılandı dersiniz?
Geçen Cuma günkü Le Figaro Gazetesi'nin yaptırdığı bir anket bunun ipucunu veriyor. Fransızlar'ın yüzde 55'i, Sarkozy'nin Göç ve Ulusal Kimlik Bakanlığı önerilerini destekliyor.
Bravo doğrusu.
Tehlike sadece bizde değil, Fransa'da da yaygınlaşıyor.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net

