
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Siyaset bıyık değildir...
TÜRKİYE'de kadının hali ortada... "Kadının sırtından sopayı, karnından da sıpayı eksik etmeyeceksin!" diyen kafaların kadınlara nasıl baktığını düşünsenize... Hele bazı kadınların koca dayağına "Haklı!" fetvası vermeleri...
Hatırlayacaksınız, geçenlerde adamın biri kadın hâkimi yumrukladı, dövdü, olayı görüp geç müdahale eden polis kendisini nasıl savunmuş biliyor musunuz?
"Valla ben, bir adam karısını dövüyor sandım, ne bileyim hâkim hanımı dövdüğünü!"
İyi ki çabuk uyanmış, ya uyanmasaydı, herif, kadın hâkimi daha da dövecek, polis de "Karı koca işine karışılmaz!" deyip seyredecekti!..
* * *
GEÇEN sabah radyoda bir türkü çalıyordu:
"Ankara'da yedim taze meyvayı
Boşa çiğnemişim yalan dünyayı
Söyleyin anama anam ağlasın
Babamın oğlu var, beni neylesin!"
Doğru, babası oğlu varken kızı neylesin!
Çocuklarını sayarken bile "Beş evladım, iki de kız var!" diyen babadan kızlar ne beklesin ki!
* * *
NÜFUSUN yarısından fazlası kadın olan ülkede Meclis'te kaç kadın milletvekili var? Bazı hükümetlerde de göstermelik bir kadın bakan...
"Türkiye'de kadından başbakan oldu, daha ne istiyorlar?" deyip Tansu Çiller'i örnek gösterecekler.
İşin hazin tarafı da bu ya!
* * *
KA-DER diye bir dernek var, sivil toplum kuruluşu (Kadın Adayları Eğitme ve Destekleme Derneği). Şimdiden yaklaşan seçimler için çalışıyorlar, amaçları milletvekili listelerine daha çok kadın ve seçilecek sırada kadın konulması...
Kadınlar siyasete ağırlıklarını koymalı, ama erkeklerin lütfuna bağlı değil... Yani erkeklerin izin verdiği ölçüde listelere girerek değil.
Kadınlar, erkek kontenjanından, kotadan yararlanarak siyasete girmemeli, kadınlar güç olanı başarmalı, siyasete tabandan başlamalı...
Kolay mı sanıyorsunuz?
Elbette çok zor, ama inanın onları engelleyecek kadar olmasa bile destekleyecek erkekler de var.
* * *
EVET, zor tabii, resimlere bıyık takıp "Seçilebilmek için bıyık mı lazım?" demek kadar kolay değil.
Ama istenince olur...
* * *
BİZ öyle bir kadın tanıdık, orta yaşında siyasete girdi, Bursa'da CHP Kadınlar Kolu Başkanlığı yaptı, birkaç seçimde CHP listesinde sonuncu adaydı.
Bursa demokratların kalesi, arkadan Adalet Partisi. Burada CHP'li olarak siyaset yapmak kolay mı? Üstelik listenin sonuncu adayı. Ama o yılmadı, yüksünmedi, siyasete girdi, partisi için çalıştı, köy köy dolaştı, küçük politikacı onu yıldırmadı, yeni doğan torununa "Bülent" adını verdiği gün o kadar mutluydu ki siyaseti çıkar için yapmamış, "ortanın solu" hareketinden onun payına torununa "Bülent" adının verilmesi yetip artmıştı bile. Genel Başkanı'nın adı "Bülent"ti ya, soyadı da Ecevit...
* * *
ONUN için kusura bakmasınlar, siyaset ciddi bir iştir, resimlere bıyık takarak yapılan siyasi fantezileri ciddiye almayanlar da çıkabilir.
Evet, siyaset ciddi bir iştir, zaten bu hale sululuklarla düşmüştür.
h.pulur@milliyet.com.tr

