
|
|
|
 |
|
|
"Parlayan bir şey giymem şart"
Çağla Şıkel rol aldığı dizinin ardından yakında başlayacak müzikalde yine bir Roman kızını canlandıracak. Acquaverde'nin yeni yüzü olan model: "Taşları, pulları çok severim. Giysilerimi pullarla kaplamaktan gözlerim bozulacak yakında"
ELİF BERKÖZ
Çağla Şıkel, Acquaverde'nin 2007 ilkbahar-yaz koleksiyonunun yeni yüzü oldu. Şıkel geçen hafta 360 İstanbul'da gerçekleştirilen koleksiyon çekiminin stil editörlüğünü de üstlendi. Giyeceği kıyafetlere ve kombinasyonlara karar verdi. Kendi gardırobundan da yararlandı: Evinden getirdiği onlarca ayakkabı arasından kıyafetlere uygun olanları seçti.
Oyunculuk sevdası nedeniyle mankenliği ikinci plana atan model, ay sonunda sahnelenmeye başlayacak "Romantika" adlı müzikalin başrolünde. Yine bir Roman kızı oynuyor. Çekim arasında yakaladığımız Şıkel bir yandan makyajını yaptırdı bir yandan sorularımızı yanıtladı.
Acquaverde sizin de müşterisi olduğunuz bir marka mı? Yoksa çekimlerde mi tanıştınız ilk kez?
Önemli alışveriş noktalarımdan biri. Spor ve şık modellerini stilime çok yakın buluyorum. Markanın Türkiye temsilcisi de mağazalarının müdavimi olduğumu biliyordu. Çünkü her uğrayışımda heyecanla, yeni neler geldi diyerek karıştırırım ürünleri... Bu yüzden yeni koleksiyon çekimleri için teklifte bulundular.
"Bu sezon İspanyol paçalı pantolonlar geri dönüyor"
Çekimlerde, poz vermenin yanı sıra ilk kez stil editörlüğü de yaptınız. Kıyafetleri nasıl kombinlediniz?
Belli bir konsept yaratmadık. Acquaverde deyince benim aklıma karışıklık, çılgınlık ve seksilik geliyor. Bunları yansıtan modelleri belirledik çekim için. Öne çıkarmaya çalıştığımız kıyafetleri daha sade modellerle kombinledim. Mesela çok sade bir şortun üzerine çok süslü bir bluz seçtim.
Tüm koleksiyonu incelediğinize göre sezon modasına da hakimsinizdir...
Skinny jean'in modası geçmedi. Yazın simli, renkli bluzlar giyilecek. Geçen yıldan beri giydiğim jean ve keten tulumlar sezonun gözdesi. İspanyol paçalı, bol pantolonlar geri dönüyor. Bu yıl yeşil patlaması yaşanacak. Yeşilin her tonu karşımıza çıkacak. Özellikle haki yeşili ve ördek başı yeşili kullanılmış.
Sadece kendiniz için tasarım yaparken markanız Chic-L ile ürünlerinizi herkesin ulabaşileceği bir konuma getirdiniz.
Mecburdum. Önce, Eminönü'den aldığım kristallerle kendime kolye, küpe yapmaya başladım. Bandana ve şapkalarımı da değiştiriyordum. Arkadaşlarım ortaya çıkanları görünce bayıldı, "Bize de yap" dediler. Ama hepsine yapacak zamanım yoktu. Ben de doğrudan seri imalata geçtim.
Kendi markanız Chic-L'in yaz koleksiyonu için neler hazırlıyorsunuz?
Kemer, bandana, pantolon askısı, şapka, kravat... Yıllardır yazları onlarsız yapamadığım örme bikiniler hazırlıyoruz. İğne oyasıyla, pullarla, taşlarla süslüyoruz üzerlerini. Yetiştirebilirsem Swarovski taşlı parmak arası terlikleri de ekleyeceğim koleksiyona.
"Önce kolyemi takar sonra ona uygun elbise ararım"
Parıltılı şeyleri, kristali çok seviyorsunuz anlaşılan. Tüm ürünleriniz kristalli, dişinizde de küçük bir pırlanta var.
İlla bir yerimde parıltılı bir şey olsun isterim. Mesela Zara'dan aldığım bir tişörtü saatler sonunda pullarla kapladım. Gözlerim bozulacak yakında. Provalardan eve dönünce hâlâ bir şeylerin üzerine taş yapıştırmaya çalışıyorum. Aksesuvar delisiyim. Bir jean, bir atlet üzerine takacağım bir bandana veya keple tarzımı yansıtırım. Genelde herkes önce giysisini sonra aksesuvarını belirler. Bense önce kolyemi veya kepimi takar sonra ona uygun bir giysi bulurum.
Yeni bir müzikale başlıyorsunuz: "Romantika". Yine Roman mahallesinden birini oynuyorsunuz. Dizi setinden sonra sahnede yabancılık çekecek misiniz?
Heyecandan provalara koşarak gidiyorum. Ben sahnede büyüdüm. Müzikallerde, operetlerde, balelerde dans ettim. Ama sahne üzerinde konuşmak hiç kolay değilmiş. Dizide hata yapınca tekrar çekim şansım var. Müzikalde böyle bir lüksüm yok. "Cennet Mahallesi"nin müzikal versiyonu gibi düşünebiliriz "Romantika"yı. Konular ve karakterler çok benziyor birbirine. Canlandırdığım Güllü hem şarkı söylüyor hem de dans ediyor. Dizide Sultan fakir bir erkeğe aşıkken, müzikalde canlandırdığım Güllü zengin bir erkeğe aşık oluyor.
"Suşi yemeğe gittiğim restorandaki garsonların kravatlarını tasarladım"
Ulus'ta oturuyorum ama en çok Nişantaşı'nda gezmeyi seviyorum. Gece bir yere çıkacaksam mutlaka Taksim'deki gece kulüplerini tercih ediyorum. Bir numaralı mekanım Beyoğlu Hayal Kahvesi. Orada, her zaman iyi müzik dinleyeceğimi bildiğim için giderim.
Ciddi derecede suşi tutkunuyum. Sushico ve Ginza'nın müdavimiyim. O kadar çok gidiyorum ki Ginza'ya, mekanda çalışan garsonların kravatlarını tasarladım.
Alışveriş için mutlaka Atlas Pasajı'na uğrarım. Her yurtdışı seyahatimde Abercrombie&Fitch'ten alınmış kıyafetlerle dönerim.
Ayakkabı hastasıyım. Her renk her model... Pahalı veya ucuz... Çekimlerde de seçenek olsun diye kendi ayakkabılarımı kullandığım oluyor.
|
|
|

|
|