Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Mart 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karargahtan bozma lokanta

I. Dünya Savaşı'nda Paris'teki ABD komutanının karargahı olan bina artık Pershing Hall adıyla bir otel ve lokanta olarak hizmet veriyor



Şimdilerde Paris'in en "in" (en fazla ilgi gören) lokantası Pershing Hall. Bu lokanta ismini, içinde bulunduğu binadan alıyor.
Paris'in en güzel caddeleri olan Champs Elysees ile Avenue George V'in kesiştikleri köşede şehrin en prestijli binaları vardır. Bunlardan biri 1882 yılında Paris kontu tarafından konut olarak yaptırılan beş katlı bir binadır.
I. Dünya Savaşı'nda ABD ordularını yönetmek için Fransa'ya gelen General John J. Pershing bu binayı karargah olarak kullanmış. Uzun yıllar generalin hatırası için karargah olarak korunan bina Pershing Hall olarak anılır olmuş.
General John J. Pershing ABD ordusunda gelmiş geçmiş en yüksek rütbeye ulaşan bir kumandan. Bir kahraman. II. Dünya Savaşı'nı yöneten kumandanlar kuşağı (G. Marshall, D. Eisenhower, O. Bradley ve S. Patton) General Pershing'in yetiştirmeleri.
İşte Amerikalılar için böyle önemi olan, Parislilerin de önemini bildikleri bu bina şimdilerde otel ve lokantaya dönüşmüş durumda.

Dekoru çarpıcı
Ünlü tasarımcı ve mimar Andree Putman eski karargah binasını, orijinal yapıyı değiştirmeden, minimalist çizgilerle yenilemiş. Üç yıl süren ve 7 milyon avroya mal olan yenileme sonunda bina 26 odalı, içinde büyük bir lokanta ve barı olan lüks bir otel haline getirilmiş.
Butik otelde oda fiyatları 380 avrodan başlıyor. Süitlerin geceliği 1000 avro dolayında.
Beş katlı binanın ortasındaki avlunun üzeri iyi havalarda açılıyor, kötü havalarda kapatılıyor. Avlunun bir duvarı tepeden aşağıya (beş kat boyunca) yemyeşil.
Bu duvara "Babil'in Asma Bahçeleri" adı veriliyor. Mimar duvara toprak tutucu kademeler yaparak üzerine 360 tropikal bitki diktirmiş. Yaz-kış yemyeşil, bitkilerle kaplı bir duvar ortaya çıkmış.
Pershing Hall lokantasının ana salonu avlu. Birinci ve ikinci katların avluya bakan yanlarındaki duvarlar da yıkılmış. O katlar da lokanta ve barın bir bölümü haline getirilmiş. Balkonlardan avlu ve yemyeşil duvar görünüyor. Lokantanın avludaki ve avluya bakan katlardaki masaları arasında bir bütünlük oluşmuş.
Lokantanın avlu ve balkon bölümlerinin dekoru "çarpıcı, çok renkli, aykırı" diye nitelendirilebilir. Simsiyah veya kıpkırmızı camdan büyük avizeler, değişik renklerde koltuklar, kocaman aynalar olağandışı bir görünüm yaratıyor.
Pershing Hall'un lounge diye adlandırılan, ikinci kattaki bar bölümünde de yemek yeniyor ama bu bölümün özelliği akşam yemeklerinden sonra yemek masasından kalkanların sohbet için doluştukları yer olması. Daha açık söylemek gerekirse lokantanın akşamları en neşeli ve civcivli bölümü.

Alain Ducasse'ın çırağı
Persing Hall'un müziğini yapan Emmanuel Santarromana, Paris'in ünlü DJ'lerindenmiş. Yemek saatlerindeki hafif müzik ilerleyen saatlerde canlı-heyecanlı müziğe dönüşüyor. Lounge'un barının önünde ayakta dikilenler yerlerinde duramıyor.
Pershing Hall'un mutfağında ünlü şef Alain Ducasse'ın çırağı Erwan Louaisil var. Yemekler gerçekten lezzetli. Fransa'da yemekler genelde lezzetlidir ama Pershing Hall gibi "havalı" lokantalarda, hele hele otelle ilişkili bazı lokantalarda "hava" bazen "lezzet"in önüne geçer.
Pershing Hall'de orta kalite bir Fransız şarabının şişesi 55 avro, keçi peynirli salatalar 16 avro, kaz ciğeri 28 avro, somon 19 avro, deniztarağı 36 avro, antrkot 39 avro, tatlı çeşitleri 16 avro (İstanbul ve Ankara'daki ünlü lokantaların fiyatları bu rakamların üzerinde).
Pershing Hall'un bir artısı da servisinin özelliği. Servis elemanlarının çoğu genç kız, azı genç erkek. Genç kızlar da erkekler de çok şık giyinmiş, hemen tamamı üniversite öğrencileri. Güler yüzle, yaptıkları işi severek, müşteriyi memnun etmeye çalışarak hizmet veriyorlar.
Bizim masamızla Agathe isminde uzun boylu, zarif bir genç kız ilgilendi. Omuzlarını açık bırakan siyah bir tuvalet giymişti. Babası hekim, annesi eczacıymış. Siyasal bilimler okumuş. Lisansüstü dereceyi (mastır) almış ve doktorasını tamamlamak üzereymiş. "Akşamları bu lokantada çalışıyorum. Kazandığın parayla başka ülkelere bol bol seyahat ediyorum" diyordu. Yaptığı işi küçümsemiyordu.


CUMARTESİ
"Parlayan bir şey giymem şart"
"Bundan sonra Lady Macbeth'i oynayacağım"
Çarliston yılları geri geldi
Asi gençliğin "Üçüncü Göz"ü
Modayı takip eden en moda bebekler
ne var, ne yok
Jennifer Lopez terapist yerine ona gidiyor
En moda En yeni
Yüzde 50 kız!





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet