|
 |
|
|
Yunusların çilesi
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yunus yakalaması için altı firmaya izin vermiş. Bir de gerekçe bulmuşlar: Yunuslar engelli çocukların tedavisinde kullanılacakmış!
suha.umar@isbank.net.tr
Hiç yelken yaparken güleç yüzlü yunuslarla oynaştınız mı? İnsanlara yakın olmaya bayılırlar. Ama balıkçı yunusa düşmandır! Balıklarını yediğini düşünür. Bilmek istemez ki balıkların birbirini yemesi üzerine kurulmuş doğal dengede, asıl kendisi yunusların yiyeceğine ortak olmaktadır. Yine bilmez ki eğer yunus çoksa diğer balıklar da, yani insanın rızkı da artıyor demektir.
Balık çiftliği sahibi de yunusa düşmandır! Nasıl oluyorsa artık, onca ağın içine girip kafeslerdeki balıkları yediğinden şikayetçidir! Bilmez ki asıl balık çiftlikleri yunusların denizlerini işgal etmekte, kirletmekte, yaşama alanlarını yok etmektedir. Yani biri şikayetçi olacaksa, o yunusun kendisidir.
Tarımcılar ise yunusların baş düşmanıdır! Çünkü balıkçılar ve balık çiftliği sahipleri tarımcıların velinimetidir! Tarımcılar bir türlü anlayamazlar ki yunus yoksa balık da yoktur. Tarımcıların aldıkları kararlara dayanarak balıkları gırgırlarla, trollerle talan eden balıkçılar ve denizleri yaşanmaz hale getiren balık çiftlikleri denizleri bitirmekte, bundan en çok yunuslar zarar görmektedir.
Kısacası, balıkçılar ancak yunuslar varsa denizlerin sağlıklı ve bereketli olacağını anlayamadıkları gibi, balıkçıları korumak için yola çıkan tarımcılar da bu gerçeği bilmezden gelirler!
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yunus yakalaması için altı firmaya izin vermiş. Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi yunusları koruma altına almış kime ne? Bir de gerekçe bulmuşlar: Yunuslar engelli çocukların tedavisinde kullanılacakmış!
Tartışmalı bir konu
Yunusla terapi tıpta tartışmalı bir alan.
Türkiye'de, usulüne ve bilime uygun kurulmuş bu tür merkezler var mı? Yok!
Peki ne var? Marmaris'te bir turizm tesisi ve onun kolları dövmeli, Almanlar ve Ruslarla işbirliği yaparak turistik yunus gösterileri düzenleyen işletmecileri! Bu parlak fikirli girişimcilerin mesleklerine ve etkinlik gösterdikleri alanlara bakıyorsunuz; inşaatçılık, emlakçılık, turizm, yat turizmi! Doktorluk yok!
Yunuslar tuğla örmeyi, yat kaptanlığı yapmayı, emlak alım satımı ile adam kandırmayı bilmezler. Kendi hallerinde, kendi denizlerinde dolanır, kardeşleriyle oynaşırlar. Hep iyimser ve gülümseyen yüzleriyle.
30 yunus yakalanacakmış! Bırakın gerekli izinlerini ve bilimsel temelini, kendisi bile olmayan merkezlerde, "engelli çocukların tedavisinde!" kullanılmak üzere! Türkçesi, sirk gösterilerinde şaklabanlık yaptırılmak üzere!
İkisi yakalanmış, İskenderun'da bir otelin iki karışlık havuzunda, yakalanmanın ve tutsak edilmenin "stresinden kurtulmayı!" bekliyorlardı. Yavru olan öldü! Yavrusu ölen, kardeşlerinden ayrılan, gözleri yaşlı anne yunusu apar topar Dalaman'a götürdüler!
Yunusların çilesi insan!
Orkinos
Bizde tonbalığı derler. Balıkçı torik niyetine satar!
"Muhterem Zoolog!" Yalçın Doğan yazdı. Türk-Japon orkinos savaşları başlamış!
Japonya bizi, usulsüz olarak ve çok miktarda orkinos yakalamakla suçluyor. Biz yadsıyoruz. Yadsıyoruz da durum biraz karışık!
Orkinos avı uluslararası kotaya bağlı. Türkiye'nin kotası yok. Olsun! Biz yine de yakalıyoruz. Balık yasağı başlayınca işsiz kalan gırgırlara, uluslararası sularda orkinos avlama izni veriyoruz! Olmayan kotamızdan!
Ne kadar orkinos avlanıyor biliyor muyuz peki? Rivayet muhtelif.
Her teknenin bilinen bir faksı varmış. Yakaladığı orkinosu bu fakstan tarım il müdürlüğüne bildiriyormuş. Ona tanınan miktar dolunca artık yakalamıyormuş! Peki teknede denetim, balığın çıkarıldığı yerde denetim var mı? Yokmuş!
Orkinos gırgırcının insafına kalmış! Japon bunu anlamıyor.
Kafa yok ki!
|
|
|

|