İRAN'I KIZDIRAN FİLMİN YÖNETMENİ MİLLİYET'E KONUŞTU
'Filmim ırkçı değil ironik'
'300 Spartalı'nın yönetmeni Zack Snyder, ırkçı bir film yapmadığını söylüyor. Ona göre, komutanın cesetlere bakarak elma yediği sahne 'o kadar aşırı' ki, izleyici 'yok artık' deyip 'ironi'yi anlamalı!
Alin Taşçıyan
Ah neler yapmak zorunda kaldım! Ağzımı bozmak istemiyorum... (kahkahalar) Başka nasıl iş bulacaksınız? Birçok reklam filmi çevirdim. Hâlâ çeviriyorum. (Boynunu büküyor) Paraya ihtiyacım var. Bu filmi yapmak bir yıl sürdü, o yüzden ara verdim. Pasadena Sanat ve Tasarım Okulu'na gittim. Çok küçük bir okuldur ama Michael Bay, Tarsem o okuldan. Benim bölümümde sadece iki kişi daha vardı. Onlar da bu filmde çalışıyor. Çok az insan tanıyorum, belki daha fazlasıyla tanışmalıyım. Mezun olduktan sonra müzik videoları yaptım. Hollywood'da beni ilgilendirecek pek konu yok, hakikaten önem vereceğim bir şey bulamıyordum. Çok çalışıyorum, her gün çekimim oluyor. İyi yaptığınız bir işten ödün vermek istemezsiniz. Soyut bir iş, ruhunuzu veremezsiniz reklama. Bazıları verir, bence tehlikeli; çünkü ticaret bu. "300"ü bulunca "Tamam!" dedim "Şahane, on ikiden vurabilirsin!" Sonra stüdyo turuna çıktık. O sırada "Troy" falan çekiliyordu, kimsenin ilgilenecek vakti yoktu. Başka film çekmemiştim, elimde senaryo yoktu...
Evet! İşte ilk sahnede böyle oluyor, çekim bir, sonra bu adam böyle diyor! Hiç hoşlanmıyorlar bundan, işe yaramıyor.
Evet, ama "Sin City"den sonra olsa da fark etmezdi. "Şunu bir metin haline getirip toparlar mısınız?" diyorlar.
Öncelikle estetik, o resimleri beğendim. "Çizgi roman uyarlamak zor değil mi, kendi vizyonunuz işin içine girmez mi?" diye soruyorlar bana. Gerçek şu ki onsuz yapamazsınız, şoför gibisiniz. Perspektifiniz biraz değişebilir tabii. Derken araya "Ölülerin Şafağı" girdi. Zombilere bayılırım, harikadırlar. Kendi kendisinin farkında olan bir filmdir. Aynı şey "300" için de geçerli. "Ölülerin Şafağı" zombi filmi olduğunu biliyor, "300" de çizgi roman olduğunun farkında. Kendi kendisiyle alay etmiyor, ama ne olduğunun farkında.
Tamamen ironik. Frank öyle yazdı. Frank'in ironisiyle onun da üstünde bir çizgi olduğunu ilan eden fantezinin bileşimi. Çocuklar için değil tabii, yetişkinler için bir çizgi roman.
Filmin tonunu düşünelim bir an için. Bir sahne var: Leonidas birinci savaşı kazandıktan sonra elma yiyor. Savaş alanı cesetlerle kaplı. Kserkses'in askerleri, hepsi ölmemiş? Bu sahnede Spartalılar ellerindeki mızrakları yaralılara saplıyor. Yerdeki adamlar merhamet dilenirken sohbet ediyor, bence bu ironinin doruğu. Normal bir filmde bu ahlakdışı olurdu. Kahramanınızın böylesi ahlaksız bir davranışta bulunması kabul edilemez. Bence bu sahne filmi özetliyor. O kadar aşırı ki! Filmi izlerken o sahne size "Yok artık!" dedirtmiyorsa ne yapayım bilemiyorum. Benim bunu kasten yaptığımı düşünüyorsanız! Ben 'janr (tür) yönetmeni'yim. Ben bir filmin neyi amaçladığının her an farkındayım. Bir kahraman çocukları kurtarmalıdır, onları dövmemelidir. Böyle bir sahneyi çok komik bulurum, çünkü 'fucking' çılgıncadır. Böylece size bir film izlediğinizi anımsatır. Bazen kulağımı tersten gösteririm.
Sinemanın formalitelerine karşı çok hassasım, çünkü onu çok seviyorum. Öykü anlatımından da hoşlanırım, sizin ahlaki perspektifinizi yansıtmayı da isterim. "Aklımdakini söylüyor" demenizi isterim. "300"de en çok hoşuma giden de sürekli tersini söylemesi.
(Gülüşmeler) Kesinlikle! (Kahkahalar) Tamamen özgürsünüz. Dikkatle bakarsanız Spartalıların arasında Çinli, Tay olanlar var. Bazı figüranlar hem Spartalıları hem Persleri canlandırıyor. Bir sahnede gelip "Spartalılar silahlarınızı bırakın!" diye bağıran sonra mızrakla öldürülen Pers, bir önceki sahnede Spartalıyı oynuyordu. Aslında hepsi Fransız asıllı Kanadalılar.
Çok tek yanlıydım yaklaşımımda o yüzden. Ben teknik bir adamım. Reklamda kamera operatörlüğü de yaptım. Film çevirmenin fiziksel yanını severim. Başlangıçta filmi devasa setlerde Thermopyller'i kurarak çekecektim. Üç boyutlu bilgisayar canlandırma düşünmüyordum, sonra mavi ekrana razı olup çapı küçülttüm.
Dışarıda çekilmiş tek sahne yok. Atların koşması gereken bir iki sahne dışında. Kimsenin ayağı toprağa basmadı.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

