
Yanal: Terim'in karizması çizildi mi?
Moda dünyasında Pierre Carden neyse; bizim futbol piyasasında Ersun Yanal öyle!..
Yılda dört kere değiştiriyor modayı.
Bazen Yanal'ı övmek moda... Bazen yermek.
Şu günlerde "katli vacip" neredeyse.
Ben modayı takip edemediğimden, açtım sordum Ersun Hoca'ya:
-Hocam sen yardımcına emir vermiş hakeme saldırtmışsın. Maksadın, düşüş içindeki Vestel Manisaspor'dan kurtulmakmış?
Nasıl soru ama...
Eveleyip geveleyip gelemedikleri "sadede", balıklama.
Yanıt, bomba:
Ortada tahrik var
"Böyle bir şeye cevap vermek bile gücüme gider. İsterseniz olayın saha içi gerçeğini anlatayım size... Bülent hakemin yanına gittiğinde ağzından tek kötü söz çıkmıyor. Tam uzaklaşırken çocuklardan biri diyor ki, "Dayı atar valla"... Bülent'e dayı diyorlar. O da arkadaşına 'S.... ulan adam mı kestik' diyor. Gündelik dilimize yerleşmiş bu küfrü hakem kendine alıyor. Yardımcım hakemin yanına gidip 'Ne yapıyorsun hoca' dediğinde aldığı 'Sana mı soracağım ulan' lafıyla ipler kopuyor.-Bu değişik bakış. Hakem de hatalı yani.
"İşin içinde şov var. Bizim hakemlerimiz askerlikten kurtulamadı daha. Abartılı bir disiplin, intikam alır gibi kart göstermeler... Ortada resmen tahrik var. Bu kadar planı ben kurmuş olabiliyorsam, bana hak etmediğim kadar zeka yükleyenlere teşekkür ederim. Bir de Vestel Manisaspor'un düşüşünden bahsedenlere yitirdiğimiz sekiz futbolcumuzu hatırlatmak isterim".
-Vestel Manisa o kadar "kal" dedi. Niye istifa ettin o zaman?
"Bizim de bir adamlığımız var. 15 yıldır beraber çalışıyorum ben yardımcımla. Ayrıca, sevgili kulübüm "fair play" ile sempati toplamak işini biraz abarttı bu olayda. Tamam, hatan varsa özür dilenir ama olayın bütün boyutlarını değerlendirmek lazım. Bakın Fenerbahçe esame listesinde yanlış isim yazılmış diye itiraz ediyor.
-Kariyerin çizildi mi Ersun Hocam?..
"Transfer konuşmadık"
"Ben tersini düşünüyorum. Kimseyi aslanların önüne atmadığım için yaptığım özverinin kıymeti anlaşılacaktır toz toprak dinince. Kavga gürültü yüzünden kariyerimin etkilendiğini söylüyorsanız; daha beterini Fatih Hoca Milli Takımın başında yaşadı... Kimse kalbinden silmedi onu".Ersun Hoca'yı bulmuşken Galatasaray muhabbetine girmemek olur mu?
-Aslında Galatasaray'la anlaşmışsın, hatta Gerets'le mukavele uzatınca Adnan Sezgin'e çıkışmışsın.
Bu soruya direk yanıt vermeyince huylandım doğrusu. Uzun uzun Akmerkez'deki ısmarlama gömlekçisini anlattı. Bana da tavsiye etti. Bilmiyor ki, bizde transfer falan yok, bordro belli.
Neyse sonra anladım gömlekçinin hikmetini:
"Dükkandan çıkınca Adnan Sezgin'e rastladım. Biraz sohbet ettik. Kahve içtik. Transfer meselesini Akmerkez'de konuşacak kadar saf olabilir miyim sizce?
Sahi nerede konuşulur böyle konular?
Mesela yurtdışında...
Yakında İngiltere'de öğrenim gören kızının yanına uçacakmış Yanal.
Birkaç ay sonra döndüğünde yeni bir moda sarar futbol dünyamızı eminim.
'Başka şeyler'
Emre ırkçı değilmiş beyler...
"Bizden ırkçı olmaz" dediğimde Türklerin ne kadar ırkçı olduğunu ispatlama yarışına girenler...
"Asıl Emre'ye yapılan ırkçılıktır" dediğimde İngiliz medyasının avukatlığına soyunanlar...
Üzüldünüz mü yoksa?
Altınızdan halı kaymış gibi değil mi?
Emre üzerinden Türkiye'nin özgüvenini törpülemek ve fesatlıkta bile olsa birazcık Avrupalı gibi görünmek için ırkçılığa razı olanlar, başka kapıya.
Emre ırkçı değilmiş.
Biz de değiliz.
Siz nereden çıktınız kardeşim?
İlla marjinal görünmek istiyorsanız, "başka şeyler" deneyin.
'Çöküş'te Adnan Polat etkisi!
Sayın Adnan Polat, "Rakiplerin tüm puan kayıplarını bildim de bizimkileri hesaplayamadım" demiş...
Üzülmesin... Aynı durumda çok vatandaşımız var.
Konu komşunun aldığını verdiğini çok iyi takip ediyorlar da kendi hesaplarının iki yakasını bir araya getiremiyorlar.
Kimler mi?
Kredi kartlarının limitini dolduran milyonlar.
Şaka bir yana, Galatasaray'ın bu sezonu sayın Polat yüzünden kaybettiğine inanırım ben.
Neden olmasın ki.
"Geçen sezon Adnan Polat sayesinde şampiyon oldular" demedik mi?
Nasreddin Hoca öyküsünde olduğu gibi, "Kazan'ın doğurduğuna" inanıyorsan, "öldüğüne" de inanacaksın.
İlla somut bir delil istiyorsanız; "Gerets'in dengesini bozması" yeter sanırım.
Ali Koç'un üslubu
Tokyo'da size günaydın diyen bir Japon'dan ödünüz kopabilir.
Adamların üslubu öyle. Hal hatır sorarken, hakaret çağrıştıran bir ses tonu ve tonlama.
Hadi o Japonca...
Anladığımız dilde de böyle.
Sert konuşmak başka, ters konuşmak başka.
Size canlı bir örnek.
Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç'un Başkan Aziz Yıldırım'dan çok daha sarsıcı ifadeler içeren televizyon söyleşisi hiç gerginlik yaratmadı.
Neden?
Çünkü üslubu farklı.
Mesajını verdi, "9 puan fark olmazsa önümüz kesilebilir" dedi, "9 ayda bıktım bu işten"dedi...
Polemik yaratılmadı.
Söylediğimiz buydu işte.
Görevinin başına
Bursa'da yaralı bir UltrAslan!..
Fenerbahçe - Bursaspor maç yapıyor, UltrAslan'ın Bodrum lideri M.A. tribünde yaralanıyor.
Kimbilir, belki de günahını alıyoruz. Çocuk futbol seviyordur. Sıkı bir maç olacak diye izlemeye gitmiştir. Oturup çekirdeğini yerken, nereden geldiği belli olmayan koltuk parçası başına değmiştir.
Geçmiş olsun kardeşim.
Allah bir an önce sağlığına kavuştursun.
Futbolumuz senden çok büyük "vazifeler" bekliyor!
Aksatmayın.
Biraz daha cıcığını çıkarın ki, dibe vuralım; defterinizi dürmeye davranalım.
eguven@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

