
Meral TAMER
Benim oyum, bağımsız kadın adaya
Aylar önce "Bu seçimlerde oy vermeyeceğim" diye yazacak oldum, tanıdık-tanımadık hepiniz kıyameti kopardınız. İtiraz telefonları, faksları, e - postaları adeta yağdı.
Mutlaka sandık başına gitmeliymişim.
Oy verecek parti bulamayanlar söz birliği edip "Geçersiz oy" vererek gücümüzü göstermeliymişiz.
Hatta "rejimi korumak" adına oyumu mutlaka CHP'ye vermem gerektiğine beni uzun uzadıya ikna etmeye kalkışanlar oldu.
Geçmiş seçimlerde ÖDP'ye de oy verdiğim oldu, SHP'ye de... Bu seçimde barajı geçme şansı olmayan partilere de CHP'ye de kesinlikle oy vermeyeceğim. Sağ partilere zaten hayatta oy vermedim.
İyi organize olunsa...
Benim gibi umutsuz durumda olan sol seçmenler için, pazar günkü Radikal'de heyecan verici bir öneri vardı. 2 değerli profesör/köşe yazarı Seyfettin Gürsel ve Ahmet İnsel'in yaptığı araştırmaya göre belli seçim çevrelerinde sol güçlerin destekleyeceği bağımsız demokrat adaylar, % 10 barajına takılmadan TBMM'ye girebiliyor:
"Bağımsız adaylarla ilgili yasal bir barajın olmaması, azınlık görüşlerin temsili için önemli bir fırsat yaratıyor. İyi organize edildiği takdirde ülke genelinde % 10'un hayli altında oy desteğiyle seçilebilmek mümkün. Bunun için 7 ve üzerinde vekil çıkaran seçim çevrelerinin bir bölümünde uygun adaylar üzerinde anlaşılmalı."
Gürsel ve İnsel'in araştırmasına göre örneğin sandalye sayısı 21, 24 ve 25 olan İstanbul'un her 3 seçim bölgesinde bağımsız aday, % 3 asgari oyla Parlamento'ya girebiliyor. Sandalye sayısı 16 olan seçim çevresinde ise bağımsız bir adayın asgari % 5 oy alması lazım. TBMM'ye 10 milletvekili gönderecek seçim çevresinden bağımsız seçilebilmenin koşulu ise oyların asgari % 6'sı.
Lider sultasını delmek
Birikimli, değerli, namuslu pek çok insan, mevcut partilerde siyaset yapmayı, lider sultasına girmeyi arzu etmediği için siyasetin dışında kalıyor. Yanılıp girenler de ancak tek bir dönem dayanıyor; daha seçim döneminin yarısına bile gelmeden, liderler onları harcamaya başlıyor.
Bu öneri, hepimiz için çıkış yolu olabilir. Başka türlü bizim bu lider sistemine göre oluşmuş siyasi parti sistemini delmemiz mümkün değil. Madem AKP de, CHP de seçim sistemini ve Siyasi Partiler Kanunu'nu değiştirmiyor, seçmen olarak bizler oylarımızla de facto değiştirelim!
Yayın Danışmanımız Nurcan Akad'la dün gazetede sohbet ederken, Gürsel ve İnsel'in önerisini, bağımsız kadın adaylara adapte ediverdik. Nasıl olsa bu seçimde de kadın kotası konmayacak, listeleri yine erkek adaylar dolduracak. Neden bugüne kadar çoğu süs diye siyasetin vitrinine konulanların aksine, birikimli ve siyaset yapmaya istekli kadınlarımızı farklı seçim bölgelerinden Parlamento'ya göndermeyelim?
Grup kuramazlarmış, kurmasınlar! Meclis faaliyetlerine katılmaları zormuş, olsun! Meclis dışında sivil toplum kuruluşlarıyla başka bir platformda toplanırlar.
Türkiye için, dünya için düşünebilen, toplumun sesini o kürsüden bağımsız olarak yansıtabilecek öyle esaslı kadınlar var ki...
Haydi kadınlar Parlamento'ya!
mtamer@milliyet.com.tr

