
Bu ne şiddet bu celal
Vestel Manisa- Sakaryaspor maçını yöneten Cüneyt Çakır düdüğü çalıp işi bitirdi de bir şey mi dedik? Hükmen mağlup olan Manisaspor'un yöneticileri bile hakemden özür diledi.
Medya, Çakır'ın hareketini bir "milat" olarak niteledi.
Kamuoyu yanında.
Dünkü Ters Köşe'de okudunuz... Sadece Ersun Yanal'ın itirazı var.
O da pek haksız değil hani.
Kendi sahasında Diyarbakırspor'a yenildikten sonra gittiği Rize deplasmanında "bölücü örgütün" adıyla hakaretler işiten Yanal, bir teknik direktör olarak tükürük yağmurunda çok ıslanıp, küfürlü yollarda çok yürüdü bugüne kadar.
Tabi yerli yabancı tüm meslektaşlarıyla birlikte...
Sahada korunması gereken bir tek hakem mi?
Neyse...
Çakır'ın tatil ettiği maça kimsenin itirazı yok.
Peki, sevgili hakemlerimizin saygıdeğer derneği ve onun başkanı sayın Selçuk Dereli'nin "Gerekirse maçlara çıkmayız" falan gibi dehşetli gövde gösterilerine ne gerek vardı?
Diyeceksiniz ki, "korumasınlar mı arkadaşlarını"?
Korusunlar elbet...
Ama korunacak zamanda... Bu işte korumaya gerek yok ki. Türkiye Çakır'ın yanında.
Hem o derneğe sormazlar mı zamanı gelince... Mesela bir hakem arkadaşları bir maçı katledince, eski hakemler üzerine çullanınca, infaz başlayınca... "Neredesiniz" diye?
Cüneyt Çakır meselesinde ağır açıklamalar yapan dernek, böyle bir durumda sokak eylemleri yapmalı değil mi?
Ya da açlık grevi.
Taksim Meydanı'nda kendini yakma girişimi falan.
Ölçü ve zamanlama, tepki kadar önemli.
Gerets'e Tigana yöntemiİlahlar kelle istiyor Galatasaray'da...
Başkan olamaz. Polat büyük gelir. Gerets şimdilik lazım...
Ne kaldı geriye?
Eski yöneticilerden en hümanist olanına söylettirdiler ismi. O Abdurrahim Albayrak ki, bugüne kadar bir kişi için kötü konuştuğu duyulmamıştı ama ilahlara kurban edilecek kişiyi o işaret etti:
Erdal Keser!..
Gerekçesi?
Başta Hasan Şaş ve Necati olmak üzere futbolcular sevmiyormuş Keser'i.
Erdal Keser gidecek, Galatasaray'da sorunlar bitecek!
Ayıptır yahu.
Erdal'ın suyunu kaynatma sebeplerinden bir diğeri, kontrat yenilendikten sonra pişman oldukları Gerets'i istifaya zorlamak olabilir mi?
Beşiktaş denemedi mi Tigana'nın tercümanını elinden alarak?
Ne oldu sonra?
Aşağıladıkları hocaya muhtaç oldular.
Şimdi Tigana'nın takım üzerindeki hakimiyeti ile ilgili tek kelime edemiyorlar. Çünkü yok eden kendileri.
Bu yol da pek verimli değil yani.
Gün olur Gerets gerekebilir.
Erdal Keser'in de sinirlerini germeyin boşu boşuna.
Ondan hoşlanmayan futbolculara gelince.
Psikolojide buna "yansıtma" diyorlar. Aslında kendileri bir şey oynamadıklarını, yavaş yavaş tükendiklerini biliyorlar... Suçu yükleyecek adam arıyorlar.
Diş geçirebilecekleri Erdal Keser var.
Aslında bu operasyonda harcanan adam, Abdurrahim Albayrak ya; neyse.
BayramlıkBizim mesleğin vücut kimyasını bozduğu çok adam tanıyorum ben...
Kolay mı?..
Herkesin hayranlıkla baktığı şöhretlerle yakın temas var işin içinde. İtibar, iltifat, geniş çevre, hepsi bu meslekte.
Şaşırır tecrübesizler.
Bilmezler ki, itibarın, iltifatın, geniş çevrenin yüzde 99'u sana değil, bulunduğun pozisyona.
Dünyalığını yapmış adamların gazetecilik merakı bu yüzdendir işte.
Onların çoğu nemalanmaya gelir.
Bir de sahip olduğu zengin çevreyi, birikimi spor gazeteciliğinin emrine verenler vardır.
Çok azdır ama vardır.
Mesela Vedat Bayram.
Otuz yıllık bürokratlığın ardından, herhangi spor bakanından kat kat fazla fikir ve çözümlemelerini sütunlara taşıyor epeydir.
Çevresi ise dehşetlidir.
Geçenlerde bir spor paneli düzenledi; katılanlardan üç kabine, beş genel müdürlük çıkardı.
Bir hafta önceki yazısında Kazım Kanat ve Mehmet Demirkol'la birlikte bana da pas attı:
"Yerli hocalarımız büyük takımlara gelmek istiyorlarsa yabancı dile yüklenmeli" değil mi dedi.
Neden?
Büyük takımları rezerve eden yabancı hocaların Türkçe öğrenmemeye yeminli olmasını kullanabilirler çünkü. Artık yarı yarıya yabancı olan takımlardaki tüm futbolcularla anlaşabilen bir yerli hocanın avantajını düşünsenize.
Tam "bayramlık" bir öneri.
Ağlayıp sızlamak yerine bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi?
İsviçre malı "tuzak"Murat Ağca'nın Milliyet'teki Yunanistan Milli Takımı röportajlarını okumuşsunuzdur.
"Genç usta" gitmiş, konunun püf noktasını cımbızlamış yazmış.
"Komşu"da Osmanlı'dan kurtulma bayramı ile futbol zaferini birlikte kutlama niyeti varmış!..
24 Mart'ta Türk Milli Takımı'nı devireceksin, futbolda bayram edeceksin, ertesi gün zaten bayram...
Ne diyelim Allah gönüllerine göre versin.
Ama bu gerilim pek iyi gelmez futbola.
Dikkat ediyor muydunuz; Terim bir haftadır "Bu milli dava değil, milli maçtır" deyip duruyordu.
Yüksek tansiyondan hoşlanan Hoca, tansiyonu düşürmeye çalışıyordu.
Anlaşıldı ki, Komşu'nun sigortası atmışken sakin olmalarını istiyor bizim çocuklardan.
Kurt Hoca; İsviçre'nin bize kurduğu tuzağı hazırlıyor Yunanlılar'a.
"Renkli" bir maç olacaktır 24 Mart...
eguven@milliyet.com.tr

