
Sakatlar mangası
Atina'da izleyeceğimiz Milli Takım'ın alacağı sonuç kimseleri ne üzmeli, ne de güzel bir sonuca aşırı sevinç gösterilmemelidir.
Sakatlar mangası haline gelmiş kadro iskeleti üzerine fazla konuşmak da laf kalabalığından öteye geçmez. Çünkü alt yapı eğitimi tam oluşmamış... Bizimkilerin çıtkırıldım birer fizik yapısında doğup büyüdükleri hepimizce bilinmektedir.
Tuncay'ın Sakarya'da iyi bir taban eğitimi eksiksiz alıp bugünlere geldiğini düşünebiliyor musunuz ? Şimdilerde dünya ondan bahsederdi, futbol topu ile olan fiziksel ilişkileri gözlere batarcasına kötü olmasaydı eğer...
Mesela Arda
Arda'yı ele alalım mesela... Bu oyuncu da bedeni futbol topuyla bütünleşmiş ve bileklerini tam bir bilardo ıstakası gibi mükemmel kullanıyor. Niye ama, tek top yapacağı yerde, üstüne adam bekliyor ? Yani aniden bastıran ikili-üçlü rakip oyuncuların içinden çalımlarla çıkmaya bayılıyor. Peki de, rakip de Arda'dan top kapma ve onun pozisyonunu bozma peşinde... Öyleyse kalabalıklarla boğuşmak yerine herkesi şaşırtıp yerinde paslarla rakipleri kendinden uzak tutsana... Ceza sahası içinde tek rakiple karşı karşıya kaldığın gol pozisyonlarını asla kastetmiyorum. Orada basacaksın çalımı, sonrası büyük ihtimalle gol olacak. Ancak Gerets olsun, bir başka yabancı hoca olsun, senden o yarışma gününü kurtarmayı bekledikleri için, rakip ayaklar seni salam doğrar gibi keserler. Yabancının ne umuru... Senin yarınki kadroda olmayışından onların değil, sadece Fatih Terim ve Türk insanının içleri yanar.* * *
Aslında burada sakatlar ordusunun ana sebebinin yeterince oluşmadan yarışmaya alınan genç bedenler ve iyileşmeden oynatılan sayısız doktor hatalarını vurgulamak istiyordum. Ayrıca futbolumuzdaki yabancı kargaşasının Milli Takım'a kaleden başlayarak defans-orta alan-gol bölgesinde oynayan ucuz yabancıların, milli kadronun teknik yönetimini ve geleceğini nasıl zora soktuğunu anlatmak istemiştim sizlere... Ancak ne yaparsanız yapın, bir faydası olamayacak.
Yönetim keşmekeşi
Bizi yalnız Türkiye'deki lig yarışmalarında konuşturan, Avrupa yarışmalarında SUS-PUS oluveren bol eurolu yabancı oyuncuların statüleri ve futbolumuzdaki yönetim keşmekeşi devam ettikçe, milli takımlarımızdan harikalar yaratmasını bekleyemeyiz. Onun için aylarca spor sayfaları ve gece TV programlarında spor ve futbolun dedikodularını üretenler, Yunanistan ile Norveç maçları sonrası lütfen fazla ahkam kesmeye girmesinler, yazı ve yayınlarındaki abartılarla...esenay@milliyet.com.tr

