
Çetin ALTAN
Şeytanın gör dediği
4-7 yaş çocukları için, eğlenceli, renkli resimli bir ansiklopedi
2-3 aya kadar torununun da bebeğini kucağına alma olanağıyla karşılaşmanın, kendi ömür serüvenimdeki şaşkınlığı şekerli bir afallaması içindeyim. Babamın sakladığı kendi bebekliğimden kalma minicik patikler ise, hâlâ kitaplıkta duruyor.
Ahmet Altan'ın doğumundan önce hazırlanmış mavi patikler için yazdığım yazı da, "Yeni Adam" koleksiyonlarında duruyor.
Ve dudaklarımın arasında bazen fısıltılı bir mısra dolaşıyor:
Gelen gideni görmez iki kapılı handır bu
***
Fenerbahçe Parkı'nda genç annelerle babaların gezintiye çıkardığı yeni yürümeye başlamış bebekler; arabalarının içinde gezdirilirken uyuyakalmış bebekler; büyükanneleriyle büyükbabalarının pusetlerini ite ite dolaştırdığı bebekler...
***
Hele hele 3'üne yeni basmış olan o kız çocukları... Bazıları yüzlerine sevecen bir gülücükle bakıldığını görünce, ufacık elleriyle bir öpücük gönderiyorlar.
Cumhurbaşkanının kim olacağı gümbürtüleri, görünmez bir rüzgârda savrulan ısırgan otları gibi, kaybolup gidiyor akıl ufuklarının dışına.
***
Pedagoglar, çocuklardaki temel kimliğin 3-7 yaş arasında peteklendiğini bilimselleştirmişlerdir.
Piyanolu bir evde doğmuş bir çocukla, 20 ciltlik bir kitap rafının bile bulunmadığı bir evde doğmuş bir çocuk arasındaki farklı peteklenmeler...
Bir ömür boyu bu farkın nasıl kapatılabileceğinin kancası, takılı kaldı içimde...
***
Herhalde böyle bir kanca başkalarının da içinde takılı kalmış olmalı ki, nihayet "Larousse Kitabevi", "İlk Ansiklopedim Larousse" adıyla 4-7 yaş çocukları için; eğlenceli, renkli resimli, olağanüstü çekici bir kitap yayımladı ve başka dillere çevirilerinin de; kitabın boyu posu, kapağı kâğıdı, renkleri resimleri ve harfleriyle tıpatıp aynı olmasını şart koştu.
***
Şimdi önümde "İlk Ansiklopedim Larousse"un Türkçesi duruyor. 16 milyon aileden oluşan Türkiye'de; her evde bulunması gereken, büyüklerin de zaman zaman karıştırmaktan vazgeçemeyeceği, küçücük çocuklar için eğlenceli, renkli resimli tılsımlı bir kitap.
***
4-7 yaş çocukları için yapılmış ansiklopedinin ilk sayfasını açıyorum.
Önce küçük beyaz bir yuvarlak ortasında şapşalımsı bir insancık karikatürü; yanında da bir başlık "Doğmak için dokuz ay"
Ve bir yatak içinde yüz yüze, renkli bir kadınla bir erkek karikatürü. Yanında da pembe bir zemin üstüne irice harflerle şu açıklama:
"Bebekler, dünyaya gelmeden önce dokuz ay boyunca annelerinin karnında yaşar. Bu dokuz ay süresinde gelişimlerini tamamlarlar."
Ve bebeğin 9 ay boyunca annesinin karnında her ay aldığı biçimlenmenin renkli karikatürleri.
***
Ansiklopedinin ulu orta bir sayfasını daha açıyorum. Yemyeşil bir çift sayfa; başlık "Kırda" ve yeşil bir zemin üstünde irimsi harflerle bir açıklama:
"Mısır ve buğday tarlaları, küçük köyler ve kasabalar, inekler, koyun sürüleri... Kırdayız!"
***
Yeşil sayfa üstünde karikatürümsü resimlerle açıklamalar, kısa kısa sürüyor:
"Çiftçiler, yetiştirdikleri ineklerin sütünden yararlanırlar. İnek sütünden tereyağı ve peynir yapılır. İnekler etleri için de yetiştirilir."
Bir başka açıklama:
"Çok yağmur yağan bölgelerde otlar daha yeşil olur."
***
Açıklamalar şöyle sürüyor:
"Hayvancılık yapan çiftçi, ineklerinin sağlığını yakından kontrol eder."
"İnekler çayırda otlar."
"Ve yalaktan su içerler."
***
Değişik bir sayfa daha. Başlık "Dinozorlar". Açıklama da şöyle:
"Çok uzun zaman önce, hatta insanlardan bile önce, dünyada dinozor adı verilen sıra dışı bir hayvan nesli yaşardı. Dinozorlar 140 milyon yıl yaşadıktan sonra yok oldular."
Sayfada eğlenceli kocaman dinozor resimleri.
***
"İlk Ansiklopedim Larousse"un Türkçe çevirisini, bendenizin de babası kadar yakını olduğum Yıldız Işıl Türkşen yaptı, büyük bir özenle.
***
Küçük çocukları olan ve hatta olmayan her ailenin, mutlaka şöyle bir göz atması gereken bir kitap "İlk Ansiklopedim Larousse".
Kitabın fiyatı 35 YTL olduğu için, birçok aileye pahalı gelebilir.
Ola ki basın da, bir kolaylık sağlar böyle bir çocuk ansiklopedisinin her eve girebilmesine.
***
4-7 yaş çocuklarının, okula başlamadan önce böyle bir ansiklopediyle kendilerince haşır neşir olmaları; başlangıçta pek ilgilenmeden bile olsa, sayfalarını azıcık karıştırmaları; çok değişik boyutta, geldikleri çevrelerin eziklik duygularını eriten bir kimlik yaratacaktır onlarda.
Büyürken, okullarda ezberlemeye zorlandıkları konulara karşı, bir yabancılık çekmeyeceklerdir.
Ve büyükler dahi zaman zaman bakmalıdırlar o ansiklopediye. Birçok şeyi eğlenerek ve şaşırarak öğrenecekler.
***
O minicik bebekler, yeni yeni yürümeye başlamış bebekler, kendilerine sevecen bir gülücükle bakan yaşlı dedelere öpücükler gönderen bebekler...
Dilerim onlar çekmezler, bizlerin yaşarken çektiklerini.
c.altan@prizma.net.tr

