
M. Ali BİRAND
Nevruz'a DTP damgasını vurdu
Bu yılki Nevruz kutlamaları, geçen yıllara oranla çok farklı geçti. Bazı şeylerin değiştiği, yeni bir sürecin başladığının sinyalleriyle doluydu.
Geçmiş yıllarda, Nevruz günlerinde PKK ön planda görünürdü. Gösterileri düzenler, nerede kavga çıkarılacağına, nerede güvenlik güçlerine saldırı düzenleneceğine karar verirdi. Nevruz PKK'nın bölge halkı üzerindeki etkinliğini gösterdiği, gücünü ispat ettiği bir olaya dönüştürülürdü.
Bu yıl PKK ön plana çıkmadı. Onun yerine DTP ön plandaydı. Gösterilerin nerelerde ve nasıl yapılacağını onlar saptadılar. Kontrolü ellerinde tutmasını bildiler. Hatta kendi kolluk güçleri sayesinde, olay çıkaran bazı gurupların işi abartmalarını önleyebildiler. DPT meydanlarda ağırlığını ve etkinliğini göstermesini bildi.
Akıllıca bir taktik uyguladılar. Herhalde PKK yöneticilerini ikna etmiş olacaklar ki, Nevruz'un bir güç gösterisine dönüşmesini önledikleri gibi, aksine bir siyasi etkinliğine imza attılar. Yakında seçimlere katılacak bir partinin propaganda şenliği gibi, şarkılı ve eğlenceli bir 'show' yaptılar.
DTP'nin yanı sıra, kutlamalara iki kişinin ismi damgasını vurdu. Bunlardan biri Öcalan, diğeri ise Leyla Zana idi...
Öcalan adına okunan mesaj çok netti...
Eğer İmralı'da hücresindeki koşulları düzeltilmez ve özellikle de sağlığı ile ilgili şikayetler ciddiye alınmazsa, Nevruz günü alanları dolduran binlerce insanın hesap soracağı mesajı verildi. Adeta, Nevruz'da bir araya gelen binlerce insanın birer Öcalan fedaisi olduğu sinyali verildi.
Bunun Türkçeleştirilmiş şekli, Öcalan'ın devleti tehdit etmesidir. Öyle satır aralarına iyi sıkıştırılmış da değil. Çok açıkça söylenen bir tehdit.
Bu yılki Nevruz'un örgütleniş şekli ve meydanları dolduranların sayısı, bence hayal kırıklığı yaratmış olmalı. Beklenen yüzbinler yoktu. Genelde cılız bir katılım oldu. 500 binlik kitlelerden söz ediliyordu. Sezen Aksu'nun son Diyarbakır konseri kadar dahi kalabalık değildi.
Olay çıkmaması yolunda verilen direktif, güvenlik güçlerinin soğukkanlı tutumuyla birleşince, korkulanlar gerçekleşmedi.
Çarşamba günü DTP, lideri hapiste bir siyasi hareket görüntüsü verdi. Öcalan'a, meydanlarda sahip çıktı.
Sonra, birden bire yok oluverdi.
İmralı'nın sinirlendiği, fazla ön plana çıktığı için de gazabına uğradığı söylentileri dolaştı. Uzunca bir süre görünmedi. Kuzey Irak'ta yaşadığı haberleri geldi. Siyasi hayatının bittiği sanıldı.
Çarşamba günü ise, müthiş bir geri dönüş yaptı.
DTP lideri Ahmet Türk ile birlikte oturdu ve coşkulu bir konuşma yaptı.
Demek ki, İmralı'dan olur gelmişti. Aksi halde onu oraya hiçbir kuvvet çıkaramazdı.
Leyla Zana'nın özellikle Avrupa'da önemli bir prestiji vardır. Bir sembol olarak görülür. Bunun yanı sıra, konuşması sırasında, Öcalan ile birlikte Barzani ve Talabani hakkındaki övgü dolu sözleri, geri dönüşünde Kuzey Irak yönetiminin etkisini de hissettirdi.
İşte bütün bunlardan dolayı, bu defaki Nevruz'un çok farklı geçtiği ve yepyeni bir dönemin açıldığı sonucuna varıyorum.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net

