|
 |
|
|
Ekrem Al ve Turgut Uçar
Bence / Fatih Tanfer
Türk Telekom Lig A’da takımlarımız Altay ve Karşıyaka Süper Lig yolunda hiç olmazsa ilk altı mücadelesi içerisinde yer almak için büyük bir uğraş içindeler. Geçtiğimiz hafta Altay kendi evinde Elazığspor’a 2-0 mağlup olarak büyük bir avantaj kaçırdı. Karşıyaka ise 45 dakika 10 kişi oynayan rakibi Eskişehirspor’a karşı 2 önemli puan kaybetti. Geride kalan dokuz haftada sergileyecekleri yüksek performansla umarım ki her iki takım da ilk altı içinde yer alırlar.
Yoğun ekonomik sorunlar altında kalan ve başta maliye, SSK ve birikmiş borçları çözme yolunda büyük çaba içerisinde olan iki kulübün en büyük avantajları, yönetim açısından sorunlarının en alt düzeye inmiş olmasıdır. Her iki kulüp adına da yoğun bir faaliyet gösteren yönetimler bu sorunların dü üstesinden gelecektir. Görülen odur ki, ilk hedefleri mali disiplin ve denk bütçe konusundaki gayretleri son derece yerindedir. Camialarının da elbette sportif başarıyı isteme hakları vardır. Unutulmasın ki, büyük borç altında ve geleceğine ambargo konulmuş kulüplerde bu mali disiplini sağlamazlarsa başarı beklenemez.
Her iki takımın bir avantajının da Teknik Direktörleri Ekrem Al ve Turgut Uçar olduğunu görüyorum. KSK’nın dümenindeki Turgut Uçar’la geçtiğimiz günlerde yerel bir televizyonda yayınlanan futbol programına konuk olduk. Beyefendi kimliğini, inandığı hedef doğrultusunda kesin kararlı adımlar atan bir teknik adam olduğunu burada bir kez daha gördüm. Ayrıca rakiplerine karşı üslubu da nazik ve Fair Play kurallarına uygun. Taraftar ve yönetim desteğini arkasına alan Uçar’ın hedefe ulaşma yolunda sağlam adımlar attığına inanıyorum.
Büyük oynuyoruz, kazanıyoruz
Altay Teknik Direktörü Ekrem Al’ı ise pazartesi akşamı bir televizyon programında izledim. Deneyimli teknik adamı bugüne kadar en yakın sadece saha kenarında görev yaparken gördüm. Bu hafta söylediği cümleler son derece dikkat çekici ve iyi niyetliydi. Özetleyecek olursak şöyle:
''Altay’da işler iyi gidiyor. Bizde birkaç kapı var. Futbolcu hangi kapıyı çalacağını bilir. Hangi kapıyı çalsa muhatabı var. Sevgi var, şevkat var. Genç değerlerimiz Altay için çok önemli. Onları daha yükseklere yollama savaşındayız. Yönetimin bize bakış açısı çok önemli. Camia bize inanıyor. Bize de çok çalışmak ve motive olmak kalıyor. Bundan sonrasını maç maç düşünmek zorundayız. Seyirciyi tatmin edecek bir takımımız var. Biz büyük oynuyoruz, kazanıyoruz, küçük oynamıyoruz. Yeter ki ilk 6’ya girelim. Kasımpaşa maçını alma zorunluluğumuz var. Bu bir psikolojik dayatma değil, gerekliliktir. Antrenör bir takımda ateşlemeler yapar, ancak futbolda üretim şarttır. Yaptıkları bazen tutar, bazen tutmaz. Eğer finallere kalırsak, konsantrasyonu en üst düzeyde olan bir takım olduğumuz için kazanamayacağımız karşılaşma yok.''
Turgut Uçar’la televizyonda birebir konuştum, Ekrem Al’ı ise televizyonda izleyip, düşüncelerini dinledim. Her ikisinin de inanç ve takım sevgilerini bütün kalbimle hissettim. Ancak bana göre Gençlerbirliği OFTAŞ, İstanbul BŞB ve Malatyaspor ilk üçü büyük bir aksilik olmazsa garantiledi gibi. Geriye kalan üç kontenjan için sekiz takım arasında müthiş yarış sürecek. Her gün yeni bir engelle karşılaşılsa da bu kıymetli hocaların, izledikleri strateji ile başarıyı kovalayacağına inanıyorum.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|