İpek kadar 'sağlam' ve başarılı kadınlar
Sedef Kabaş'ın, yeni kitabı 'İpek Dokulu Başarılar' yayımlandı. Kitapta, Güler Sabancı'dan Tansu Çiller'e, Türkân Şoray'dan Perihan Mağden'e 41 kadının başarı öyküsü var
MİRAÇ ZEYNEP ÖZKARTAL
"Çelikten daha sağlam, pamuktan daha hafif, kauçuktan daha esnek olan ipek, adeta mükemmel bir bileşimdir. Tıpkı kadınlar gibi..." diye başlıyor "İpek Dokulu Başarılar" adlı kitabına Sedef Kabaş ve 41 kadının başarı öykülerini anlatıyor. "Türkiye'de başarıya giden yol kadınlar için çok daha uzun, dönemeçli ve engebeli" diyen Kabaş, "İpek Dokulu Başarılar" için 10 yıl süresince televizyonda yaptığı yaklaşık 1000 söyleşiden, ülkemizde kadınların verdiği mücadeleyi yansıtacak 40 başarılı ismi seçmiş. 41. isim Güler Sabancı ile ise bu proje için özel olarak konuşmuş.
Bu söyleşilerde, Tansu Çiller'den Türkân Şoray'a, Perihan Mağden'den Prof. Dr. Beyza Bilgin'e iş, siyaset, basın, halkla ilişkiler, müzik, edebiyat, sinema, tiyatro, bale, moda ve bilim dünyasının başarılı kadınlarının zorlu kariyer öyküleri yer alıyor.Ama tabii, Sedef Kabaş'ın da bir 'başarı öyküsü' var. Boğaziçi Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler eğitiminin ardından Boston'da televizyon haberciliği okuyup Atlanta CNN'de iki yıl çalıştı. Türkiye'de çeşitli kanallarda hazırladığı söyleşi programlarının yanı sıra, üniversitelerde ders de veren Kabaş, bu kitaptan önce "Sesli Düşünenler" ve "Zamanı Dize Getirenler" adlı iki kitap yayımladı.
'Ne zaman evleneceksin kızım?'
Kabaş, bu başarıların çok kolay gelmediğini söylüyor: "Ne olursa olsun bir erkek meslektaşınızdan daha donanımlı, eğitimli ve becerikli olmak zorundasınız. Üstelik buna rağmen erkek meslektaşınız tercih edilebilir. Ki televizyon görsel bir medya alanı ve kadınların fizikleri nedeniyle izlenilirliklerinin daha yüksek olduğuna dair genel bir kanaat var. Bu bir avantaj olabilir, ama her zaman değil. Eğer karar vericilerden biri olmak istiyorsanız ayrımcılıkla karşılaşıyorsunuz. Ben de bunun örneklerini yaşadım."Kabaş'ın Halkla İlişkiler Uzmanı Sibel Asna ile yaptığı söyleşinin başlığı, "Hiçbir kızı annesi genel müdür veya cumhurbaşkanı olsun diye yetiştirmiyor."
Katılıp katılmadığını sorduğumuzda, belki de kariyer sahibi olmaya çalışan pek çok kadının karşılaştığı bir durumdan bahsediyor: "Ne kadar başarılı olursan ol, hâlâ anneler kızlarına 'Ne zaman evleneceksin?' diye soruyor. Dizilerde bile Sindirella senaryosu kurgulanıyor. Kadın güzel olacak, hasbelkader meslek sahibi olsa bile ancak evlendiğinde mutlu, anne olduğunda saygın olacak. Kadının varlık nedeni bunlardan ibaret değil."
Prof. Dr. Necla Arat'ın kitapta yer alan "Bütün dinler kadına ikinci bir cins, hatta suçlu bir varlık olarak bakıyor" cümlesini şöyle yorumluyor Kabaş: "İktidar sahibi erkekler güçlerini paylaşmamak için, kadınları sorgulanmayacağını düşündükleri din ve gelenek gibi kavramlarla kıstırmaya çalışıyor. Yoksa dinin özünde ayrımcılık olmasına imkân var mı?"
Zalimin cazibesi
Bu kadar karamsar konulardan sonra konu aşka geliyor. İnci Aral söyleşi sırasında şöyle bir tespitte bulunmuş: "Kadınlar kendilerine en çok acı çektirecek erkeklere âşık olur." Kabaş da onaylıyor bu tespiti. "Aral, kadının iç dünyasını çok iyi anlatan bir yazar. Çok güzel bir itiraftı bu. Çevremize baktığımda pek yanılmadığını görüyorum. Kadınlar annelik içgüdüsüyle hareket ettikleri için, o koruma-kollama, sorun çözme güdüsüyle sorunlu erkekleri daha cazip buluyor olabilir."
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

