|
 |
|
|
Yazgının uzun labirenti
Astrolojik haritamız tüm zamanı, geçmişi, şimdiyi ve geleceği içinde barındıran bir kodlar bütünüdür
hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99
Şimdi zihnimizde bir deney yapalım. Eğer hayatımız kritik anlarda verdiğimiz kararlar sonucunda şekilleniyorsa, bu seçimlerimizle kendi yönümüzü çizdiğimizi düşünebiliriz. Ancak seçimlerimizde ne kadar özgürüz? Seçimlerimizi belirleyen şey nedir?
Aslına bakarsanız, her an seçimlerde bulunuruz ve bu seçimler o anki zihin durumumuz ve duygularımıza dayalıdır. Eğer astrolojik haritamız kozmik bir DNA gibi düşünülürse, bu DNA'nın gerektirdiği biçimlerde davranırız.
Astrolojik haritanız aslında tüm zamanı, geçmişi, şimdiyi ve geleceği içinde barındıran bir kodlar bütünüdür. Her an şimdiyi yaşarız ve her an içinde hem geçmişi hem de geleceği barındırır. Eğer bu gözle bakarsak, şimdi verdiğimiz kararlar geleceğimizi belirler.
Verdiğimiz tüm kararlar bizi geçmişten geleceğe taşırken, aslında bu kararların rastgele değil, kendi içinde anlamlı bir düzen içinde gerçekleştiğini görebiliriz. Her verdiğimiz yeni kararla, önümüzde yeni kapıların oluştuğunu görürüz.
Hayat bir labirent gibidir
Astrolojik haritamız zaman içinde kendini değişik şekillerde ortaya koyar ve her yeni seçimimizde önümüze yeni kapılar getirir, sanki bizimle oyun oynar gibi, sanki labirentteki peyniri bulmaya çalışan fare gibi bizi bir koridordan diğerine taşır. Sola, sağa dönebilir ya da istersek düz devam edebiliriz ancak her dönüşümüzde haritamız kendi DNA'sına bağlı olarak yeni bir yol daha oluşturur.
Astrolojinin simgeleri, gezegenler, burçlar ve evler bizi kozmosa, evrene açan DNA'nın bileşenleridir. Bu bileşenler her an yeni bir yapılanmayı, yeni bir geleceği şekillendirmeye açıktır. Labirente yukarıdan bakmak için labirentten çıkmamız, bu kozmik işaretleri, bizi biz yapan DNA'nın kodlarını okumamız gerekir.
Görüşmelerimde şu soruyla karşılaşırım: Peki bu iyi mi kötü mü? Bu soru aslında bizi hiçbir yere götürmez çünkü labirentte sola ya da sağ dönmek ne iyidir ne de kötü. Hayatın kendisidir. İyi ve kötü, güzel ve çirkin hepsi aynı şeyin iki kutbudur.
Kendimizi hayata bırakabilme cesaretini gösterebilirsek, bu labirentten kurtarabilir ve "bir" olanla, yaratıcıyla ve kendimizle karşılaşabiliriz.
|
|
|

|