
Ece TEMELKURAN
Kıyıdan
İşte habercilik! İşte haber!
Türk halkına olan, zor zamanlar için bir kenarda beklettiğim güvenimin önemlice bir kısmı, halkımın hayvanlar âlemiyle kurduğu enteresan ilişkiye dayanır. Pelikan, balina veyahut da yunus gibi gündelik hayatımızda var olmayan hayvanlar karşıma çıktığında daha önce de dikkat çekmiştim bu bahse- bu hayvanlara Türk halkı otomatikman "Garip" ismini takar.
Pelikana patik ören nineden, yunustan kendine kanka seçen balıkçıya kadar geniş bir yelpazede cereyan eden halkımın bu enteresan "hayvan dostluğu" kesinkes araştırmaya değerdir.
Bilhassa hayvanlara insan ismi takarak bilumum hayvanata kişilik kazandırmak da, bu hayvanları birer mahalle arası kahramanına çevirmek de halkımın bir başka tutumudur mesele karşısında.
Ejder Yaşar sakin ama rahat
Dün işte Radikal gazetesinde bununla ilgili bir haber vardı. Serkan Ocak, Serdar Sakızoğlu ve imzası kullanılmamış DHA muhabirlerinin hazırladığı, muhtemelen en son kalite bir editörün elinden geçmiş son derece matrak, son derece şahane bir haber vardı:
Star hayvanların akıbeti ne oldu?
Şırnak'ta yarı ölü halde bulunan Ejder Yaşar isme dikkat isterim- Boğaziçi Hayvanat Bahçesi'nde sakin ama rahat bir hayat sürüyormuş. Kendisi "bakıcılarıyla mesafeli ve eldivenli bir ilişki" sürdürüyormuş, zira ısırınca fena koparıyormuş.
1992'de Sinop'un Gerze açıklarına gelerek kendine bir muhit edinen Beyaz Balina Aydın, daha önce kaçmış bulunduğu Ukrayna'ya geri gönderilmiş ve fakat Gerzelileri bir an olsun unutamayan Aydın, 1993'te yeniden muhite geri dönmüş. O günden sonra bir daha kendisinden haber alınamamış.
Sarı bir Murat 124'ün arkasına yüklendiği gün İngiltere'deki gazetelerin bile manşetlerine taşınan Dana Ferhat ise Güler Sucukları'na feda edilmiş.
Benim en sevdiğim haber ise "Pelikan Osman'dan realist tavır" başlıklı haber. Şöyle:
Golyad kendine harem kurdu
"Sosyal ortamları seven Osman, Balıkesir'in Marmara ilçesinde bir açılış törenine katılan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'yu platform önüne kadar gelerek selamlayınca boy boy fotoğrafları basıldı. O ilçenin sembolüydü. Gel gör ki sembol olmak karın doyurmuyordu. İlçede balık bitince Osman geçen hafta aniden bir yılı aşkın bir süredir yaşadığı yeri terk edip Erdek'e kaçtı.
(...) Erdek sokaklarında dolaşmaya başlayınca eski popülaritesine kavuşan Pelikan Osman birkaç gün önce geri götürüldü. (Kendisine Erdek'te kucak açan çay bahçesi işletmecisi) Aycıl, 'Bu kuş Marmara'nın simgesi, deyip götürdüler. Ama iki saat sonra geri döndü. Burada olmaktan mutlu' diye konuştu.
Ankara Hayvanat Bahçesi'nden kaçan Piton Pakize'yi hatırlarsınız herhalde. O da bakıcılarını dertlendirmiş epeydir. "Dili yok ki konuşsun" diyen bakıcılar, Piton Pakize'ye bakıp bakıp kederleniyorlarmış.
"Allah" dediği söylenince sirkten paçayı kurtarıp İzmir Hayvanat Bahçesi'ne getirilen aslan Golyad ise kendine harem kurmuş. İki hanımefendiyle birlikte gününü gün ediyormuş.
Bu şekilde işte. Habercilik diye ben buna derim. Yapanların gözlerinden öperim.
ecetem@hotmail.com

