Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Mart 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Alem buysa kral Kaya Çilingiroğlu!

Bir kadına cinsiyetini malzeme edip hakaret etmeyi, onu "kötü" ilan etmeyi haklı gösterebilecek bir sebep var mı?


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Tuba Ünsal ile Kaya Çilingiroğlu meselesine girmeyi düşünmüyordum aslında. "Mesele duygusal değil, tamamen iş" derler ya hani mafya filmlerinde birini "temizlerken"... Aynen öyle. Tabii durumu anlayana kadar ben programda ara bulmaya çalıştım ya, o da benim iyi niyetim, duruma aymamam...
Seda Sayan'ın programında konu olunca, bir de üstüne "Dobra Dobra"da Şenay Düdek'in ve Arto'nun söyledikleri... Ama hem olayın olduğu sırada tanık olduklarım hem de sonrasında yazılanlar, söylenenler... Gel de sessiz kal.
Ben hâlâ tüm saflığımla olduğum gibi olmayı, düşündüğüm gibi konuşmayı, hissettiğim şeyleri söylemeyi, doğru bildiklerimi savunmayı sürdürdüğüm için bazen kalakalıyorum.
"Bu kadar acımasız olunabilir mi?" diye ha bire kendime soruyorum. Hatta Seda'ya da program arasında "Nedir bu kadar insanı sapıttıran, para mı, adının gazetelerde geçmesi bu kadar önemli mi, bunlar için ruhunu reytinge satmak niye?" diye sormadan duramıyorum... Seda da ben saf kulunuzu aydınlatıyor...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Kaya Çilingiroğlu karşısına geçip konuşmaya başladığınız zaman son derece aklı başında bir adam. Her şeyi dosdoğru algılıyor. Kafası tıkır tıkır çalışıyor. "Alemlerde" kavrulmuş; tıpkı sokak çocuklarının zekasının kıvraklığı gibi alemlerin zekasıyla eğitilmiş... Ne yaparsa medyada bir hafta yazılıp konuşulacağını çoktan öğrenmiş...
En önemlisi de yaptığı işle değil de birlikte olduğu kadın sayesinde tanınmış biri. Aynı Murat Taşdemir gibi. Onu da Banu Alkan sayesinde tanıdık. Kaya Çilingiroğlu'nun tanınması da yanlış hatırlamıyorsam ilk 1983'te Ahu Tuğba'yla olmuştu. Tesadüf o ki kadınlara karşı tavırları da tıpatıp aynı. Nedense?
Peki Tuba Ünsal?
Daha 23 yaşında.
Şenay diyor ki; "O öyle zeki biri ki, beğendiği evi uygun fiyata tutabilmek için bir sürü kişiyi gönderip en son kendisi uygun bir fiyat teklif ederek tutmuş". Ama bu çok bilinen bir numara Şenay. Yani Tuba'nın zekası değil mevzu...
Arto da uçmuş güzelim, "O tek parmağında oynatır bir erkeği" türü lak lak yapıyor.
Peki meselenin özü nerede?
Tuba zeki olsun ya da olmasın, programın sunucusu olarak haddini aşsın ya da aşmasın -ki kim böyle bir hakarete maruz kalıp da sessiz kalabilir, ayrıca kalmasın da-; alemlerde yetişmiş, yoğrulmuş, eski karısının reytingmetre algısı kendisine de bulaşmış biri tarafından canlı yayında sözlü tacize uğramaya, sonrasında "kötü kadın" ilan edilmeye sebebiyet verecek bir şey var mıydı? Kasıt var mıydı? Tuba'nın Kaya Çilingiroğlu'na bir kastı olmadığına, Kaya Çilingiroğlu'nun bile isteye üstüne alındığına ben tanığım açıkça...
Hem sebep bulursak bir kadına cinsiyetini malzeme edip hakaret etmeyi, onu "kötü" ilan etmeyi haklı hale getirebilecek miyiz?

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Dediğim gibi, olan aslında bir "iş"ti. Özür dilemeler, meyve sepetiyle gönül almaya çalışmalar aslında iş gereğiydi diye bakıyorum... İş ortamı acımasızdır. Vicdanı tozlu raflarda unutturur insana. Bana, söylediğim ya da yazdığım şeyler nedeniyle "Çelişkili davranıyorsun" dediklerinde bu yüzden anlayışla karşılıyorum söyleyenleri.
"Kazanmak ya da vicdanlı olmak çelişkisi bahsettikleri herhalde" diyorum. Ama oyunun kuralını kendim belirlemeyi tercih ederim. Şimdiye kadar kazandığım okuyucuyu, beni dinleyenleri ve sözüme değer verenleri de böyle "kazandığımı" düşünüyorum. Egom da şişirilmeye ihtiyaç duymayacak kadar memnun halinden...
İyi oyunlar herkese...

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Hayat benimle çok oynuyor!"
İnternet sitenize kayıt oldum, çok mutluyum. Sizi TRT'de "Ademler ve Havvalar" programında izledim. Oyun teorisine dayanarak açıklamalar yapıyordunuz. Bu teoriyi anlamak için hangi kitabınızı almalıyım? Çünkü buna çok ihtiyacım var. Hayat benimle çok oynuyor, "Ben de bu oyunda varım" diyebilmek için sizden yardım istiyorum. Çok teşekkür ederim şimdiden. Sevim B.
* * *
Oyun teorisi ile ilgili merak dolu mektupları çok alıyorum. O yüzden öncelikle "Erkekleri Kullanma Kılavuzu" ve "Kadınları Kullanma Kılavuzu" adlı kitaplarımın arkasına da bilgi mahiyetinde koyduğum "Bazı Okuma Kitapları" bölümünü www.ilhanuckan.com'da yayımlamaya başladım. Ayrıca internette "oyun teorisi" olarak arama yaptığınızda da son derece tatmin edici bilgilere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yeter ki siz konuyla ilgili bir şeyler öğrenmek isteyin. Öğrendiklerinizin hayatınızı değiştireceğine eminim. Böylece "oyuncak" olmak yerine "oyuncu" olmaya adım atmış olursunuz.

Erkek Köşesi!

"Kötü kadın"ı nasıl ayırt edersiniz?
Biraz acımasız bir test bu. Ama bu testle kendi vicdanınızı da yoklamış olacaksınız. Üstelik uygulama rahatlığınıza bakarak geçmişten gelen, açık kalmış yaralarınızı da bir yoklamış olacaksınız... Bunun için sadece bir kadına cinsiyeti üzerinden hakaret etmeniz yeterli. "Senin ne mal olduğunu biliyorum"diyebilirsiniz mesela. Cevap vermesi, verirken kendini savunma biçimi ya da cevap vermeyip sessiz kalma şekli size bütün merak ettiklerinizi açıkça gösterebilir... Sonra da böyle bir teste ihtiyaç duyma nedenlerinizi öğrenmek için bir psikiyatra gitmenizi şiddetle öneririm.

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Bana söylediğin şeyleri hak etmedim...
Erkek: Üzgünüm, amaç aracı meşrulaştırır.
* * *
Erkek: Sen benim kim olduğumu biliyor musun?
Kadın: O kadar da saf değilim...

Öptüm sizi
Cem Arslan için "Abuk sabuk konuşuyor, standartlarımız yerlerde sürünüyor herhalde!" diye yazmıştım ya; bana gelen mail'lere bakınca tespitimde ne kadar haklı olduğumu gördüm. Seviye sahiden yerlerde yazanlarda... Cem Arslan'a ve dinleyenlerine bir selam daha farz oldu elbette.


CUMARTESİ
Sergi salonunda filmlerden defile
"Bir yanım sahnede olmak bir yanım yalnızlık istiyor"
Dans eden kıyafetler
Artık markalar da dövme yaptırıyor
En moda En yeni
ne var, ne yok
Nelerden korkuyorsunuz?





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet