
ANALİZ
Orta yaş krizi AB'yi zorluyor
Avrupa Birliği'nin geçmiş 50 yılda sergilediği performans hayli başarılı ancak asıl sorun bundan sonraki dönemde aynı seviyenin sürdürülebilmesi. 27'ye ulaşan üye sayısıyla gerçek bir kimlik bunalımı yaşayan ve bir bakıma orta yaş krizi geçiren AB'nin, mevcut sistemle kendisinden beklenen ilerlemeyi kaydetmesi ise şüpheli görünüyor.
Bundan 50 yıl öncesine bakıldığında "Birlik ruhunun" egemen olduğu net bir şekilde görülse de son yıllarda ulusal çıkarların Birlik çıkarlarının önüne geçmesi AB'nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumun en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. AB gündeminin halktan neredeyse tamamen koptuğu, ilerlemeyi sağlayacak siyasi iradenin varlığının sorgulandığı bir ortamda, AB'nin üstesinden gelmesi gereken ana sorunlar ise şu şekilde sırlanabilir:
AB, genişlemiş yapının işlemesini sağlayacak yeni bir kurumsal uzlaşıyı 2009'a kadar bulmak zorunda. Birlik yaşlanan bir nüfusa sahip. Bunun sosyal güvenlik sisteminde krize neden olmaması için acil reform şart. AB, yaşlanan nüfusla birlikte ortaya çıkacak işgücü açığının kapatılması için göçmenlere kapılarını açmak zorunda kalacak. Globalizasyonun etkilerini yakından hisseden AB, rekabetçi gücünü tamamen yitirmemek için daha esnek bir çalışma rejimine geçmenin baskısını hissediyor. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve güvenli aktarımının sağlanması da kısa vadede halledilmesi gereken sorunlar arasında. AB, uluslararası alanda tek sesle konuşmayı başarıp "siyasi cüce" yakıştırmasından kurtulmanın yollarını aramak durumunda. Genişleme ve özellikle Türkiye konusu AB açısından önemli bir sıkıntı kaynağı olmayı sürdürecek. AB'nin Türkiye'nin üyeliğine öncelikle kendisinin inanması sonra da halkını ikna etmesi gerekiyor. Süreçte net mesajlar verilmesi Ankara için olduğu kadar global bir aktör olmak isteyen Brüksel için de önem taşıyor.