Şu Çılgın Türk fotoromancılar
Türkiye'nin ilk fotoromanı "Cumartesi Saat 4'te"nin senaryosu Turgut Özakman'ın çıktı. 'Şu Çılgın Türkler' adlı romanıyla tanınan yazar, fotoromanı 44 yıl önce çalakalem yazmış!
ANKARA AA
Türkiye'nin ilk fotoromanını "Şu Çılgın Türkler" adlı kitabı gündemden düşmeyen Turgut Özakman'ın yazdığı ortaya çıktı.
44 yıl önce Ses dergisinde yayımlanan "Cumartesi Saat 4'te" adlı fotoromanın ilginç öyküsünü anlatan fotoğraf sanatçısı Ozan Sağdıç, "O dönem İtalya'da bir fotoroman furyası vardı. Baktım, fotoğrafları yan yana diziyorlar, üzerlerine baloncuklarla yazı yazıyorlar. 'Bunu ben de yaparım' diye düşündüm. Hemen Turgut Özakman'a gittim, 'Bana bir senaryo yazıver ağabey' dedim. 1963 yılı, 'Cumartesi Saat 4'te' diye çalakalem bir şey yazdı. Herkesin hoşuna gidecek bir macera, 26 sayı sürecek bir fotoroman çevirdim" dedi.
Gülek'in evinde çekilmiş
Fotoromanın başrollerini ise o zamanlar genç birer sanatçı olan Türk tiyatrosunun iki ünlü ismi Semih Sergen ve Işık Yenersu ile sonradan ABD'ye yerleşen Çiğdem Sarıışık'ın üstlendiğini söyleyen Sağdıç, bu fotoromanın ardından "çorap söküğü" gibi başka çalışmalar yapıldığını ve adeta "peynir ekmek gibi" satıldığını anlattı.Fotoroman için kullandıkları mekânların da çok ilgi çekici olduğunu belirten Sağdıç, "Plato olarak Kasım Gülek'in evini kullandık" dedi. Polis akademisinin laboratuvarı ve şehirlerarası telefon santralının da fotoroman mekânları arasında yer aldığını anlatan Sağdıç, fotoromanın daha sonraki gelişim öyküsünü de şöyle aktardı:
"O zaman manupleli, fişli santrallar kullanılırdı. Yani PTT Başmüdürlüğünün şehirlerarası santralı, belediyenin evlendirme dairesi, karakollar falan böyle, hep hakiki mekânlar seçtik. Çok ilgiyle izlendi."
Ozan Sağdıç:
Çetin Emeç "Yine 12'den vurmuşsun Ozan" dedi"Fotoromanı dergiye danışmadan çektim. Sürpriz yapıp hazır olarak götürdüm. O zaman Ses dergisinin yazı işleri müdürü Çetin Emeç idi. Emeç'in önüne koydum, şöyle baktı, gülmeye başladı, 'Ozan yine 12'den vurmuşsun' dedi. Hemen o hafta yayına koydular. İyi de prim verdiler, yani İtalya'da kaç para veriyorlarsa bana da o kadar verdiler."
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

