Çiçek: Seçilecek olanlar biz değiliz
Bakan Çiçek, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda seçimleri engellediği iddialarına, "Bu iş çözülecektir. Ülkeye gelebilecek en büyük felaket, yargının siyasallaşmasıdır" dedi
Şakir Aydın - İstanbul
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Danıştay ve Yargıtay üyelikleri için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) yapılacak seçimleri engellediği iddialarına yanıt verdi. Bu konuyu sorun olarak görmediğini belirten ve daha önce de zamanında seçimlerin yapılmadığını kaydeden Çiçek, "Bu iş çözülecektir" dedi.
Bakırköy Adalet Sarayı'nın dün açılışında konuşan Çiçek, yaptığı onca hizmetten sonra çivi çakmamış olanların ithamına maruz kalmanın kanına dokunduğunu da belirtti. Çiçek, "Bu ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket yargının siyasallaşmasıdır. Ben bu anlayışı savunan bir insanım, bu anlayışla çalışıyorum. Kim aksini düşünüyorsa herkesin huzurunda, her mekânda hesabını vermeye hazırız" diye konuştu.
'Yargının yedeği yok'
Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Eksik ve yanlış bilgilerle insanlar diyorlar ki, yargıda siyasallaşma var. Eski tapu kayıtları vardır. 'Şarken bayır garben çayır' diye başlar. Türkiye'de bayırı da çayırı da olmayan arazi var mı? Bu siyasallaşma lafı aynen 'Şarken bayır garben çayır' gibi bir ifade. Bu Adalet Bakanı, bu hükümet ne yapmış da yargıyı siyasallaştırmış. Anayasa, aynı Anayasa. Hâkimler aynı hâkimler."
Yargının yedeği olmadığını ifade eden Çiçek, "Yargı siyasallaşmamalıdır, hem içerden hem dışardan. Kim siyasallaştırırsa en başta yargı olmak üzere bu ilkeye en büyük kötülüğü yapmış olur. Yargı bir siyasetin, bir ideolojinin de uzantısı olmamalıdır. Yargının ideolojisi bellidir. Hukuktur" dedi.
'Sorun görmüyorum'
Boş bulunan yüksek yargı üyeliklerine atama yapılamamasıyla ilgili eleştirilere yurtdışında bulunduğu için yanıt veremediğini belirten Çiçek, şunları söyledi:"İlk defa üyeliklerin boşalmasının hemen ardından seçim yapılmamış değil. 1992'den bu tarafa kayıtlara baktım. Süresi içerisinde seçim yapıldığı dönemler de olmuş, uzunca bir süre beklenildiği dönemler de olmuş."
Yargıtay'da 10 üyelik, Danıştay'da da dört üyelik boşaldığında seçim yapıldığını anlatan Çiçek, 2006 yılında Yargıtay'da 18 üyeliğin boşaldığını, "Niye bu seçim 2006'da yapılmadı?" diye sormak gerektiğini söyledi.
En büyük sıkıntıyı yaşayan müsteşarının Türkiye'ye hizmetten başka bir gayreti olmadığını savunan Çiçek, "Bu kurumun içerisinde seçim varsa rekabet de, arzular da, gayretler de olacaktır. Ama ne sayın Müsteşar ne ben bu tartışmaların içerisinde olmayız. Ne Müsteşar, ne ben Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı olacak değiliz. Üye olacak değiliz. Bir an evvel uygun bir çözümle bunu ülkenin gündeminden kaldırırız diye düşünüyorum" dedi.
'Meşruiyet Meclis'tedir'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hâlâ hukuk ve adaleti milleten esirgeyebileceğini düşünenler bulunduğunu belirterek, "Hâlâ hukuku karanlık odalara hapsetmek isteyenler var. Milletin meclisinde oturup meşruiyeti başka meclislerde arayanlar bu millete layık olamazlar" dedi.
Erdoğan, devletin temel nitelikleri olan demokratik laik, sosyal ve hukuk devleti olma vasıflarının asla birbirinden ayrılamayacağını, hiçbirinin bir diğerine feda edilemeyeceğini her zaman vurguladıklarını kaydetti.
Erdoğan, "Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk ise devletin temel direğidir. Hukuk devletinin en bariz vasfı ise, o ülkede karanlık odaların olmamasıdır. Yani şeffaflıktır. Türkiye bu alandaki demokrasi ayıplarından büyük ölçüde kurtulmuştur" diye konuştu.
Türkiye'de bazı çevrelerin henüz bu değişime ayak uyduramadığını kaydeden Erdoğan şöyle devam etti:
"Ne yazık ki, hâla hukuku, adaleti milletten esirgeyebileceğini düşünenler var. Hâlâ hukuku karanlık odalara hapsetmek isteyenler var. Artık bu ilkel bu zaman dışı anlayışların tedavülden kalkması gerekir. Milletin meclisinde oturup meşruiyeti başka meclislerde arayanlar bu millete layık olamazlar. Demokrat bir zihne sahip olamazlar, çağdaş değerlerin temsilcisi olamazlar. Demokrasiden ve hukuktan asla feragat etmeyeceğiz, geri adım atmayacağız."

