Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mart 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sahibinden Antep yemekleri

Kazan Antebi'de müşterilerin yediği Gaziantep yemeklerini lokantanın sahibi Ali Büyükuncu hazırlıyor


İstanbul'da şimdilerde Gaziantep yemekleri hazırlayan lokanta sayısı arttı. Kazan Antebi bu çok sayıdaki Antep lokantasından farklı bir lokanta. Burada müşterilerin yedikleri Antep yemeklerini lokantanın sahibi mutfakta kendi hazırlıyor.
Kazan Antebi'nin hikayesini baştan anlatayım... İstanbul'daki Gaziantepliler, ne kadar nefis baklava yaparsa yapsın "Antep'te yapılmış baklava başkadır" derler. Gazianteplilere göre günümüzde Antep'in baklavada üç büyükleri Zeki İnal, İmam Çağdaş ve Ömer Güllü'dür.

Acıbadem'den Caddebostan'a
İstanbul'daki Gazianteplilerden Gürbüz amcamız (Dr. Gürbüz Barlas) bir gün müjdeyi verdi. "Gaziantepli bir hanım, Arnavutköy'de karakolun sokağında küçük bir dükkan açtı. Her gün otobüsle Gaziantep'ten Zeki İnal'ın baklavalarını getirtiyor. Öğleden sonraları taze taze baklava satıyor. Hemen tükeniyor. Tavsiye ederim" dedi.
Böylece Fatoş Büyükuncu hanımı tanıdık. Fatoş Büyükuncu'nun eşi Ali Büyükuncu'nun Gaziantep'te un fabrikası, makarna fabrikası, sentetik çuval fabrikası varmış. Sonra işlerini tasfiye ederek İstanbul'a gelmişler. "Ne yapalım?" diye düşünüp araştırırken, Antep baklavası getirerek satmaya başlamışlar.
Derken beş yıl önce bir de baktık, Arnavutköy'deki dükkanı terk etmişler. "Ne oldu?" diye araştırdık. Öğrendik ki, Acıbadem'de, İş Bankası Blokları'nın karşısında Antebi adıyla küçük bir Antep lokantası açmışlar.
Ali Büyükuncu Gaziantep yemeklerine meraklıymış. O küçük lokantada bir de lahmacun ve pide için odun fırını yaptırmışlar. Ve de iddialarına göre İstanbul'un en iyi lahmacununu satmaya başlamışlar. Bu içkisiz lokanta çok beğeni görmüş. Karı-koca bu küçük lokantayı işletirken, bir gün turizmci Akın Özkan'dan teklif almışlar. Akın Özkan "Geliniz. Benim Caddebostan'daki lokantayı Antebi'ye dönüştürünüz. İşletiniz" demiş.
Böylece, Acıbadem'deki küçük Antebi'nin ağabeyi Kazan Antebi iki yıl önce Caddebostan'da açılmış.

Kebaba hazırlandık
Caddebostan'da, Bağdat Caddesi üzerindeki Mado'nun karşısından içeriye giren Rıfat Bey Sokak üzerindeki Kazan Antebi'nin güzel bir yemek salonu, yazın yaz bahçesine dönüşen bir camlı kış bahçesi, tertemiz bir mutfağı var.
Müşterileri, Fatoş Büyükuncu ile salon sorumlusu Erdal Kurt karşılıyor. Ali Büyükuncu mutfakta yemekleri hazırlıyor. Masalar tertemiz. Beyaz örtülü. Havalandırma iyi.
Gelelim yemeklerine, daha doğrusu yemeklerinin diğer Gaziantep lokantalarından farkına. Kazan Antebi'ye giderken "Gaziayıntaplı" dostlarımız uyardı. "Arap köftesi ile içliköfte yiyin" dediler.
Masaya oturduk. Antep lokantalarında masayı peynir ve salata çeşitleriyle süslerler. Bize ne yiyeceğimiz tembihlendiğinden seçici olduk.
Zeytin piyazı, dağ kekiği ile hazırlanmış zahter piyazı (Antakya), cevizli biber (Antakya), soğuk humus (Antakya), soya fasulyesi ile hazırlanmış maş piyazı ve de kuru cacık Kazan Antebi'nin özellikleri imiş (Tabakları 6-7 YTL). Birer tabak masaya dizdiler. Altı kişi hepsinden azar azar yedik.
Bir arkadaşımız pastırmalı sıcak humus istedi. Pastırmalar humusun ortasına konulmuştu. İsteyenler pastırmalı, istemeyenler sade kısmını yedi, pek beğendi.
Yuvalamayı tatmak istedik (Kasesi 7 YTL). Yoğurdu, nohudu, yuvalaması dengeli ve lezzetli idi. Midemizi kebaba hazırladı.

Baklavaları kapışılıyor
Ardından merakla beklediğimiz Arap köftesini yedik. Arap köftesi denilen şey, bulgur köftesi. İnce bulgur yoğrularak ufak köfteler hazırlanmış. Bunlar yağda kızartılmış. Sonra yoğurtla karıştırılmış, hafif sarmısaklı ıspanağın üzerine dizilmiş. Üstüne de tereyağı gezdirilmiş.
Altı kişi masaya getirtilenlerle doydu. Kebaba yer kalmıyordu ama illa da içliköfte ile iki kebap çeşidi tadalım denildi. Bir porsiyon patlıcanlı kebap, bir porsiyon Alinazik kebabı ısmarlandı. Genel beğeni gördü.
Listedeki Antep dolması, Gaziantep'in zeytinyağlı böreği, altı ezmeli Urfa kebabı, soğan kebabı, simit kebabı, kaburga da cazip görünüyordu ama tatma imkanımız olmadı (Kebap fiyatları 14-18 YTL).
Sıra geldi baklavaya... Masadakilere birer tek Antep'ten o gün otobüsle getirtilen Zeki İnal'ın baklavalarından ikram ettiler. Biz yemekten sonra ev için baklava almaya da niyetliydik. Bırakınız ev için alınacak baklavayı, müşterilere ikram edilecek baklavalar bile tükenmiş. Sıcak kadayıfları da var ama tatmadık (Kadayıf ve baklavanın porsiyonu 7-8 YTL, ev için kilosu 35 YTL).
Öğle ve akşam yemeklerinde çoluk çocuk gidilebilecek bir lokanta. Tavsiye ederim.


CUMARTESİ
Sergi salonunda filmlerden defile
"Bir yanım sahnede olmak bir yanım yalnızlık istiyor"
Dans eden kıyafetler
Artık markalar da dövme yaptırıyor
En moda En yeni
ne var, ne yok
Nelerden korkuyorsunuz?





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet