
|
|
|
 |
|
|
Kentsel dönüşüm mü kentlinin değişimi mi?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Benim gibi eminim birçok kişiyi rahatsız eden bir konu var.
Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar; son otuz yılda yaşanan büyük yağmaya engel olamadılar.
Nedenlerine burada girmek istemiyorum.
Türkiye’nin plansızlığı, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı, kıyılarda yoğunlaşmayı, eşitsiz büyümeyi getirdi. İzmir’in otuz yıl önceki ormanlık alanları bugün gecekondularla kaplı.
Kentin en güzel yerleri çirkinlik abideleriyle dolu.
''Güzel İzmir''in neresinin güzel olduğunu sakin kafayla bir düşünsek...
Bizlerin asabını asıl bozan konu ise oy uğruna çıkarılan imar afları...
Türk vatandaşlığının bütün gereklerini yerine getiren, vergisi veren, yasalara saygılı insanlar mağdur edildi, aflarla adeta alay edildi.
Geceden sabaha devletin arazisine ev konduranlar; ''gariban edebiyatı'' adı altında korundular.
Yıllarca biriktirip bugünlere taşıdığımız sorunlar artık hepimizi tehdit eder hale geldi.
Bana göre ''ideal kent'', kentlinin haklarını güvenceye bağlayan kenttir.
Soruyorum; hangi şehrimiz orada yaşayanların haklarını güvence altına almıştır?
* * *
İzmir mi?
İzmirliler en fazla mağdur olanlardandır.
2000’lerde ''kentsel dönüşüm''ü tartışır olduk.
Peki ''kentsel dönüşüm'' adı altında yeni mağdurlar yaratılmıyor mu?
Hepimizin malı olan yerleri işgal edip, siyasetin gölgesine sığınıp afla paçayı kurtaranlar; şimdi biraz da mecburiyetten dolayı yeniden ödüllendirilmiyorlar mı?
Kent tarihi bize gösteriyor ki; demokrasi bilinci iki önemli kaynaktan güç alır.
Birincisi, insanın kendine ait olduğu bilinci; ikincisi de yaşadığı kentin yazgısı üzerinde söz sahibi olma hakkı...
Acaba gerçek hakkın sahibi olanlar kaç kere aldatılabilir, her seferinde fatura dürüst vatandaşa mı çıkacaktır?
Son günlerde katıldığım toplantılarda buna benzer sohbetlerin içinde buluyorum kendimi.
Bir yandan kentin değişimi ve gelişimi için mecbur olduğumuz adımları atmak istiyoruz, bir yandan da vicdanımızla yeniden hesaplaşıyoruz.
Görüyorum ki; vatandaşın devlete olan güveni sorgulanıyor.
* * *
Gönlüm İzmir’in güzelleşmesinden yana...
Modernleşmeli ve marka bir şehir haline gelmeli.
Bunun için de bugünkü fotoğrafından çok daha farklı bir görüntüye sahip olması gerekiyor.
Ama şu kavram üzerine yeniden ve detaylarıyla düşünmemizi istiyorum.
Kentsel dönüşüm...
Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanlarını takip ediyorum, verdikleri açıklamaları okuyorum.
Hepsi ustaca bir ''kamuflaj'' yaptıklarını sanıyor.
Kentsel dönüşüm, kentlinin dönüşümüyle olmadığı sürece ne işe yarar?
Kentlinin dönüşümü de kültür ile mümkün olabilir.
Hangi projeyle kaynaştıracaksınız bu insanları; böyle bir proje var da biz mi duymadık?
Bence belediyelerin temel ödevi kentli yaratmaktır.
Yoksa gecekonduyu yıkıp bina yapmak; bana göre kentsel dönüşüm değildir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|