Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mart 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
300 adet Ispartalının sonu

"300 Spartalı"ya imzasını atan Zack Snyder kötü bir rejisör ve günün havasına göre ısmarlama bir film yapmış. Amerikan film endüstrisi hesapça İran'ı karalamayı hedefliyor besbelli

Fax: (0312) 427 20 64

Klasik tarihin en önemli bahsidir; Yunanca deyişiyle Xerxes, İranlıların deyişiyle Şehinşah Heşayer Şah Yunanistan'a saldırdı. Bugünkü yurdumuzun Muğla ili o zaman Karya idi ve İyonya denen Ege kıyıları zaten onundu.
İranlılar İyonya'ya Yunanistan derdi. Bizim dilimize de bu deyiş oradan geçmiştir. Şahlar şahı bütün Orta Asya'ya, Afganistan ve Kuzey Hindistan'a, Kafkas'a ve tabii İran'a ve Mezopotamya'ya, Mısır'a ve Anadolu'ya sahipti. Sarayının duvarında kendisine tabi milletlerin temsilcileri getirdikleri hediyelerle resmedilmiştir.
Eski İran bütün monarşilerin modeliydi. Eski dünyanın bütün uygarlık ve dinleri onun içinde toplanmıştı ve eski Mısır'ın parlaklığından sonra bütün o kültürlerin birbirleriyle kaynaşmasını sağlamıştı. İstesek de istemesek de, bilsek de bilmesek de bir yerde hepimiz İranlıyız. Şimdi seyretmekte olduğunuz "300 Spartalı" filminde İngilizce telaffuzla "Zarhes" diye tarif edilen zincirli dövmeli İran şahı bu.

Tüm olumsuz tipler zenci
Amerikalılar tarih bilgileri son derece kıt bir toplumdur. Bu bilgisizlikleri üzerinde gayet kolay oynanır; bütün sinema tarihi boyunca Amerikan film endüstrisi bu bilgisizliği istismar ederek acayip dekorlar, acayip kostümler ve uyduruk olaylarla kazanç sağladı.
Ta ki eski dünya Pasolini, Visconti, Rossellini, Wajda, Szabo gibi büyük rejisörlerle tarihin sinemada nasıl işleneceğini öğretene kadar...
Hiç kuşkusuz tarihi film, tarih kitabı değildir. Ama sanatçının fantezisi de cıvıklık ve bayağılığa kayma hakkına sahip değildir.
Gördüğümüz 300 Ispartalı bir yerlere saldıran kalabalık bir orduya karşı ülkelerini savunuyor. Termopillerde İranlıları durduran Ispartalılar tarih yazan Helenlerin ve Romalıların sayesinde ebedileştiler. Orada Ephialtes diye kişiliği henüz pek iyi tahlil edilmemiş biri vardı; Perslere yan geçitleri gösterdi. Kral Leonidas'ın kuvvetleri kahramanca savaşarak öldüler.
İnsanlar Leonidas'ı yiğitliğinden dolayı halen kutsar. Ama bu filmi çeviren avukattan düşman daha evladır demek lazım. Çünkü Kral Leonidas'ın komuta ettiği Ispartalılar hepsi bilgisayar tipi ve Leonidas rolündeki Gerard Butler'ın aktör çizgileri de bu bilgisayar tipleri arasında kayboluyor.
Pers ordusu ise garip terörist kuklalara benzetilmiş, panayır maskeleri ile savaşan mahlukat. Şahlar şahı uçuk bir zenci manken; ne hikmetse er meydanının bütün olumsuz tipleri zenciler.
Zack Snyder kötü bir rejisör ve günün havasına göre ısmarlama bir film yapmış. Amerikan film endüstrisi hesapça İran'ı karalamayı hedefliyor besbelli.

Gerçek değil fantezi
Hollywood yarı eğitimli bir halkı kolayca kandırabiliyor. Daha önce de belirtmiştim. ABD halkı 20 yıldır "Rambo" filmleri seyrede seyrede, Vietnam'da zafer kazandıklarına inandırılmıştır. Gençler arasında yapılan anketler böyle tuhaf sonuçlar vermişti. Garabeti sadece Amerika ile sınırlamayın, başka yerlerde de üç aşağı beş yukarı aynı sonuç ortaya çıkabilir.
Sinema insanları etkileyen bir 20'nci yüzyıl icadı; hele eğitimsiz kitlelerin zihnini kolayca saptırabiliyor. Çocuklarına tarih öğretemeyen bizimki gibi ülkede böyle filmleri yasaklamasak bile; filmin tarihi gerçeği yansıtmayan bir fantezi olduğunu sinemaya gelenlere notla veya ekranda bir tebliğ ile bildirebiliriz.
İran İmparatorluğu bu değildi, büyük medeniyetti; Pers savaşları denen savaşlar Panhelenist bir vatanseverlikle karşılaştı. Yine de zafer Isparta-Atina rekabetini önleyemedi. Geçen sene "Büyük İskender" denen kepaze üründen sonra, Hollywood'un İran ile ilgili parçalarına dikkat edelim. Zira fazla bir şey bilmeden, filmin hasılat rakamlarını zikreden ve sorumsuzca reklamını yapan basındaki bazı yazılar hiç değilse filmin sanat yönüne de bakmayı düşünmüyorlar. Ve benim gibi fazla araştırmadan kızınızı bu filme götürürseniz, üzülürsünüz.


PAZAR
24 kadın daha soruyor: "Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı?"
"İsteseydim daha çok ağlatırdım ama dozunda bıraktım"
Gırgır'ın en tuhaf adamları
"Günlük hayatımda da jüri üyesi gibiyim"
"Sadece 5 bin dolar aldık o bile gündeme oturdu"
Saç dökülmesine karşı dermatolog seçimi
Beyin kıvrımı kuyumcuları
Opusu olmayan şehir
Servet bıraktılar sevgiyi arattılar
Yazgının uzun labirenti
İyi balık veren dürüst bir lokanta
Menopozdan sonra seks ve yaşam
300 adet Ispartalının sonu
Kansere karşı mercimekli savunma
Şeytan zıbın giyseydi...
Şimdi gezme zamanı
Nasrettin Hoca ile Hayrettin Karaca
Birayla yemek evleniyor





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet