Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mart 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Birayla yemek evleniyor

Serinlemek için içtiğimiz ya da en fazla patates kızartması eşliğinde yudumladığımız biralara, artık özel yemekler de eşlik ediyor. Genç kuşağın parlak şefi Mehmet Gürs'ün farklı biralar eşliğinde sunduğu yemekler, birayı neredeyse şarap klasına yükseltiyor


myalcin@turk.net

Paris'in göbeğindeki St. Honore Caddesi'nde bulunan Belçika braserisi Au Trappiste'de, örtüsüz tahta masaya oturduğunuzda, genişçe bir servis kağıdı masanıza serilir. Solunda, elinde kocaman bir bira kupasıyla gülümseyen bir papaz resmi vardır. Papaz aynen şöyle der: "Şarap tanrıların içkisidir. Bira ise insanların."
Masadaki örtü kağıdı, aynı zamanda bir yemek listesidir. Her günün karşısında, o gün yapılan ayrı bir midye yahnisinin ismi yazılıdır ve yanında da ona uygun biraların adı verilir. İster günün midyesini ve önerilen birayı ısmarlar, isterseniz alakart olarak yine özel bir yemek ve onlarcası arasından da bira seçersiniz. Hangisini isterseniz özel bardağında, ideal sıcaklığında ve itinayla servis edilir.
Fransa ve Belçika şarap yerine biranın, onlarla uyumlu yemekler eşliğinde içildiği bu gibi yüzlerce restoranla dolu. Diğer Batı ülkelerinde de, seçkin biralar en lüks restoranlarda bile bulunuyor, yemeğinin yanında özel bir birayı ısmarlayana "Böyle bir ambiyansta bira mı içilirmiş? Magandaya bak!" muamelesi yapılmıyor. Zira bira, dar gelirli halkın alkol ihtiyacını karşıladığı ucuz içki ya da serinlemek için yudumlanan önemsiz bir alkollü meşrubat değil, kendine özgü klası olan bir lezzet içkisi, buralarda.
Neyse ki, biraya bakış ülkemizde de ufak ufak değişiyor. Birkaç yıl önce ithalatın serbest bırakılmasıyla Budweiser, Löwenbrau, Franziskaner, Erdinger gibi Avrupa'nın kaliteli biraları gelmeye başladı. Türkiye'nin ilk butik bira üreticisi Taps de bu iklimde kuruldu ve iddialı dünya biralarının benzerlerini üretti.
Ardından Efes, Türkiye'nin ilk buğday birası Gusta'yı piyasaya çıkardı. Son yenilik ise, 90'lı yıllarda bir "malt viski misyoneri" gibi çalışan ve Türk viskiseverleri İskoç viskisinin bu en prestijli çeşidiyle tanıştıran North Shield pub'larının sahibi Teoman Hünal'dan geldi.
2000'lerdeki misyonunu "kült biralar" olarak belirleyen Hünal, bunlardan Brooklyn Lager ve Belhaven Scottish Ale'i (eyl okunuyor) getirdi. Böylelikle, biranın yemekle ne denli güzel uyum sağlayabileceğini bilen birasever bir aşçı-lokantacı için de maceraya atılabileceği zemin doğmuş oldu.

Biftekle "ale" nefis oluyor
Yeni kuşağın yetenekli aşçılarından, aynı zamanda tutkulu bir birasever olan Mehmet Gürs'ün yemekle birayı evlendirdiği ilk etkinlik, önceki ay Gürs'ün sahibi olduğu Tepebaşı'ndaki Mikla'da yapıldı. Teoman Hünal'ın getirdiği ve getirmeyi düşündüğü biraların sunulduğu yemek çok sofistikeydi.
İsli Alman birası Schlenkerla ile füme somon, Brooklyn Lager ile New York'tan getirtilme özel biftek, Brooklyn Chocolate Stout birası ile acı çikolatalı tatlı kombinasyonu... Gürs bu yemeğin gördüğü ilginin ardından, daha da cesaretlendi ve diğer restoranı olan yine Tepebaşı'ndaki Lokanta'da bir ay sürecek bira ve yemek eşleşmesi promosyonu için kolları sıvadı.
Onlarca birayı, bir o kadar yemekle denedi ve ideal eşleşmeleri ortaya çıkardı: Taps Kölsch ile karides çorbası, Çek Budweiser'ı ile bira buharında pişmiş deniztarağı, Brooklyn Lager ile ince dilimlenmiş çiğ süt danası, Belhaven St. Andrew's Scottish Ale ile biberiyeli kuru fasulye eşliğinde kuzu incik konfisi, Gusta ile de karamelize limonlu turta...
Çorbadan deniz mahsulüne, etten tatlıya her tabağın yanında bir bira geliyor ve işin güzel tarafı çok da iyi uyum sağlıyordu. Biftekle Ale'in beraberliği eski bir İngiliz adetiydi ama limonlu turta ile narenciyemsi lezzetteki biranın uyumu, Gürs'ün karavana atış yapmadığını gösteriyordu.
Damak tadında maceraya açık olanları tahrik edecek bu bira ve yemekler 15 Nisan'a kadar KDV dahil 65 liralık fiks fiyatla Lokanta'da servis ediliyor. İsteyen, bu yemeklerle bu biraların yanı sıra Lokanta'nın 21 biralık "bira kartı"ndan da sevdiği ya da merak ettiği birayı ısmarlayabiliyor.
Bu öncü uygulamayla, bizde de iyi biraların tıpkı şaraptaki gibi çok özel lezzetleri olduğu, bunların yemeklerle de yudumlanabileceği nihayet fark edilecek. Yine de bu gibi renklerin restoranlarımızda yaygınlaşmasının önünde büyük bir engel var: Restoranların sadece tek bir bira firmasının, o da en yaygın çeşidini bulundurmaları tekelciliği... Bu ayıp sona ermeden, bira ile yemek eşleştirmenin zevkini çıkarabilmek için Mehmet Gürs gibi idealist restoran sahibi ve şeflere muhtaç olacağız.


PAZAR
24 kadın daha soruyor: "Meclis'e girmek için erkek olmak şart mı?"
"İsteseydim daha çok ağlatırdım ama dozunda bıraktım"
Gırgır'ın en tuhaf adamları
"Günlük hayatımda da jüri üyesi gibiyim"
"Sadece 5 bin dolar aldık o bile gündeme oturdu"
Saç dökülmesine karşı dermatolog seçimi
Beyin kıvrımı kuyumcuları
Opusu olmayan şehir
Servet bıraktılar sevgiyi arattılar
Yazgının uzun labirenti
İyi balık veren dürüst bir lokanta
Menopozdan sonra seks ve yaşam
300 adet Ispartalının sonu
Kansere karşı mercimekli savunma
Şeytan zıbın giyseydi...
Şimdi gezme zamanı
Nasrettin Hoca ile Hayrettin Karaca
Birayla yemek evleniyor





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet