Sen 'herkes' misin?
"Apışıp kalmışız"!.. Neden? "Hiç kimse beklemiyormuş Atina'daki performansı millilerden"!Yok canım!
Sen laf kalabalığı için ekranda, sütunlarda bilgiçlik taslayacaksın...
"Bu ligden çıkacak Milli Takım, berabere kalsa çok iyi" gibi bilimsel analizler yapacaksın...
Yunan takımındakileri koltuk altlarından kaldırıp Olimpos dağına oturtacaksın.
Sakat edebiyatına "sakatatçı" şehvetiyle dalacaksın...
Tersi çıkınca, "aptallığı" bizlerle paylaşacaksın!..
"Apışıp kaldık. Hiç kimse böyle bir performans beklemiyordu bizim takımdan"
Uyanık seni...
Doğru çıkınca "Ben demiştim"... Yanlış çıkınca "Kimse dememişti".
Hem de hiç kimse...
Kendisini "herkes" sananların dışavurumu bu.
Hata yapınca kalabalığın arasına karışıp gözden kaybolma yolu.
Nereden biliyorsun; anket mi yaptın?
"Sizlere rağmen" kimileri ümidini hiç kesmedi Milli Takım'dan.
Biri de bendim.
Şu cümleleri 26 Şubat'ta yazdım Ters Köşe'ye... Hani, ligin kalitesi infaza uğramış Şikago gangsteri gibi dibe doğru hızla batarken ve insanlarımızı Milli maç kaygıları sarmışken:
***
"Milli ümitsizlik
Sayılı günler su gibi geçer...
Milli maçlarımıza az var.
Milli Takım'da oynayan futbolcularımızın Süper Lig'de bu haftaki performanslarını bir hatırlayın bakalım.
Ümitsizliğe mi kapıldınız?
Yapmayın.
Bizim her şeyimiz terstir ve Süper Lig'in çıtasını milli maçlar yükseltir.
Görürsünüz."
***
Ben kahin falan değilim.
Futbolu yalayıp yuttuğumu da iddia etmem.
Ama insani boyutları, zaafları, hırsları bilirim.
Ümit ve dayanışmanın kıymetini, sevk ve idarenin önemini, psikolojik faktörlerin fizik kapasiteye etkilerini iliklerime kadar hissederim.
Empati yapabilirim.
İpuçlarını da değerlendiririm.
Maksadım ukalalık etmek değil şimdi... Övgü falan da beklemiyorum. Öyle olsa, "Ahbap çavuş ilişkilerine" tiksinerek bakmazdım.
Lakin "Hiç kimse" arasında bile yer bulamamak da fazla artık.
Bir tek ben olsam sesimi çıkarmazdım.
O kadar çok insan inanıyordu ki Milli Takım'ın Yunanistan'ı devireceğine.
"Hiç kimse" ayıp oluyor onları tarife.
***
Korkarım; kendinizi haklı çıkarmak için Yunan Milli Takımı'nın bize hediye ettiğine kadar götüreceksiniz işi.
Siz bilirsiniz.
Benim ricam, "Herkes" adına konuşmayın...
"Hiç kimse"yi hiç karıştırmayın.
Çünkü, ne sizin kapalı devre al gülüm ver gülüm ilişkilerinize "Herkes" denilebilir... Ne de "Ahbap çavuşlar" dışındakiler "hiç kimse"dir.
Terim Çankaya'ya mı endeskliYıl 2000... Türkiye Cumhurbaşkanı adayı arıyor.
Henüz sayın Ahmet Necdet Sezer'in adı gündemde değil.
Takvimin aynı yapraklarında ülke Fatih Terim rüzgârına kapılmış... O kadar ki, birileri çıkıp Cumhurbaşkanı Terim olsun deyiveriyor.
Fatih Terim bunu hep yapıyor...
Ne zaman ki, Türkiye Cumhurbaşkanı adayı arıyor; Terim, takım elbisesini telefon kulübesinde çıkaran Süpermen gibi ortaya çıkıyor.
Bugün Sayın Sezer'in görev süresi bitmek üzere...
Terim yine zirvede.
Niyeti mi var ne?
Şaka bir yana, "İpuçlarını değerlendiririm" demiştim ya; bir tanesi de Fatih Terim'den yayılan sinyallerdi.
2008 elemeleri başlamak üzereyken gittiğimiz Milli Takım kampında gördüğüm Terim'den beri, yeni bir kanıya sahiptim:
Terim, "ustalık" döneminden "Bilgelik" dönemine geçmek üzereydi.
Evet... Futbolu iyi yönettiği bilinen bir gerçekti.
Eksik, bunca başarıyı "özgüven desteği olarak" değil sindirilmiş ve "ruhunu yüceltmiş" bir besin olarak değerlendirmesindeydi.
Bilgelik gerekiyordu ve Terim bilgeliğin ipuçlarını veriyordu o konuşmamızda.
İşte Milli Takım'ın "sedyeden zirveye" yükselişinde bu bilgelik vardı.
Dünya'nın en "olgun" takımı tavırlarında bu bilgelik vardı.
Kendini ve çıtasını aşan oyununda bu bilgelik vardı.
Ve "bu bir milli maçtır, milli dava değil" cümlesini teknik direktör kimliği ile ancak bir bilge dile getirebilirdi.
Gerisi kendiliğinden geldi.
Dikkat edin 7 yılda bir zirve yapıyor Terim.
Cumhurbaşkanı seçimi arifesine gelmesi sadece rastlantı.
'Ulusoy istifa'Milli Takım'ı Almanya'da karşılayan vatandaşlarımızdan bir tanesi "Ulusoy istifa" diye bağırmış, diğeri "Para için Beşiktaş'ı sattın" diye çıkışmış Tümer'e...
Madem ki demokratız, saygı duyacağız ifade özgürlüğüne.
Saygı duyacağız da...
Bu kadar kötü zamanlama, zekaları hakkında şüpheler uyandırıyor bu vatandaşlarımızın.
Ezberden konuştuklarını ortaya koyuyor.
Öncelikleri korkutuyor insanı.
Acaba meczup mu, dikkat çekmeye mi çalışıyor?
Yoksa Türkçe'yi unuttu da hatırladığı cümleleri mi kullanıyor.
İfade özgürlüğüne eyvallah... Lakin ifade sahibinin aklı, uçan balon gibiyse ne kendine bize hayrı var bu ifadenin.
Böyle insanlar, toplumların enerjilerini tüketmekten başka işe yaramıyor.
eguven@milliyet.com.tr

