
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
"Haydi kadınlar Meclis'e!" derken...
İnsanlardan söz ederken "kadın" ya da "erkek" demek bize ters geliyor, ama bu yazıda o sözcükleri kullanmak kaçınılmaz oluyor.
Neyse, toplumsal bağlamda kadın konusu, bu yıl "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" ile sınırlı kalmadı. Seçim yılı olması nedeniyle, kadınların siyasete ve Meclis'e daha çok sayıda girmesi bir sorunsal olarak gündeme oturdu. (Şimdilik mi acaba?)
Türkiye'de eğitim alanında profesör unvanına sahip ilk kadın olan Prof. Dr. Beyza Bilgin, 5 Kasım 2002'de Sedef Kabaş'ın "Hatıra defteri"ne "Türkiye'nin aydınlanmasında kadınların katkısına ihtiyaç çok" diye yazmış. Bu sözün önemi, bugün daha çok öne çıkıyor.
Sedef Kabaş, basının ihtiyacı olan saygın bir gazeteci. Tabii ki kaliteye merakı olan "medya"nın...
Son 10 yılda yaptığı, sayısı bine ulaşan televizyon röportajlarından seçtiklerini, daha önce "Sesli Düşünenler" ve "Zamanı Dize Getirenler" adlarıyla iki kitapta toplayan Sedef Kabaş, aynı biçemde üçüncü kitabını yayımladı:"İpek Dokulu Başarılar - 41 Kadın 41 Öykü" (Doğan Kitap, Mart 2007)
Kabaş, öykü diyor, ama bu söyleşilerin her biri roman derinliğinde. Sanki bilge bir büyücünün kristal küresinde hem yeryüzü yaşamının halleri, hem 41 kadının ruhsal derinliklerinden imbiklenmiş insan dünyasının çizgileri yansıyor. Bu büyücüye, neşter kullandığını hissettirmeyen bir cerrahın becerisini de ekleyebilirsiniz.
Kadınlara daha geniş, daha etkin yer mi istiyorsunuz? Bunu başarma yolunun örnekleri bu kitapta. Sedef Kabaş'ın Güler Sabancı ile 10 Şubat 2007'de yaptığı özel söyleşiyi atlamamalısınız.
Bir sergi
Haslet (Soyöz) alem adam doğrusu. Karikatür yetmiyor, "tuval üzerine yağlıboya"larla harikalar yaratıyor. Bir Vecihi Hürkuş yapmış; tarihi uçağı belgelemesine mi bayılırsın, bulutların güzelliğine mi hayran kalırsın?.. Gemilerden gemilere mi seyredersin, kara dumanını sala sala süzülüp giden trene binerek güzelim Fırat Köprüsü'nden mi geçersin?..
Haslet, objesiyle mekânını özgün sanatçı kimliğiyle bütünleştirerek her tablosunda seyircisine zengin ufuklar açıyor.
Hasköy'de Rahmi Koç Müzesi'ndeki (0212. 369 66 00) "Vesait-i havaiye, berriye, bahriye" sergisini 27 Nisan'a kadar gezebilirsiniz; içiniz ferahlar.
Bir şiir
Dizelerimiz Ahmet Aslan'ın "sesli resim" şiirinden (İdil, Kora Yayın, Şubat 2007):
"bir serçenin resmini çizebilirsin / ama sesini nasıl verirsin tuvale // ne bir bulut var gözlerine sığınak, / ne bir boşluk rüzgârda senden yana / tam da kuşluk vakti hem"
nailgureli@milliyet.com.tr

