TÜSİAD, Avrupa'da kalpleri kazanacak
İbrahim Ekinci
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde lobi faaliyetleri için üyelerinden 1.8 milyon euro toplayan ve 18 ayda, ayda yaklaşık 100 bin euro harcayarak bu fonu kullanan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) yeni fon oluşturma çalışması başlattı. Kuruluş, AB'deki lobi stratejisinde de köklü değişikliklere gitti. Şimdiye kadar, daha çok etkili, büyük iş örgütlerini ve liderleri harekete geçirmeye çalışan TÜSİAD, önümüzdeki dönemde, 'Avrupa halklarının kalbini kazanmak' için faaliyetlerini yerelleştirme kararı aldı.
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, derneğe başkan seçildikten sonra basınla yaptığı ilk toplantıda, seçim gündemi ve AB konuları hakkında görüşlerini açıkladı. Toplantıda, cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili sorular yöneltilen Arzuhan Doğan Yalçındağ, bu konuda derneğin daha önce açıklanan tutumunu muhafaza ettiğini söyledi. Konuşmasında AB konularına ağırlık veren TÜSİAD Başkanı, lobi faaliyetleri ile ilgili önemli strateji değişikliğine gittiklerini belirtti. Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın açıklamalarına göre TÜSİAD önümüzdeki dönemde, 'Avrupa halklarının kalbini kazanmaya' yönelecek. Yeni kampanyanın bir başka önemli unsuru da Avrupa'daki başarılı üçüncü kuşak olacak.
Arzuhan Doğan Yalçındağ, bu konuda şunları söyledi:
"Avrupa halklarının kalbini kazanmak çok önemli. Yeni dönemde yerel medyayı kullanmak istiyoruz. Küçük birimlerde tepki fazla. Türkiye hakkında olumsuz düşünüyorlar. Siyasi katmanda Türkiye'nin önemi daha iyi idrak edilmiş durumda. Fransız İşverenler ve Sanayicileri Federasyonu'nun (MEDEF) taşra örgütleri var. Son zamanlarda iki kapsamlı ziyaret oldu. 200 - 250 kişilik gruplar geldi. Türkiye'nin tanıtım gücünü artıracak bir ilişki. Fransa'nın üç ayrı bölgesine üç ayrı heyet götüreceğiz. Daha çok KOBİ'ler olacak. Fransa için çok kapsamlı program var. Almanya için de benzer şeyler olacak. Daha önce yukarıdan gidiyorduk. Şimdi, bölgelere, yerel iş dünyasına ve yerel medyaya gideceğiz.
Aslında bizi en iyi tanıtacak olan Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımız ancak, orada durum üzücü. Asimile olacakları korkusuyla ve bizim de 'entegre olun' telkinimiz olmaması nedeni ile uzun yıllar yaşadıkları ülkelerle kaynaşamadılar. 'Bunu söylemeniz lazım' dedi MEDEF Başkanı. Bence bu konuyu mutlaka ele almalıyız. Üçüncü kuşakta son derece başarılı Türkler var. Berlin büromuzun bu konuda bir çalışması var. O insanları kullanmak istiyoruz. Türkiye'de de desteği artırmak için bir şeyler yapmak gerekiyor."
Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın görüşleri şöyle:
'Seni elinden tutup kanal kanal gezdirmeli'
"MEDEF Başkanı da (Laurence Parisot) kadın. Geçen ay Türkiye'ye geldi. 'Bayraktarınız olacağım' dedi. Sarkozy'nin sınıf arkadaşı. Bize 'Halkları kazanmalısınız' dedi. Piar şirketi önerdi. Arkadaşlar görüştüler. Kendisi de şirketi aramış. Bana 'Seni elinden tutup kanal kanal gezdirmeliyiz' dedi. Kanal kanal gezer miyim bilmem ama görevimin bir parçası olduğunu düşünüyorum.
Avrupa Birliği (AB) ile 2014 perspektifine bağlı kalarak ilişkilerin yürütülmesi gerekiyor. İktidar kim olursa olsun Türkiye'yi AB yolundan saptırmak siyasi intihar olur. Türkiye'nin yol haritası çok açık. Bazı hükümetler bu yolda belki daha az beceri gösterebilir ama sapma olmaz.
Hükümet müzakerelere devam ediyor. Bize de bazı dokümanlar geldi. Bu arada AB'den de çok sıcak sinyaller gelmedi.
Bir yıl öncesinde dostumuz daha çoktu. Önemli liderler bizi destekliyordu. Almanya, Fransa, İngiltere'den destek alınabildi ama şimdi durum değişti. Liderler oy kaygıları ile negatif söylemler içine girdi.
Bunun geçici olduğunu düşünüyorum. Merkel, ahde vefadan söz ediyordu ama seçimden önceki Merkel olmadığını görüyoruz. Bir iki yıl içinde Avrupa'nın, dolayısıyla bu durumun değişebileceğini düşünüyorum. AB'de vizyoner liderlik eksikliği var. Seçimden sonra işlerin biraz daha rayına oturacağını düşünüyorum."
'Cumhurbaşkanlığı uzlaştırma makamı'
"Seçimler dolayısıyla bir kriz beklemiyorum ama aynı yıl iki seçim birden yapmak kolay değil. 'Seçimi kim alır, koalisyon mu çıkar?.. Herkesin kişisel fikirleri olabilir ama bizim TÜSİAD olarak bir öngörümüz yok. Önemli olan, Türkiye'nin geçtiğimiz birkaç yılda yakaladığı istikrarı koruması.
Cumhurbaşkanlığı ile ilgili görüşlerimizde bir değişiklik yok. 'Sayın Erdoğan Başbakan kalsın' demedik veya ben 'Cumhurbaşkanı olsun' demedim. TÜSİAD sadece istikrar istiyor. Cumhurbaşkanlığı makamının uzlaştırma makamı olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye demokrasi ülkesi. Meclis'in kararına saygılı olmalıyız. Meclis de bir uzlaşma aramalıdır. 'Başbakan uzlaştırıcı bir kişilik olarak görülmüyor mu?' sorusuna gelince...
Siz de bu ülkede yaşıyorsunuz, demek ki görülmüyor. Geçmişte cumhurbaşkanlığı seçimleri bu denli ihtilaflı olmadı. Burada toplumun farklı kesimlerinde bir hassasiyet oluştu. Ben isimler üzerinde durmuyorum, tanımlar üzerinde konuşuyorum. Toplumun tüm kesimlerinin içselleştirebileceği bir isim olmasında yarar var."
'2008 sonrasında da IMF ile devam edilmeli'
"IMF ile program iyi gitti. Borç oranlarında Maastricht kriterleri tutturuldu. Büyüme yüksek seyretti. Enflasyon düştü. Ama bazı sorunlar var. Yüksek cari açık en büyük sorunlardan biri. Şimdilik fonlanabiliyor olması bir risk oluşturmadığı anlamına gelmiyor. Açığın 'Merkezi' bir müdahale ile düşürülmesi yanlış olur. Üretim yapısının değişmesi kalıcı bir çözüm olabilir. İkinci önemli bir sorun, reel faizler yüksek.
IMF ile 2008'den sonra da devam edilmeli. Ankara ziyaretimizde bunu gerek Başbakan Erdoğan ve gerekse Sayın Babacan ile konuştuk. Kendileri de aynı görüşte olduklarını belirttiler. "
'Saldırılara çok üzüldüm, çekilmeyi düşündüm'
Başkanlığı söz konusu olduğunda bazı menfi yaklaşımlar olduğunu hatırlatan Arzuhan Doğan Yalçındağ, şunları söyledi: "TÜSİAD'a başkan adaylığım konuşulduğunda yapılan saldırılara çok üzüldüm. Belki de çekilmem gerekir diye düşündüm. TÜSİAD yıpranmasın diye... Dernekte zaten aktif olarak çalışıyordum. Başkanlık bir sorumluluk daha getirecekti. Saldırılar biraz menfi düşünmeme yol açtı. Ama artık konu kapandı. Şimdi öyle bir menfi düşüncenin olması söz konusu değil."
'Seçim ekonomisi kısmen uygulanıyor'
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "TOBB'un istihdam, büyüme gibi konuları da gündeme getirdiğini ancak, TÜSİAD'ın özellikle AB konularına odaklandığını" belirterek, bu iki kurum arasındaki gündem uyumsuzluğu hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine şöyle konuştu:
"TÜSİAD'ın yalnızca AB konuları ile ilgilendiği gibi bir görüntü varsa üzülürüm. Biz de istihdama, kayıtdışılıkla mücadeleye önem veriyoruz. Türk Ticaret Kanunu'nu Ankara temaslarımızda dile getirdik, yeniden gündeme alındı.
TOBB'un İşsizlik Fonu'ndaki parayı ek istihdama destek için kullanılması önerisi konusunda... Bizim görüşümüz fonun aktif kullanılması. Fon olanaklarını aktif işgücü politikalarına ayırmak gerekiyor. Fonun amacı belli. Yapısal işsizlikle mücadelede kullanılabilir."
Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın diğer açıklamaları da şöyle:
Arka bahçeye, 'Sivil Toplumun Gücü' anıtı
Toplantıya TÜSİAD Genel Sekreteri Haluk Tükel ve Ankara Temsilcisi Zafer Ali Yavan da katıldı. Tükel, TÜSİAD binasının arkasındaki boş alana konulması düşünülen anıtla ilgili şu bilgileri verdi: "Bu alan bizim biliyorduk ama sorunca anlaşıldı ki değilmiş. Belediye ile yazışmalar yaptık, anıt için izin verdiler. Anıt konusunda Koç Müzesi ile görüşüldü. Motorların içinde 'krank mili' denen parça vardır. Gemilerde biraz daha büyüktür. Tekerlekleri döndüren bir parça. Orijinal bir gemi krank mili bulduk. Dikey hareketi dairesel harekete çeviriyor. Adını 'Sivil Toplumun Gücü' koyduk. Konu yönetimden geçti. Yıl sonuna doğru açılacak."

