Merhaba 2008...
Yunanistan maçından sonraki coşku devam ederken, Frankfurt'taki sessizlik, Milli Takımımız'ın kendini boşlukta hissetmesine neden oldu. Oyuncularımızın aklı Atina'daki o atmosferde kalmış olabilir. Dünkü başlangıç beklenen bir şey değildi.
Bosna Hersek maçından sonra rahatlıkla gözüktü ki bu Norveç, bize karşı ancak tesadüflerle kazanabilirdi. O tesadüfleri de biz ilk yarıda rakibimize kendi elimizle sunduk. Atina'da oynanan maçtan sonraki yazımda da belirttiğim gibi Yunanistan ile Norveç'i gördükten sonra bizim yanımızda muhtemeldir ki Bosna Hersek grup ikinciliği şansını yakalayabilir.
Oyun ikinci yarıda adeta bir taktik idmana dönüştü. Bazen taktik idmanlarda bir takımın ofansif aksiyonlarını tek kale üzerinden değerlendirebilirsiniz. Dünkü ikinci yarı için aynen bunu söyleyebiliriz.
Yani bir takım rakip yarı alanın her bölgesini kullanıp, atak şekilleri geliştirdi. Sağdan, soldan, yerden ve havadan. Ancak Gökdeniz ile Tuncay'ın ve diğerlerinin yapamadığını Norveç kalecisi belki de, "Bu maçta mağlubiyet hakkınız değil" diyerek iki ikramıyla yaptı ve kendi takımının işini bitirdi.
Oslo'da kazanırız
Norveç bu oyun anlayışıyla hem içeride hem dışarıda zor maç kazanır. Hele hele bizim Norveç'te oynayacağımız rövanş maçı için çok daha iyi bir sonuç beklediğimi söyleyebilirim. Çünkü Norveç, defansını kalesinin önünde yaparak ataklarımızı kesmeye çalıştı. Kalelerinden biraz uzaklaştıkları anlarda bunları Oslo'da paramparça yaparız.Yine söylüyorum Yunanistan'ın 12 puana gelmesi hiç önemli değil. Müthiş bir ikincilik yarışı olabilir grupta. Neticede Milli Takımımız'ın çok iyi oynadığını söyleyemeyiz. Ama Türkiye, dört gün içinde oynadığı iki maçta aldığı dört puanla 2008 biletini cebine koydu. Bundan sonra taraftarıyla bütünleşerek oynayacağı maçlarda keyif saatleri olacaktır. Bizim cephemizde değişen bir şey yok. Hedefe varılmıştır. Ama gayet tabii ki futbolcularımızın böyle düşünme hakları yok. Onlar hedefe ulaşmanın sevincini grup maçlarının sonunda yaşayacaktır.
İki farklı görüntü
Sekiz yıllık hasretimiz böylece sona erdi. Başta hocamıza ve iki maçta büyük mücadele örneği gösteren futbolcularımıza hem tebriklerimi hem teşekkürlerimi sunuyorum.Esasında maçların teknik konularına fazla girmiyorum, genel yorumlar yapıyorum. İki devrede iki farklı görüntü veren takımı iyi değerlendirmemiz lazım.
Neticede bizim hırsımız, kaybetmeme isteğimiz kadar, Norveç takımının oyun anlayışı ve kalecisinin inanılmaz hataları üzüleceğimiz bir geceyi beraberlikle sevince dönüştürdü.
Kaybetseydik ne olurdu? Hiçbir şey olmazdı. Bu grupta şimdiye kadar oynanan maçların kısaca özeti budur...
Yazımı yine Yunanistan maçında söylediklerimle bitireyim; bu gruba Türkiye bir numara büyük geliyor. Milliler kendine yakın rakipleri finallerde bulacaktır.
mdenizli@milliyet.com.tr

