135 dakika
Yunanistan ve Norveç maçlarının 180 dakikasının 135 dakikası mükemmel oynadık. Bu 135 dakikada altı gol attık, bir gol yedik. Sadece bir 45 dakika kötüydük. Onda da 2-0 geriye düştük.
Bosna - Hersek maçındaki Norveç'in mağlubiyeti Fatih Terim'in söylediği gibi takıma rahatlık getirmişti. Karşılaşmanın ilk yarısında Norveç'in işini çok kolaylaştırdık. Sahanın her bölgesinden uzun oynayıp, Hakan Şükür'ün yanındaki iki stoperin tüm toplara vurmasını sağladık. Hatta duran topları bile göbeğe şişirdik. Kısacası Norveç'in ekmeğine yağ sürdük. Onlar da uzun toplarla savunmamızın arkasına sarktılar ve 2-0'ı buldular.
Bildiğimiz oyun
İkinci 45 dakikada oynamamız gereken oyunu oynadık. Yani bildiğimiz ayağa çabuk pasları yaptık, derinlemesine toplarla savunmanın dengesini bozduk. Ve sonuçta 4-5 tane pozisyon yakaladık. Özellikle bu yarıda Mehmet Aurelio ile Emre Belözoğlu ilk yarıdaki tutukluklarını üzerlerinden attılar, daha çok risk aldılar. Hatta sırtı dönük topları bile kazandılar. Bu iki oyuncunun topla bu kadar buluşması Norveç'e de kontra şansı vermedi. Bizim baskılı oynamamızı sağladı. Üretkenliğimiz arttı. Ancak olması gereken golleri kaçırdık, kaleci Myhre'nin inanılmaz iki hatasıyla zoru başardık.Kısacası Milli Takım, ikinci yarıdaki arzulu, heyecanlı ve iyi futboluyla istediğini almayı başardı. Tabii ki galip gelmek isterdik ancak bir puan bile 2008 yolumuzu bence açmaya yetti. Futbol enteresan bir oyun. İlk yarıda hiçbir şey yapmayan Milli Takım, pozisyon bile bulamazken, ikinci yarıda olmadık işlere tanık olduk.
İsviçre - Avusturya ortaklığı ile yapılacak Avrupa Şampiyonası finallerine rezervasyon yaptırmıştık. Artık başarılı asistanımız Şükrü kardeşimiz biletleri okeyletebilir.
rdilmen@milliyet.com.tr

