
Meral TAMER
Bağcılar'daki anket sonucu, İstanbul'u yansıtır mı?
Her gün gidip-geldiğim Doğan Medya Center binası, Bağcılar'da. Dolayısıyla Bağcılar Belediyesi'nin yaptığı kapsamlı Hane Halkı Araştırması, söz gelişi Kartal Belediyesi'ninkine oranla beni daha çok ilgilendiriyor. Üstelik bu araştırma, 150 bin hane ziyaret edilerek, yüz yüze görüşme yapılmak suretiyle 655 bin İstanbulluya ait demografik verileri içeriyorsa... (740 bin kişilik nüfusuyla Bağcılar, İstanbul'un 4. büyük ilçesi)
Feyzullah Kıyıklık, 15 yıldır Bağcılar Belediye Başkanlığı koltuğunda oturuyor. Önce Refah Partisi'nden seçilmiş; son yerel seçimlerde de AKP'den.
Milliyet okuru Kıyıklık'ı, 6 ay kadar önce Bağcılar'a yaptığı Kadınlar Parkı ile hatırlayacaktır. Hani Milliyet'in duyurduğu haber üzerine tepkiler gelince "yanında hanım olan erkeklere" de açılan park!
Hane Halkı Araştırması
Hane Halkı Araştırması için Sağlık ve Milli Eğitim bakanlıkları, Emniyet Müdürlüğü, tapu, nüfus ve vergi daireleri, müftülük ve muhtarlıklar ve ilçe halkından sorular istenmiş.
Ortaya çıkan 450 soru, o dönemde Devlet İstatistik Enstitüsü olan TÜİK'e gönderilmiş ve 45 soruda karar kılınmış. Ardından halkın projeye destek vermesi ve soruları yanıtlaması için ilçe çapında bir iletişim çalışması yapılmış. Ve sonuçta Bağcılar'daki hanelerin % 93.5'ine ulaşılmış. Ankete katılmayı reddedenlerin oranı % 1.5. Aradaki fark nedir derseniz...
Belediye Başkanı Kıyıklık'ın verdiği bilgiye göre gene bu anket ortaya çıkartmış ki Bağcılar'daki 190 bin haneden 10 bini boş duruyor. Adam daireyi satın almış, yarın-öbür gün çoluğum çocuğum oturur diye öylece boş tutuyor.
Kıyıklık'ın anket sonuçlarına dair değerlendirmeleri hayli ilginç. Örneğin "Göreceksiniz, Türkiye'nin nüfusu 60 - 65 milyondan fazla çıkmayacak" diyerek bizi şaşırtıyor; insanların değişik nedenlerle hem İstanbul'da, hem de kendi memleketlerinde mükerrer yazıldıklarını bu ankette de gördüklerine dikkat çekiyor.
Özürlü sayısı abartılı
"Halk gelirini eksik söylüyor" diyor ki bunu biliyoruz. Ama maddi durumunu açıklamak istememenin ötesinde bir neden daha var ki, bunu belki gözardı ediyoruz: "Herkese memleketteki akrabalarından arpa, buğday, yarma, pirinç, mercimek, bulgur, sebze-meyve, kira ya da para yardımı geliyor; ama kimse bunu aylık gelirine ilave etmiyor."
Ve yine bu ankette ortaya çıkmış ki Bağcılar'da halk işsizliği ciddiye almıyor; gençler okumak istemiyor!
Neden? Kıyıklık'a göre "Nasıl olsa memleketten yardım geldiği için işsizliği fazla dert etmiyor. Okumak yerine de kısa yoldan nasıl para kazanırım diye bakıyor."
Bağcılar'daki ankette ortaya çıkan bir diğer ilginç sonuç ise özürlülerin sayısıyla ilgili. Kıyıklık aynen şöyle diyor:
"Evler teker teker dolaşıldığında, istatistiklere yansıyan özürlü sayımızın çok abartılı olduğu da ortaya çıktı. Türkiye'de 8 milyon özürlü (nüfusun % 12'si) var deniyor. Ama yüz yüze görüşmelerde Bağcılar'da özürlülerin ilçe nüfusuna oranı, % 2'nin altında çıktı -ki bence Bağcılar için de, Türkiye için de gerçekçi rakam bu!"
mtamer@milliyet.com.tr

