Milliyet'ten okurlarına
'Biz Kimiz' araştırmasını neden yayımladık?
Doğan Akın
En önemli, en yeni, en ilginç, en özel haberlerin gazetelerdeki yeri sürmanşet ve manşettir.
Milliyet, geçen hafta pazartesi gününden itibaren birinci sayfasının en özel yerini "Biz Kimiz?" adı altında çok önemli bir araştırmaya ayırdı.
Gazetemizin KONDA araştırma kuruluşuna yaptırdığı "Türkiye'nin toplumsal yapısı" araştırmasının yayını bir hafta sürdü.
Gazetemiz aynı zamanda, ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sencer Ayata'ya araştırmada elde edilen verileri yorumlattı. Prof. Ayata'nın ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nden Dr. Mustafa Şen ve Dr. Aykan Erdemir'le birlikte yaptığı çarpıcı analizi bugün sayfalarımızda okuyacaksınız.
Dünya çapında araştırma
"Biz Kimiz?" dosyası, basında ve kamuoyunda geniş yankı yarattı, dikkatle izlendi. Bu kapsamda bir araştırma, Türk basını için de bir ilkti.Milliyet'in Türkiye'nin toplumsal yapısına tarihsel bir not düştüğü araştırmaya ilişkin bazı noktaların altını kuvvetle çizmemiz gerekiyor.
Araştırma, 50 bin kişiye yaklaşan denek sayısıyla, bütün dünyada bu tür araştırmalar için ulaşılan ortalamaların üzerine çıktı.
Toplam 47 bin 958 kişiyle evlerinde yüzyüze görüşüldü. Çalışma için 22'si bölge şefi, 150'si ekip şefi, 1393'ü de anketör ve kontrolör olmak üzere toplam 1565 kişi "saha"ya çıktı. Türkiye'nin dört köşesinde tam 2 bin 721 noktaya gidildi.
Saha araştırmalarının saygın ismi Tarhan Erdem'in yönettiği çalışmadaki bu büyüklüklerle, detayda elde ettiği veriler güvenilir, Türkiye'nin toplam nüfusunu temsil etme yeteneği de çok yüksek olan bir örnekleme ulaşıldı.
Tartışma katkı sağlar
"Anketlerin yapılacağı yer ve kişilerin belirlenmesi işlemi" olarak ifade edebileceğimiz "örneklem" üç ayrı boyutta hazırlandı.Örneklemlerden birisi tüm Türkiye'yi, diğeri Türkiye'nin 12 bölgesini, üçüncüsü de 2010'da nüfusu 1 milyonu aşacağı tahmin edilen 13 büyük ili temsil ediyordu.
Nüfusun doğru temsili amacıyla görüşme yapılacak yerler belirlenirken bu üç örneklemin kesişme noktaları kullanıldı, bütün demografik veriler hesaba katıldı.
Sonuçta; Türkiye'de daha önce hiç kamuoyuna yansımamış bir büyüklükte, her yönden detaylı bir çıkarım yapmayı sağlayacak, toplumu tam anlamıyla temsil yeteneğine sahip ilk özel araştırma ortaya çıktı.
Çalışmanın nasıl yapıldığı konusunda özetlemeye çalıştığımız bu noktaların dikkate alınması, "Biz Kimiz?" araştırmasına ilişkin olarak yapılacak değerlendirme ve yorumları gerçeklere yaklaştıracaktır.
Açık bir toplumda böyle bir araştırmanın tartışma yaratması doğaldır. Milliyet, bu tartışmaları araştırmaya katkı olarak değerlendiriyor.
Türkiye'nin sorunları
Bu araştırmayla; din ve mezhep, etnik yapı, göç, yerleşme, gelir dağılımı, işsizlik, Güneydoğu/Kürt sorunu, kimliğini yaşama/ifade düzeyleri, hoşgörü ve diğer bazı başlıklar altında toplumun dile getirdiği veriler kamuoyunun dikkatine sunuldu."Biz buyuz" diyen toplumu anlamaya, kendimizi daha doğru bilgilerle tanımaya çalışmalıyız.
Bu araştırmayı yayımlarken yalnızca gazeteciliğin evrensel ölçütleriyle hareket eden Milliyet'in Türkiye'nin toplumsal yapısına ilişkin olguları ortaya koymaktan başka hiçbir amacı bulunmuyor.
Türkiye, eğitimden bölgeler arası farklılıklara, işsizlikten gelir dağılımına, terörden göçe kadar uzanan geniş bir alanda karşılaştığı sorunlara çözümler arıyor. Kuşkusuz bu sorunların doğru bir düzlemde tartışılması doğru veriler gerektiriyor.
Bu çerçevede Türkiye'nin esenliği, toplumsal yapıya ilişkin sağlam "verilerin" objektif "bilgiye" tercüme edilmesini gerektiriyor.
Milliyet'in KONDA araştırmasıyla toplumun her kesiminden yansıttığı veriler, Türkiye'ye bu olanağı sunma yolunda önemli bir ilk adımdır.
Susuz bir geleceğe yaklaşıyoruzTek tek insanlardan topluma ve devlete uzanan her düzeyde acil önlemler alınmazsa halen "su yoksulu ülkeler" arasında bulunan Türkiye'yi bugünkü kuşakların bile göreceği yakın bir gelecekte susuz günler bekliyor.
Milliyet 22 Mart Perşembe günü özel bir ek yayımladı. Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (VWF-Türkiye) desteğiyle arkadaşımız Serhat Oğuz'un editörlüğünde hazırlanan "Dünya Su Günü" özel ekinde, yaşamın temel kaynağının giderek nasıl buharlaştığı çarpıcı verilerle anlatılırken önlem ve uyarılara da yer veriliyordu.
Arkadaşımız Turan Fazıl'ın Türkiye ve bulunduğu bölgenin haritasını susuzluktan çatlamış topraklarla çizdiği özel sayfada, yaklaşan tehlike ilk kez böylesine ürkütücü bir görüntüyle tasvir ediliyordu.
Susuz bir dünyaya karşı sarsılmaya ihtiyacımız var!
dakin@milliyet.com.tr

