
Çetin ALTAN
Şeytanın gör dediği
Politika molitika, Papa'nın cehennemi, aşk ve cüzdan sorunu
Cumhurbaşkanlığı seçimi, Amerikan donanmasının manevralarıyla Basra Körfezi'nde suların ısınması, genel seçimlerde TBMM'ye hangi partilerin gireceği; kimler için çok önemli, kimler için hiç değil?
* * *
Bir akşamüstü Çandır köyünde, yıkık dökük evinin bahçe kapısı önünde, kimseye çaktırmadan cep telefonuyla usul usul konuşmakta olan başı bağlı genç kız için, hiç önemli değil.
Kayışdağı'ndaki "Darül Acize"ye düşmüş olanlar için de, değil.
Nişantaşı ve Bağdat Caddesi'ndeki kafeteryalarda servis yapan garson dostlarla, Riva'daki dönerci ustaları için de değil.
* * *
Politika arenası, Irak'ta Arapların birbirlerini öldürüp durmaları, Basra Körfezi'nde suların ısınması; kimler için neden bu kadar önemli, kimler için neden değil?
* * *
Böyle bir sorunun yanıtı; -ister seçilmiş, ister atanmış olsun-, Hazine'den geçinmeli makam sahiplerinin görmezlikten geldiği bazı sorularda saklı.
* * *
İşte hiçbir zaman yanıt alınamayacak birkaç soru:
1- Son 80 yılda, resmi arabaların alımı ve bakımına toplam kaç yüz milyar dolar ödendi ve aynı süre içinde itfaiye teşkilatına ne kadar yatırım yapıldı?
* * *
2- Son 80 yılda, Hazine'den geçinmeliler kesiminin iç ve dış gezilerine toplam kaç yüz milyar dolar harcandı ve aynı süre içinde ambulans alımlarına toplam ne harcandı?
* * *
3- Son 80 yılda, toplam kaç yüz milyar dolarlık silah alındı ve Adalet Bakanlığı'na bütçeden toplam ne kadar pay verildi?
* * *
Bu tür soruların yanıtları berraklaşmadığında; iç ve dış politika bulmacaları da, itibar ve cüzdan asansörlerinin bağlı olduğu çıkrıklara göre ya önemseniyor, ya önemsenmiyor.
* * *
Yüreği gizli aşkına mıhlanmış bir köylü kızının umurundaydı, Amerikan donanmasının Körfez'de manevra yapması.
Doğanın "libido" yasası, bin basar Washington'un Ortadoğu planlarına.
* * *
Ama Irak'tan sonra İran'da da, siyasal kanlı bir ırgalanmanın başlaması; kim bilir kimlerin itibarıyla cüzdanlarının takılı olduğu çıkrıkları da kuşkulu bir duruma sokacak.
Kafeteryalardaki garson dostlarla dönerci ustalarının ise, itibar ve cüzdanları çok daha başka bir çıkrığa bağlı.
* * *
Papa'nın, birden yapmaya kalktığı cehennem tarifiyle gündeme gelmesine de aynı pencereden baktığımızda...
Hz. İsa'ya göre kimler öteki dünyada önde olacak?
Yaşadığımız dünyada sonuncu olanlar.
Yani efendim, yoksullar öncelikle ödüllendirilecek öteki dünyada.
* * *
Bizim inancımıza göre de; cennette huriler var, gılmanlar var, Kevser şarabı var.
Ama sağlığında; kadınlı, kızlı, kahkahalı, şaraplı "burjuva" düzeyinde yaşayanlar; öteki dünyada cenneti hak edemeyecek.
Yoksulluk düzeyinde yaşayanlar ise, -ibadetlerini tam yerine getirdiklerinde- dünyadaki burjuvalar gibi yaşayacaklar öldükten sonra.
* * *
Küreselleşme sürecinde dünyaya şöyle biraz daha tepeden baktığımızda; yine karşımıza Ziya Paşa'nın 150 yıl önce yazmış olduğu mısralar çıkıyor:
Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kaşaneler gördüm
Dolaştım mülk-ü İslamı bütün viraneler gördüm.
* * *
Değişen teknolojilerle artıp duran çeşitli üretimler açısından, artık kârlı değil insanların yoksul kalması.
Ve yoksul yığınların tepesinde, yönetici kadroların saltanat sürmeleri.
Gerçekte, "ulus-devlet" ayrımlarıyla sütrelenmiş olan, eski bir denklem çatırdamakta.
* * *
Dünkü Akşam'da Engin Ardıç, "Dünya Türk olsun abi" başlıklı yazısını şöyle bitiriyordu:
"...Olsun anuğa koyum! Tersini yapacak, bizim dünyalı olacak halimiz yok nasılsa!"
* * *
Enseyi karartmayın!
Bağımsızlık hareketleriyle birlikte, sayıları 200'e çıkmış olan devletlerden birçoğunun, kendi gizli iç sömürgeleri üstünde taht kurmuş demagoglar nedeniyle yoksul kalmış olduğu da, nasıl olsa anlaşılacak bir gün.
* * *
İsteyen de istediği gibi oyalansın; bakalım cumhurbaşkanı kim olacak; bakalım İran ile süren gerginlik ne olacak?
c.altan@prizma.net.tr

