Kayahan, Nilüfer ve Bolu
Türk müziğine kırk yılı aşkın süredir hizmet veren Kayahan, gençlerden bir kez daha parlak bir karne aldı.
Kayahan'ın yoğun ilgi gören dünkü şarkıları gibi yeni çıkan Biriciğim CD'si de hafızalara kazınacağa benziyor.
Negatif yönleri, eskiye göre daha bir törpülenmiş hali, izleyicilerden tam puan aldı. Nilüfer ile tartışmaları bir yana, popüler olmaya çalışan bazı isimlerin yaratmaya çalıştığı polemiklere gülüp geçti. Gençtir, ağzından kaçmıştır, yakında gelir, özür diler, abartmaya değmez gibi babacan tavırlar sergiledi.
Nilüfer'in "Onu kimse tanımazdı. Ben meşhur ettim" sözlerine de eskisi gibi kızmıyor. Nilüfer'in parçalarına yasak koydu söylemini de farklı bir pencereden ele aldı. Kesinlikle bir yasak söz konusu değil. Herkes gibi o da izin alsın söylesin. İzinsiz olmaz dedi.
Siyasi sorular dışındaki diğer soruları samimiyetle cevaplayan Kayahan, güncel konularda ise "Aylardır stüdyodayım, gelişmeleri izleyemedim" kaçamağı yaptı.
Bolu İzzet Baysal Üniversitesi öğrencilerinden bol yıldızlı bir karne alan Kayahan'ın tanıştığı ilk müzik aletinin, ilkokul sıralarında edindiği kocaman bir saz olduğunu söylemesi ve ardından da Ela Gözlüm türküsünü seslendirmesi büyük alkış aldı. Kayahan'ın söylemlerinden bazı satırbaşları şöyle:
1966'da önce Timur Selçuk, sonra Cem Karaca ve Barış Manço'dan ilham aldım ve sonra kendi bestelerimi yapmaya başladım. Çalışmayı çok seviyorum. Kızım da eşim de benim gibi çok çalışıyorlar. İş bulamazsak, duvarları yıkar, boyar, domates ekeriz. Bizim evde TV fazla izlenmez, kızım televizyonu sadece çizgi filmlerden biliyor. Popstar yarışmalarına karşı ilk çıkışı ben yaptım. Böyle yarışmalarla star yaratılamayacağını söyledim ama kimse dinlemedi. Yarışmacıların psikolojilerini düşünmek gerek. Ben cumhurbaşkanı olsam böyle yarışmaların yapılmasın yasaklardım. Dünyada her şey politikadır. Bana bakanlık düzeyinde teklifler geldi. Ama hepsini reddettim. Ben müziğimle varım. Telif haklarının çıkması için savaştım. Türkiye'nin içindeyim ve her zaman birlik istiyorum. Adam olmak, sevgi sahibi olmak, şarkılarımın anafikri. İyi, güzel yapılan her şeye her zaman şapka çıkarırım. Nilüfer Hanım hakkında ben konuşmadıkça olaylar farklı anlaşılıyor. O hâlâ şarkılarımı söylemekte. Mahkeme yasak koymadı. Nilüfer Hanım bestecisinden izin almadı. Bestelerimi söyledi, plakçısından para aldı. Helal etmiyorum. Şarkı söylemesi için benden izin alması gerekir. Nilüfer Hanım'a iyilikler diliyorum. Ben her gece dua ederim. Nilüfer Hanım için de dua ediyorum. Evladının hayırlı bir evlat olmasını, annesine sağlık, Nilüfer Hanım'a da akıl fikir istiyorum Allah'tan. Beni asıl rencide eden, ona yardım ettim demesidir. Nilüfer Hanım, Kayahan'ın elinden tuttum diyor. Bu olacak şey değil. Veliahdım İskender Paydaş'tır. O benim oğlum gibidir. Öğretmenlerime çok şey borçluyum. Beni arka sıraya oturturlar, "Sen şiir yaz evladım" derlerdi. Nâzım olmamı bekliyorlardı. Müzisyen oldum. Ahlaklı insanlar korsan CD üretmez . Bunun ahlaki bir sorun olduğunu düşünüyorum Kenan Doğulu'nun şarkısı sevimli ama bize seslenmiyor. Birinci de olsa Türk halkı bunu söylemekten zevk almaz. Adamların hoşuna gidecek diye İngilizce şarkı yapılmamalı. Saatimde Türk bayrağı, kolyemde ay-yıldız, kalbimde Türkiye var. Bazı şeyler var ki onları durdurmaya gücümüz yetmiyor. Bu acıyı çok iyi hissediyorum. Silah tacirleri para kazansın diye savaş yapılıyor. Her şey Bush'tan çıkıyor. Bundan para kazananlara lanet olsun. Bazı arkadaşlarımız şarkı söylerken seyirciden kıvılcım alıyormuş. Seyirciler benim kardeşim, böyle bir şey olmaz. Bir de bu arkadaşımız benim için bir şeyler söylemiş, bunun kızgınlık anında söylendiğini düşünüyorum. Biraz zaman geçtikten sonra da bunu fark edeceğini düşünüyorum. Bir özür bekliyorum.
Özetin özeti: Kayahan da, şarkıları da şarap gibi. Yıllandıkça kıvamı da, lezzeti de, değeri de o oranda artıyor...
aguclu@milliyet.com.tr