
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Türkleri aşağılamak!!!
KAYNANALAR kabul günlerinde gelinlerinden şikâyet ederken, "Söylesem kabahat oluyor, söylemesem oğluma yazık oluyor" derlermiş...
Bizim de "Avrupa" deyince halimiz onlara döndü, "Ne oldu, o pek anlı şanlı, maytaplı, yıldızlı Avrupa sevdanız ve bayramınız?" desek, hemen karşımıza dikilecekler:
"Sen zaten Avrupa'yı istemedin gitti!"
* * *
MESELE Avrupa'yı isteyip istememekte değil, Avrupa'nın Türkiye'yi isteyip istemediğinde. İşte mal meydanda; adamlar Avrupa Birliği'nin 50. yıl toplantısına Türkiye'yi çağırmadılar bile... Türkiye'ye karşı olanların adeta sözcülüğünü yapan Alman Başbakanı Bayan Merkel, böyle bir günde, Fransız Cumhurbaşkanı Chirac'a ne veriyor biliyor musunuz? Fransızların Türklere, Osmanlılara karşı zaferini simgeleyen bir hediye, "Türklere koltuk çıkma!" diye...
* * *
DİKKAT edin, çoktandır, bizimkilerin ağzında Avrupa sakızı yok, sanki Avrupa rüzgârı kesildi, herhalde Avrupa'nın ne olduğunu onlar da anlamaya başladılar, Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında esip gürlemiş:
"Kimseden iane beklemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Eğer AB, Türkiye ile bir olumsuzluk düşünüyorsa, verin kararınızı, biz de yolumuza devam edelim.
Kendilerine de söyledik, kendinizi de yormayın, bizi de yormayın, ne enerji kaybedelim, ne para harcayalım."
* * *
EEEE böyledir bu işler...
Ne güzel türküdür:
"Demedim mi nazlı yarim ben sana
Çok muhabbet tez ayrılık getirir."
Avrupa bayramı (!) kutlanırken Türkiye'de çoğunluğun Avrupalı olmaktan yana bulunduğunu bilmeyen yok.
Kimler vardı bu çoğunluğun içinde?
Atatürk devrimlerine inanmış, çağdaşlığın Batı'da olduğunu bilen, ama çağdaş olmanın yolunun Avrupa'ya teslim olmaktan geçmediğini bilenler...
Düşünce özgürlüğü, vicdan özgürlüğü kılıfı altında "demokratik ve laik" cumhuriyetin canına okumak isteyen şeriatçılar....
Laik cumhuriyeti yıkabilmek için bölücülerle birlikte demokrasi ve insan hakları kılıfına bürünmüş "numaracılar".
Nerede bir "milliyetçi" ve "ulusalcı" görseler, kırmızı gören boğa gibi saldıran kifayetsiz muhterisler....
* * *
EVET bunların hepsi Avrupalı olmaktan yanaydı.
Avrupa uygarlığının düşünce sistemine ve "Aydınlanma olgusuna inananlar ise Avrupa'ya evet, teslimiyete hayır" diyorlardı, onların seslerini kısmak için ellerinden gelenden fazlasını yaptılar, sonuç ortada, bir törene bile davet etmiyorlar.
* * *
CEZA kanununun 301. maddesi "Türklere hakaret edenlere ve aşağılayanlara" karşıdır değil mi?
Acaba Türkiye'yi bu hale düşürenlerin, hiç olmazsa yerli işbirlikçilerine hangi ceza uygulanır?
Türkiye'nin AB'nin 50. yıl toplantısına davet edilmemesinin başka bir anlamı var mıdır?
Bu, Türkiye'yi aşağılamak değil de nedir?
h.pulur@milliyet.com.tr

