|
 |
|
|
Parislilerin gözdeleri
Paris'te pek çok lokanta var tabii ki. Ama Parislilerin daha çok tercih ettiği lokantalarda yemek yerseniz, memnun kalacağınızdan emin olabilirsiniz
Paris'te Boulevard Saint Germain üzerindeki ünlü Cafe de Flore ve Les Deux Magots isimli kahvelerin önünden geçerek Odeon'a doğru yürüyün. Boulevard Saint Michel'in köşesinden geçin. Boulevard Saint Germain'in sonuna doğru, nehir kıyısına inen Cardinale Lemoine Sokağı'ndan aşağıya dönün. O köşede Chez Rene isminde küçük bir Fransız lokantası vardır.
Parlamenterlerin ve ünlü gazete ve dergi yayıncılarının müşterisi olduğu bu lokanta akşamları açıktır. Lokantayı yıllardır işleten Jean Paul Cinquin ve karısı kendilerini emekli etti (Baş garsonları Daniel de emekli oldu. Bodrum'da Gündoğan'da yazlık ev aldı). Lokantayı Brasserie de Paris'nin sahibi devraldı. O eskisi gibi işletmeye çalışacak.
Dar sokaklarda dolaşın
Cardinale Lemoine Sokağı sizi Seine Nehri kıyısına götürür. Köşede ünlü (ve de pahalı) La Tour d'Argent lokantası vardır. Nehir kıyısında, duvar boyu sıralanan sokak kitapçılarının sergilerine baka baka yürüyünüz. Le Pont de la Tournelle köprüsünden geçerek nehrin iki kolu arasında kalan Saint- Louis Adası'na ulaşınız. Bu arada nehri, nehirden geçen tekneleri, etraftaki tarihi binaları hayran hayran seyrediniz.
Saint-Louis Adası'ndaki dar sokaklardaki küçük dükkanlar pek hoşunuza gidecek. Adada küçük bir meydanın köşesindeki la Brasserie de l'isle St. Louis güzel bir kahve-lokantadır. Hava yağışsız ise (yaz-kış) kaldırıma dizilen iskemlelerden birine çökünüz. Hava yağmurlu ise veya dışarıda kuver yok ise içeri giriniz. İçi de pek sempatik, pek neşelidir. Servis elemanları güler yüzlü, mutfağı Fransız mutfağı, yemekleri lezzetlidir. Müşterilerinin çoğu Parislilerdir.
Uygun fiyatlı ve lezzetli yemekler
Bir başka gün Paris'in en yeni müzesi le Musee du quai Branly'i gezersiniz. Bu müze Jacques Chirac'ın önem verdiği bir proje. Dünyanın her köşesinden derlenmiş etnografik parçalar sergileniyor. Müze binası Jean Nouvel isminde bir ünlü mimarın eseri. Anıtsal ama insanı sıkan bir bina burası.
Müzeden çıkınca yine Seine Nehri üzerindeki Pont d'lena köprüsünün üzerinden geçerek Trocadero Meydanı'na doğru yürüyünüz. Meydanın köşesindeki Le Coq, Parislilerin sevdiği kahve-lokantalardan biridir. Öğle saatlerinde güzel deniz ürünleri yer, buz gibi beyaz şarap içersiniz.
Saint Germain des Pres kilisesinin önündeki arkasındaki sokaklarda çok sayıda kahve-lokanta vardır. Rue de Buci, Saint Germain'de en civcivli sokaklardan biridir. O sokakta l'Atlas Brasserie, gün boyu erken veya geç saatlerde, deniz ürünleri yemek için gidilebilecek, fiyatı ehven, mutfağı güzel, yemekleri lezzetli bir lokantadır.
Bir Paris lokantasında Parislilerle birlikte güzel bir yemek yemek istiyorsanız (yer bulabilirseniz) yine de Chez Andre'ye gitmenizi tavsiye ederim. Dilbalığını her zaman çok iyi hazırlarlar. Etleri, patatesleri çok lezzetlidir.
|
|
|

|