|
 |
|
|
İzmirspor’da neler oluyor?
Bence / Fatih Tanfer
Türk Telekom Lig A’da mücadele ve heyecan en üst sınırda devam ederken, 2 ve 3.Lig’deki İzmir takımlarının kritik günler geçirdiğini görmemezlikten gelmek de mümkün değil. İzmirspor’da son haftalarda yaşanan gelişmeler ciddi boyutlara ulaştı. Antrenman boykotu ile patlak veren sıkıntılar, önce üç, ardından sekiz olmak üzere toplam 11 oyuncunun kadro dışı bırakılmasıyla yeni bir şekle büründü. Bu kadar oyuncunun eksilmesi elbette takım için büyük bir güç kaybı yaratacaktır. Lacivert-beyazlılar bu şartlarda yarın Turgutluspor maçına altyapı destekli bir ekiple çıkacak.
İzmirspor, gençliğe önem veren, spor okullarında bugüne kadar binlerce öğrenci yetiştiren, sadece futbol değil, tüm branşlarda ''ilk''lere imza atan örnek bir kulüp. Gelinen bu noktada boykot ve benzeri konular acaba spor okulu öğrencileri tarafından nasıl yorumlanıyor bir bakmak lazım!
Yönetim iyi niyetli
Elbette hak aramak, emeğin karşılığını almak, çalışanın en yasal hakkıdır. Kimsenin buna karşı çıkması da düşünülemez. İzmirsporlu oyuncuların sezon başından itibaren bir çok hak edişlerini alamadıkları ve ekonomik sıkıntı içinde oldukları gerçeğinin altını çiziyorum. Bir ay maaş alamayan bir çalışanın hangi şartlarda yaşamını sürdüreceği sizlerin takdiridir. Oyuncuların haklarını almak için gerekli çaba içerisinde olmaları doğrudur. Ancak, seçilen metod bana göre yanlıştır. Yeni bir yönetim gelmiş, iyi niyetli, problemleri çözmek, takımı bütünleştirmek istiyor ve bu konuda da bir çok ödemeler yapıyor.
Yeni kaynak peşindeler. Amaçları, birikmiş borçları ödemek, kulübün mali yapısını güçlendirmek, ilerisi için de kalıcı tedbirler alıp, İzmirspor’a yakışan bir yönetim tarzını oturtmak. Tam bu sırada futbolcular problemlerini haklı olarak yönetime iletiyorlar.
Ancak bunun konsensus yoluyla çözüme kavuşturulması yerine, gergin bir ortam yaratılarak kriz büyütülüyor. İki takımın düşeceği grupta İzmir temsilcisinin bu tip sorunlarla uğraşmak yerine, kötü günlerden nasıl kurtulacağının hesabını yapması gerekirdi. Camia, futbolcular, yönetim ve taraftar en üst düzeyde birleşip, İzmirspor’u sıkıntıdan kurtarmanın yollarını aramalıydı, ancak olmadı ve bu noktaya gelindi.
Sevgiyle kucaklaşmalı
Yine de yönetime ve futbolculara önerim, son pişmanlığın fayda etmediğini unutmadan, düşme tehlikesi gibi kritik bir noktaya gelinmişken, ortak akılda buluşarak çıkış yollarını bulmalı. Geç kalmadan yöneticiler sevgiyle, futbolcular ise forma aşkı ve kulübün gelebileceği kötü noktaları düşünerek kucaklaşmalı. Aksi bir sonuçta ne futbolcular, ne de yöneticiler camiaları tarafından hiç de iyi anılmayacaktır.
Futbolcular da şunu unutmasın ki, boykot yapan, takımını yarıda bırakan oyunculara hiçbir kulübün sıcak bakacağı, onlarla birlikte olmayı düşüneceğine inanmıyorum. Haklarına, alacaklarına ve emeklerine saygıyı herkes göstermeli ancak iyi niyetli ve çözüm için çırpınan İzmirspor yönetimine de destek verilip, bu girdaptan kurtulmanın yolu aranmalıdır.
Çünkü ortaya çıkabilecek kötü sonuçlardan zarar görecek olan sadece İzmirspor camiası değil, aynı zamanda İzmir kentidir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|