
Meral TAMER
Sinema şölenine gençlik aşısı
Bugünlerde beni arayan olursa, gazetenin yanı sıra 2. adresim Beyoğlu. 2 hafta boyunca her fırsat bulduğumda sinemaya koşacağım. Daha doğrusu İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği Film Festivali'nin şefkatli kollarına kendimi teslim ederek; başka toplumlarda, farklı zaman ve mekân içinde, değişik din, dil ve kültürlerde kurulan öykülerle, başka dünyalara hayali yolculuklar yapacağım.
Sizlere de hararetle tavsiye ederim.
Önceki akşam kızımla birlikte festivalin açılış töreni için Lütfi Kırdar'daydık ve gördük ki çeyrek asrı geride bırakan sevgili Uluslararası İstanbul Film Festivali, 2. çeyrek asra yenilenmiş, gençleşmiş olarak başlıyor.
Bakan yok, telgraf yok
Öncelikle açılışta bakanların sıkıcı konuşmalarını ve devlet erkanının basma kalıp telgraflarını dinlemek zorunda kalmadığımız için pek mutlu olduk. Ama tören boyunca beni en çok etkileyen ve hatta bravo dedirten, Duygu Sağıroğlu ve Güler Ökten gibi yaşını-başını almış sinemacılara, Reha Erdem ve Fikret Kuşkan gibi genç sanatçıların ödül vermesiydi.
Reha Erdem ödülü veriyor ve hemen yerine dönerek sahneyi ödülün sahibi Duygu Sağıroğlu'na bırakıyor. Fikret Kuşkan da aynı nezaketi gösteriyor. Ödülü alanlar da kısacık, anlamlı konuşmalar yapıyorlar. Tek istisna, mikrofonu bulmuşken lafı uzattıkça uzatan Cüneyt Arkın'dı.
Bu yılki festivalin öncekilerden ayırt edici bir diğer özelliği ise 26 yıl sonra ilk kez açılış filmi olarak bir Türk yönetmenin, Ferzan Özpetek'in son filmi Bir Ömür Yetmez'in seçilmiş olmasıydı. Gelecek yıl da belki Fatih Akın'ın ve Alman üslubunun damgasını vurduğu bir festival olur. Son dönemde dünyada adını duyuran bu 2 isme, önümüzdeki yıllarda Türkiye'de film yapan sinemacılarımızın da ekleneceğine kuşku yok. Nuri Bilge Ceylan'ın son filmi İklimler, Londra'da eleştirmenlerin en beğendikleri filmler sıralamasında liste başı.
Özpetek'in damgası
Ferzan Özpetek'in bu yıl festivaldeki ağırlığı, sadece açılış filmiyle sınırlı değil; törenin tüm akışında da Özpetek damgası vardı. Daha ilk dakikada piyano eşliğinde karşımıza çıkan karnı burnunda hamile şarkıcı Yasemin Sannino'nun enfes sesi, Cahil Periler'in son sahnesindeki şarkısıyla kulaklarımızdaydı. Yasemin Sannino tören boyunca aralıklarla film müziklerinden Türkçe, İtalyanca ve İngilizce şarkılar söyledi. Özpetek, Türk Filmleri Yarışması'nın da Jüri Başkanı.
Bendeniz bu satırları yazdıktan hemen sonra gazeteden fırlayıp, soluğu Emek Sineması'nda alacağım. Açılış töreninin onur konuğu olan Amerikalı ünlü yönetmen ve senarist Paul Schrader'in Entrika (The Walker) filmini izlemek üzere.
Kocaları çok meşgul olan ya da kocalarından sıkılmış sosyetik hanımlar ile bu hanımlara balolarda, operalarda eşik eden ve eşcinsel oldukları için de güvenilir bulunan, köklü ailelere mensup kibar/kültürlü beylerin hikâyesini izleyip, ardından da Schrader'le film hakkında sohbet edeceğiz.
mtamer@milliyet.com.tr

