Zemin aynı...
Son yıllarda gördüğüm en keyifli, tempolu ve kaliteli ilk yarıydı! Her dakikası gol pozisyonu... Top bir o kalede, bir bu kalede... Gerçekte öyle bir ilk yarı oynandı ki özellikle Galatasaray açısından adeta 1 Nisan şakası gibiydi. Kaleye giden bir tane ciddi atak yoktu. 30. dakikadan sonra tek tehlike istenmeyen bir vuruştan geldi. Abdurrahman orta yapmayı denedi, neredeyse gol oluyordu. İlk yarıda akılda kalan tek pozisyon buydu.
Aklıma hemen zemin geldi. Acaba hakikaten bu zemin mi futbolu bu kadar kötüleştiriyor, yanlışlıklar yaptıyor diye düşündüm. Ama maçın tamamını görünce bu düşüncemden de vazgeçtim. Kışlalarda futbol oynayanlar vardır, "dep, dep" diye bağırırlar. İlk 45 dakikadaki oyun böyleydi. İki takım da topu "dep" yaptı. 20 futbolcu aynı formayı giyseler bu kadar pas hatası yapmazlar. O formanın rengi, şortun, çorapların rengi futbolcu topu takım arkadaşına atsın diye değişiktir. Ama dün bu bile ikinci planda kaldı.
Güçlü kalitesizler
Galatasaray için bu yılki tespitim devam ediyor. Galatasaray yine güçlü kalitesizle oynamaya çalışıyor. Kaliteli güçsüzü kazanamıyor. Halbuki futbolda güçlüye kalite kazandıramazsın eğer kalitesi yoksa. Ama kaliteli güçsüze güç kazandırabilirsin. Maçın 20-25. dakikalarında Galatasaray'ın yedek kulübesi ekrana geldi. Buradakiler Hasan Şaş, Necati ve Okan'dı. Yani bir kulübeye bakıyorsun bir sahaya bakıyorsun mantığı çözebiliyorsun.Bu oyun şekli içinde Hakan Şükür fevkalede etkisiz görünüyor. Geriye dönüp baktığımız zaman yıllarca Hakan'a kimler servis yapmış, şimdi kimler yapıyor iyi düşünmek lazım. Buna bakınca Hakan'ın neden bu kadar etkisiz olduğu da gayet rahat çözülüyor.
Gerets ikinci yarıya başlarken Hasan Şaş ve Necati'yi oyuna sürdü. Bu olumlu bir düşünceydi. Ama Hasan hakemle kavga ederek oyuna girdi. Bunu anlamak mümkün değil. Gerçekten bu kadar kaliteli bir futbolcu nasıl böyle kontrolsüz olabilir, buna anlam vermek imkansız. Bu sinirlilik hali hem Hasan'a hem Galatasaray'a hatta Türk futboluna inanılmaz şeyler kaybettiriyor. Ruhunu okuyabilirsen Hasan'ın sahaya girerken nasıl çıkabileceğini de rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Necati pozitifti
Maçta ikinci yarı ise son derece farklıydı. Ama oynayanlar ve zemin aynıydı. Ne değişti de oyunda kalite ve tempo arttı. Herhalde takımlar, "Rakip bugün çok kötü durumda, artık biraz hücum edelim" diye düşündüler! Ankaragücü'nün golünde Galatasaray defansının hatta takım savunmasının inanılmaz pozisyon hatası vardı. Fakat golden önce Ankaragücü'nün kullandığı kornerde Tomas'ın çevirdiği top çizgiyi geçti mi geçmedi mi çok emin değilim.Hatta geçmediği düşüncesi daha ağırlıktaydı. Necati'nin oyuna giriş şekli çok pozitifti. Yaptığı koşular, yüzündeki istekli ifade gollerin de habercisi gibiydi. Futbolcularımızın, bütün takımların lig boyunca fevkalede iyi mücadele ettiklerini her fırsatta dile getiriyorum.
Ama futbolun sadece mücadele olmadığını, yalnızca mücadele etmenin futbola çok fazla bir şey katmadığını herkesin bilmesi lazım. Her iki takım ikinci yarıda bu görüntüden uzaklaştı. Ortaya da son derece keyifli, heyecanlı, pozisyonlu bir 45 dakika çıktı. Maçın özeti buydu.
mdenizli@milliyet.com.tr

