|
 |
|
|
Laik-i dünya manik-i dünya
Başbakan'ın kullandığı sözcükler ve kavramlar yanlış bilgilendirme ve göndermelere yol açmasın diye kökenlerini incelemek istiyorum. Buyur ola kullanılan sözlerin içine bakarak söylenenin aslı astarını irdelemeye...
Kafamı bir düşünce kurcalayıp duruyor. Acep sayın başbakan bilinçli olarak dezenformasyon denilen, gerçeği saptırma ve kafaları karıştırma yoluna mı gidiyor, yoksa bazı kavramları bilmeden kullandığı için kendiliğinden mi dezenformasyon doğuyor? Bunun yanıtını veremiyorum. Ama her halükarda gerçek sapıyor. Başbakanın geçen gün AK Parti Yerel Yönetimler Kadın Şurası'nda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sadece laiklik ilkesine dayandığını söylemenin yanlış olduğunu belirterek, "Hitler Almanya'sı da laikti. Biz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiyiz" demiş olduğunu okuyunca işte testusun 1 Nisan gündemi dedim.
1 Nisan 1924'te Hitler kendisini dünya çapında şöhretli kılan başarısız Münih Birahane Darbesi hakkındaki tantanalı duruşma sonrasında kısa bir süre için hapse girmişti. Büyük sanayicilerin ve askerlerin nazizme duyduğu sempati ve verdikleri destek sayesinde... Uydurma bir duruşmadan sonra... Sekiz-dokuz aylığına yattığı hapishanede... Ona sağlanan özel sekreterli dairesinde... "Mahpustaş"ı Rudolf Hess'e "Kavgam" adlı kitabını dikte etmeye başlamıştı.
Şimdi; tarihi, coğrafi, sosyal, ekonomik, psikolojik ve mistik öğelerden oluşmuş çok karmaşık bir kişilik olan diktatör Adolf Hitler için o laikti demek ne denli doğru olabilir? Bu, kavramları hafife mi almaktır? Yoksa laiklikle faşizmin ilişkisini mi kurmaya çalışmaktır? Sadece bu kadar mı? Başbakanın o gün söylediği bütün sözler hakkında çekincelerim var. Kotalar, kadınlar ve modern dünya hakkında... Birçok köşe yazarının da çekinceleri vardı. Çoğu, siyasi açıdan değerlendiriyordu. Ben ise sayın başbakanın kullandığı sözcüklerin ve kavramların yanlış bilgilendirme, benzetme ve göndermelere yol açmaması için kökenlerini incelemek istiyorum. Aman diyorum, kavram kargaşasına dikkat. Buyur ola kullanılan sözlerin içine bakmaya çalışarak söylenenin aslı astarı nediri irdelemeye bu kez de...
1- İlk kez Fransa'da 1842'de kullanılmış olan laiklik, Fransızca laicisme'den gelir. O da Grekçe laos'tan. Ne demek?
a. Layık
b. Zındık
c. Modern
d. Halk
2- Laos halk demek olduğuna göre... Bütün Müslüman ülkeler içinde Müslüman halkının en yüksek oranda bulunduğu ülkemizde Tanrı ile kul arasına kim giremez? Allah Allah biz doğuştan mı laikiz yoksa?
a. İmam
b. Devlet görevlisi
c. Politikacı
d. Kimse giremez
3- Laik, din düşmanı demek değil. Ansiklopedi ve sözlüklere göre laiklik aşağıdakilerden hangisi?
a. Kilise formalitesinden uzak işler
b. Devlet işlerinde din baskısının bulunmaması
c. Devletin din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması
d. Hepsi
4- Peki, Hitler laik miydi, dersiniz?
a. Bir dini devlet işine karıştırmıyordu ama bir dine (Yahudiliğe) karşı ayrımcılığı devletin tüm politikası haline getirmişti. Bence bu, "tersleme bir laiklik" karşıtlığı.
b. Hitler kendisini her şeye layık görüyordu
c. Anglosaksonlar, Hitler'i bir "anti-Christ" yani kendi svastika haçına sahip bir ahır zaman "karşı İsa"sı olmakla suçluyordu
d. Hepsi. Laiklik ona oturmayan bir kavram
5- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerde kadın milletvekilleri için "kota" uygulanmasını isteyenlere "Kusura bakmayın, mal mı ki bu, kota veriyorsun?" diye soru sormuş. Öyleyse kotanın anlamına bir bakmak gerek. Nedir kota?
a. Bir ülkeye, gruba veya kuruma kabul edilebilecek maksimum insan sayısı. Yani burada mal değil insan!
b. Kontenjan sisteminde ithal edilecek malların çeşit, oran ve miktarını belirleyen liste
c. Sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı
d. Hepsi. Ayrıca, kadın erkek milletvekilleri yüzde 50'şer olmalı. Kadın milletvekili sayısı özellikle AKP'deki gibi çok düşük olan partiler için maksimum değil minimum taban belirlenmeli
6- Başbakan konuşmasında demiş ki, "Biz modern dünyanın düştüğü yanlışa düşerek kadınla erkeği birbirine kırdırma hatası işlemeyeceğiz". O dünyada tam tersi erkeğin kadını kırması büyük ölçüde engellendi. Bu bir yana, modern dünya derken modern ne demek? Modern ilk kez 1585'te, Gotik mimariye bir tepki olarak kullanılmış. Latince "modo" sözcüğünden türetilmiş. Anlamı?
a. Tam şimdi
b. Çağdaş
c. Geleneksel olanın ve antikanın karşıtı
d. Hepsi
7- Başbakanın konuşmasına dönersek, "Kadınla erkek bir elmanın iki yarısı gibi, birbirine denk, birbirini tamamlayan varlıklardır" demiş. Olması gerekeni sanki uygulanıyormuş gibi mi gösteriyor? Türkiye'de aşağıdakilerden hangisi doğru?
a. Öldürülenlerde kadınlar çoğunlukta
b. Okula gidenlerde kadınlar azınlıkta
c. Milletvekili seçimlerinde aday listelerinde birinci, ikinci ve üçüncü adayların hemen hepsi erkek
d. Hepsi. Bu ne biçim denklik? Bu ne biçim erkeklik?
8- T.C. Anayasası'nda "laik" kaç kez geçmektedir dersiniz?
a. 40
b. 2
c. 5
d. 10
Yanıtlar: Bütün d şıkları doğru.
|
|
|

|