
Melih AŞIK
Açık Pencere
Sınav manyağı!
Milli Eğitim'de değişiklik yapılacaksa uzun araştırmalar ve tartışmalardan sonra uzmanlara danışılarak yapılır. Eğitim sistemiyle oyuncak gibi oynanmaz. Bizde iki günün biri eğitim sistemi değişiyor. Veliler ve öğrenciler serseme çevriliyor...
Son buluş... Bundan sonra yalnız özel liselere değil tüm liselere sınavla girilecek... Bu yüzden tüm öğrenciler 6, 7 ve 8. sınıflarda üç kez seviye sınavına tabi tutulacak...
Bugüne dek genel ve meslek liselerine sınavsız giriliyordu. Artık tüm yerleştirmeler sınav sonuçlarına göre düzenlenecek... 6. 7. 8. sınıf öğrencileri bir yandan dersleriyle boğuşurken, bir yandan dershanelere koşturarak sınavlara hazırlanacaklar. Peki sonuç? CHP'li Mustafa Gazalcı özetliyor:
"Dershane imkânları olan çocuklar sınavda başarılı olarak iyi liselere girecek... Dershane ve kursa gidemeyen yoksul aile çocukları olanakları sınırlı liselere yönlendirilecek."
Bu arada, söylemeye gerek yok... Dershane sektörü biraz daha palazlanacak... Veliler biraz daha ezilecek. Peki üç yıl sınav tornasından geçtikten sonra iyi kötü bir liseye kapağı atan çocuk rahata erecek mi?
Ne gezer... Bu defa üniversite hazırlık kursları ve telaşı başlayacak. Özetle çocukların üniversite öncesindeki 6 yılı stres içinde geçecek. Zaten mutsuz olan çocuklar iyice sınav manyağı olacak...
Amaç çocukları adam etmek mi? Hasta etmek mi? Bu ülkenin çocukları kobay mı? Dershane zengin etme makinesi mı?
Soru: Çankaya Köşkü'nde insanın canı sıkılır mı?
Yanıt: Bilemeyiz... Ama Köşk'e layık olmayan biri çıkarsa insanın canını sıkar...
Haldun Ertem
"Rüyamda bir kitap dile geldi. Bana şöyle diyordu; ben okundukça KİTAP, sen okudukça İNSAN olursun."
Eşinin özenle ciltlettirdiği, hayli değerli Fransızca hukuk ve anayasa kitaplarını raflardan indirdik. Okula naklettik. Öğrenciler öylesine sevindi ki... Teşekkürler Hadiye Hanım... Sonsuz teşekkürler...
"Üniversite açmak değil, öğretim üyesi yetiştirmek önemli diyorlar. Hükümetin görevi üniversite açmaktır. Öğretim üyesi yetiştirmek YÖK'ün görevi... Yapamıyorsanız söyleyin, yapan bulunur..."
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in bu suçlamaya cevabı şöyle:
"Bilim insanının kaynağı nedir? Araştırma görevlileridir. Peki, 2001 - 2007 arasında araştırma görevlilerinin sayısı artmış mıdır, azalmış mıdır? Hemen söyleyeyim, sürekli azalmıştır. (Hükümet) bize araştırma görevlisi kadrosu tahsis ediyor ama bu tahsisin hemen ardından bir Başbakanlık genelgesi çıkararak tahsis edilen kadroların kullanımını kendisinin iznine bağlıyor. İzin bir türlü verilmeyince yargıya gidiyoruz. Bu kez yargı kararını geçersiz kılacak yeni bir genelge çıkarılıyor. Siz araştırma görevlisi kadrosu vermez, sayıyı sürekli düşürürseniz biz nasıl yeni bilim insanı yetiştirelim?
Yıllardır doçentlerin ve okutmanların maaşlarında iyileştirme yapılmasını istiyoruz ama yapılmıyor. Sonuçta üniversitelerimiz sürekli kan kaybediyor, bilim insanı açığımız giderek büyüyor..."
Erdoğan ve Teziç apayrı tablolar çiziyor... Çözüm umudu o yüzden Kafdağı'nın ardında...
Tasarı önümüzdeki yıla atılmış. Sebep? AKP'nin seçim şansını azaltırmış. Bizce vatandaş yasadan olumlu etkilenir. Ancak AKP sigara tekellerinden çekiniyorsa... O başka...
m.asik@milliyet.com.tr

